14 Temmuz 2026, 14:08:48
Dolar 47,0372
Euro 53,6001
Altın 6.081,43
BİST 14.027,34
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 27°C
Parçalı Bulutlu
İstanbul
27°C
Parçalı Bulutlu
Çar 29°C
Per 29°C
Cum 30°C
Cts 30°C

Tüketicinin fiyatı ve şirketini seçme hakkı

9 Haziran 2020 10:55

Zorunlu Trafik Sigortası’na getirilmek istenen ‘sabit fiyat’ son günlerde en çok tartışılan konulardan birisi. Kamu yararını gözeten hiç kimsenin Zorunlu Trafik Sigortası’na zam yapılmasını isteyeceğini zannetmiyorum. Üstelik COVİD 19 nedeniyle sıkıntı yaşadığımız şu günlerde. Öncelikle şunu belirtmeliyim.
Zorunlu Trafik Sigortası isminden de belli olduğu gibi ‘Zorunlu’ bir sigorta. Teminatları Devlet belirliyor. Bu sigorta ile araçların diğer araca vereceği zararlar karşılanıyor. Bu sigortanın satışını ise sigorta şirketleri yapıyor. Geçmiş dönemde serbest piyasa koşulları tam uygulandığında çeşitli sorunlar yaşandı. Bu nedenle Tavan fiyat uygulaması getirildi. Bu seferde her yaptığı poliçeden daha poliçeyi yaptığı anda yüzde 10-15 zarar edeceğini bilen sigorta şirketleri poliçe kesmemek için ayak sürüdü. Bu defa da sigorta yaptırılamaz oldu. Sonra Devlet tarafı dedi ki; “Biz bu riskli, yani sürekli kaza yapan sigortalıları bir Havuzda toplayalım ve bu riski sigorta şirketleri arasında paylaştıralım. Ama Havuz dışında bir tavan fiyat olsun, eski uçuk fiyatlar sigorta şirketleri tarafından istenmesin.”

Devletimiz tüm bu düzenlemeleri KAMU YARARI’nı gözeterek yaptı. Yani sigortalılar ‘yüksek fiyatlara Trafik Sigortası almasın’ diye buna bir TAVAN fiyat getirdi. Ve “TABAN” da serbest bıraktı ki vatandaş daha ucuza sigorta alabilsin. Bu arada bazı şirketler Devletimizin izin verdiği Tavan fiyat üzerinden Trafik Sigortası kesmeye devam etti. Fakat bu arada geçmişten Trafik Sigortası’nda mali yükümlülükleri olmayan bazı sigorta şirketleri TAVAN Fiyatın altında Trafik Sigortası satmaya başladılar. Tüketicilerin bir kısmı bu şirketleri tercih etti. Büyük bir çoğunluğu da 100-200 TL farka bakmaksızın, bildikleri eski şirketlerinden satın almaya devam ettiler. Bazı tüketiciler ise en uygun fiyatı bulabilmek için acentelerden fiyat araştırması yapmasını istediler. Bu acenteler için oldukça yorucu bir iş. Hatta fiyat araştıracak eleman bile istihdam etmeye başladılar.

TÜKETİCİYİ ÖYLE DEĞİL BÖYLE MAĞDUR EDELİM!
Sonra ne oldu dersiniz? Acente temsilcilerinin en üst kurumunu temsilen TOBB SAİK Başkanı, Sayın Bakanlara yazı yazdı ve dedi ki: “Efendim sigorta şirketlerinin bazıları tavan fiyatın altında fiyatla Zorunlu Trafik Sigortası satıyor! Bu şirketler finansal ihtiyaçları için bunu yapıyorlar. Allah Korusun batabilirler. Tüketiciler mağdur olabilir.” Yani Sayın Başkanın söylemek istediklerinin mealini ben size söyleyeyim. “Ucuza satan sigorta şirketleri batabilir ve tüketiciler mağdur olabilir. Biz Trafik Sigortalarını sigorta şirketlerinin ucuz satmaması için Sabit fiyata geçelim. (Ucuza satılamayacak bir sistem yani) Sigortalıları öyle olmasa da böyle biran evvel pahalı sigorta satarak MAĞDUR EDELİM.” Bana göre söylediklerinin meali bu.

Tam burada şunu eklemekte de fayda var. Sigorta sisteminde ‘Güvence Hesabı’ diye bir kurum var. Sigorta şirketleri her kestikleri poliçeden bir kısmını burada fon oluşturarak ileride tüketicilerin mağdur olmaması için önlem alıyor. Nitekim yakın geçmişte iki şirkete el konulmuş, tüm sigortalıların tazminatları ödenmişti. Bu sayede hiç bir tüketici de mağduriyet yaşamamıştı. Burada mağdur olan fonları yaratan, işlerini doğru yapan sigorta şirketleri ve içeride komisyonları kalan acentelerdir. Bu iki şirket Hazine’nin denetimi altında olmasına rağmen gözlerimizin önünde batmıştır. Şimdi böyle bir ihtimal karşılığında SABİT FİYAT’a geçilmesi isteniyor. Ben de diyorum ki bugün ucuza sigorta yapan şirketler zaten Hazine tarafından Online finansal verileri izleniyor. O yeterli görülmüyorsa bir Denetim elemanı göndererek fiziki denetim de yaptırılabilir. Şirketin sermaye yeterliliğinde bir eksiklik görülürse şirketten sermaye koyması istenebilir. Koyamıyorsa batmadan şirkete el koyarak, yüzdürülebilir. Taahhütleri bittiğinde de iflası gerçekleştirilebilir. Şayet hesaplarında bir açık yoksa, tazminatlarını da ödeyebiliyorsa şirkete neden müdahale edesiniz ki? Bunun için sigortacılıkta sistem değiştirilir mi? “Hazine’de Denetim elemanları ne iş yapar?” Denilmez mi? Elbet yapılıyordur da. O ayrı bir konu.

SİGORTA ŞİRKETLERİ SERBEST FİYATTAN YANA

Devletimiz bu gibi basit çözümü uygulamayarak acentelerimiz çok yoruluyor diye ‘SABİT FİYAT’a geçip tüketicinin böyle bir zamanda Trafik sigortasını daha pahalı satın almasına izin vereceğini zannetmiyorum. Tüketicinin sigorta poliçesini ve şirketi seçme hakkı elinden alınmamalı. SABİT FİYAT olduğunda şu andaki Tavan fiyatın altına bir SABİT FİYAT ile satılması düşünülüyorsa o zaman tüm şirketlerin finansallarının etkilenmesi sonucunu doğurur ki o da piyasa tekrar sigorta poliçesinin bulunamaması demektir.