MS Amlin Teknik Kârını Artırdı
MS Amlin bünyesindeki Sendika 2001, 2025 mali yılı için teknik kârını bir önceki yıla göre %50,2 artırarak 350 milyon dolara çıkardığını duyurdu. Underwriting süreçlerindeki iyileşme ve stratejik risk seçimi sayesinde elde edilen bu sonuç, şirketin net kazanılmış primlerini %18,5 artışla 2,39 milyar dolara taşıdı. Birçok branşta fiyatların yumuşama eğilimi göstermesine rağmen, işlem hacmindeki ivme büyümenin ana itici gücü oldu.
Bileşik Rasyo Pazar Ortalamasının Üzerinde
Şirketin operasyonel verimliliğinin en önemli göstergesi olan bileşik rasyo (combined ratio), 2025 yılında %85,4 olarak gerçekleşti. 2024 yılındaki %88,9’luk orana kıyasla sağlanan bu iyileşme, pazar ortalamasının %2 üzerinde bir performans anlamına geliyor. Hasar oranlarındaki düşüş, teknik kârlılığın temelini oluştururken; idari maliyetlerdeki azalma, artan edinim maliyetlerini dengeledi.
2024 – 2025 Finansal Karşılaştırma Tablosu
| Finansal Veri | 2024 (Milyon $) | 2025 (Milyon $) | Değişim (%) |
| Brüt Yazılan Prim (GWP) | 2.620 | 2.880 | +9,6 |
| Teknik Underwriting Kârı | 233 | 350 | +50,2 |
| Net Kazanılmış Prim | 2.020 | 2.390 | +18,5 |
| Attritional Hasar Oranı | %43,3 | %42,5 | -0,8 (puan) |
| Net Hasar Oranı | %54,9 | %50,0 | -4,9 (puan) |
| Bileşik Rasyo | %88,9 | %85,4 | -3,5 (puan) |
CEO Dart: Disiplinli Underwriting Kazandırdı
MS Amlin CEO’su Christiern Dart, yıla damga vuran Kaliforniya orman yangınları ve jeopolitik belirsizliklere rağmen elde edilen başarının altını çizdi. Dart, yılın ikinci yarısında fiyatlama ortamının hızla gerilemesine rağmen, aracı kurumların (brokerlerin) güvenilir sermaye yapısına yöneldiğini belirtti. Ana kuruluş MS&AD Insurance Group bünyesindeki MSI ağını daha etkin kullanarak küresel ölçekte özel çözümler sunmaya devam edeceklerini vurgulayan Dart, önlerindeki yılın da benzer zorluklar barındıracağını ifade etti.
MS Amlin’in fiyat yumuşamasına rağmen sağladığı bu yüksek kârlılık, küresel reasürans piyasasında kapasite arzının disiplinli bir şekilde yönetildiğini gösteriyor. Türkiye piyasası açısından, küresel reasürörlerin bu denli düşük bileşik rasyolarla çalışması, yerel sedan şirketlerin yenileme dönemlerinde kapasite bulma ihtimalini artırsa da, risk seçimindeki katılık maliyetlerin beklenen kadar hızlı düşmeyeceğine işaret ediyor. Özellikle katastrofik risklerdeki seçici tutumun devam etmesi, Türkiye’deki deprem ve sel gibi risklerin plasman maliyetlerinde belirleyici olacaktır.



