1 Mayıs 2026, 10:42:18
Dolar 45,1500
Euro 53,0222
Altın 6.705,85
BİST 14.442,56
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 11°C
Hafif Yağmurlu
İstanbul
11°C
Hafif Yağmurlu
Cts 13°C
Paz 12°C
Pts 15°C
Sal 16°C

Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı: “En büyük kerâmet istikamettir”

9 Eylül 2020 15:51

Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı: “En büyük kerâmet istikamettir”

Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı: Tarihî tecrübe, ilim ve irfan temelli bir tespit olarak “En büyük kerâmet istikamettir” diyen âriflerimizin bu tespitinde ne kadar haklı oldukları yaşanan hadiselerle âdeta tescillenmektedir.

Adı ve unvanı ne olursa olsun, kerâmeti kendinden menkul nice kimseler vardır ki, hem kendilerini, hem de izinden samimiyetle yürüyenleri helâke doğru yuvarlamışlardır. Her bir hakikatin gerçek temsilcileri olduğu gibi sahtekârları da hep olagelmiştir. Peygamber olmadığı halde böyle bir iddiada bulunan nice yalancılar, kurtarıcı rolüne bürünen mehdî bozuntuları, şeyh görünümlü müteşeyyihler, davetçi kılığında ortaya çıkan ifsad memurları, tarih sahnesinde hiçbir zaman eksik olmamıştır.

Ancak unutmamak gerekir ki, hakikati kıymetli olanın sahtesi ortaya çıkar. Pırlantanın taklidi yapılır; ucuz sıradan boncukların ise hiç kimse taklidine/sahtesine yeltenmez. Durum böyle olunca böylesi sahtekârlıklar hep var olabilecektir. Önemli olan, hakikati sahtesinden ayıran insan sarraflarının var olmasıdır. Bunlar da gerçek âlimler, ârifler ve basiretli devlet adamlarıdır. Sahtesi var diye hakikatini feda etmek değil, hakikatini korumak için sahtesini ayıklamak hedef olmalı ve bu uğurda ilmî, irfânî ve idarî bir denetim gerçekleşebilmelidir.

Son günlerde yazılı ve görsel basında yer alan bir haber, böyle bir açıklama yapmamızı zaruri kılmıştır. Sözde tarikat şeyhi olduğu öne sürülen birinin, selim vicdanların duymak bile istemeyeceği aşağılık taciz ve sapkınlığı, toplumumuzun gündemine düşmüş ve olay yargıya intikal etmiştir. Kendini dine uydurmak yerine, dini kendi süflî emellerine alet eden böylelerinin şerrinden Allah’a sığınırız. Bunlar sadece kendilerine değil, Allah’ın dinine ve o dinin en güzel şekilde yaşanmasına vesile olan hakiki irfan yollarına da en büyük zulmü yapan zâlimlerdir.

Ne ahlak ne din ve ne de insanlıkla asla bağdaşmayan bu tür sapkınlıkları, kim tarafından yapılırsa yapılsın şiddetle kınıyor, faillerinin hak ettiği cezayı en kısa sürede almasını diliyor ve bekliyoruz.