30 Nisan 2026, 14:21:01
Dolar 45,1847
Euro 52,8022
Altın 6.674,07
BİST 14.311,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 17°C
Az Bulutlu
İstanbul
17°C
Az Bulutlu
Cum 11°C
Cts 14°C
Paz 13°C
Pts 15°C

Bendevi Palandöken: Esnafın Kira Stopajı Yükü Artık Kalkmalı

29 Nisan 2026 01:17

TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, ihracat ve üretimi desteklemek amacıyla kurumlar vergisinde hayata geçirilen indirimlerin iş dünyası ve reel sektör için oldukça kıymetli bir adım olduğunu ifade etti. Ancak bu olumlu gelişmenin ardından esnafın üzerindeki asıl ağır yük olan kira stopajına odaklanılması gerektiğini belirten Palandöken, esnafın ödediği yüzde 20’lik stopaj oranının artık kaldırılması gerektiğini vurguladı.

Mevcut sistemde bir çifte vergilendirme sorunu yaşandığını dile getiren Bendevi Palandöken, gayrimenkul sahibinin elde ettiği kira gelirinden zaten vergi ödediğini, ancak buna ek olarak esnafın da bu vergiyi peşin yatırmak zorunda bırakılarak mağdur edildiğini söyledi. 10 bin liralık bir dükkan kirası için esnafın her ay ekstra 2 bin lira stopaj ödemek zorunda kalmasının, kazanılamayan bir para üzerinden vergi verilmesi anlamına geldiğini ve bu uygulamanın acilen sıfırlanması gerektiğini savundu.

Esnafın sadece vergi kalemlerinde değil, biriken genel borç yükü altında da ezildiğini ifade eden Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı, yeni bir yapılandırma düzenlemesinin artık kaçınılmaz bir ihtiyaç haline geldiğine dikkat çekti. Geçtiğimiz dönemlerde yapılan yapılandırmanın kamu maliyesine yaklaşık 156 milyar liralık bir tahsilat sağladığını hatırlatan Palandöken, bu yıl yapılacak benzer bir çalışmanın devlete en az 300 milyar lira kazandıracağını öngörüyor. Yapılandırma talebinin bir “af” olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, aksine hem vatandaşın borç yükünden kurtulması hem de devletin alacaklarını tahsil edebilmesi için rasyonel bir çözüm olduğunu belirtti. Kredi kartı borçları, vergi borçları, SSK primleri, trafik cezaları ve hatta okul taksitleri gibi geniş bir yelpazede biriken yüklerin, düşük faiz ve uygun ödeme koşullarıyla yeniden düzenlenmesinin toplumsal nefes alma açısından hayati önem taşıdığını vurguladı.

Piyasalardaki nakit sıkışıklığının bir sonucu olarak artan e-haciz vakalarına da değinen Bendevi Palandöken, bu uygulamanın esnafın ticari hayatını tamamen kilitlediğini söyledi. E-haciz ile esnafın sadece gayrimenkullerine değil, bankadaki tüm nakdine de bloke konulduğunu belirten Palandöken, borcunu ödeme iradesi olan esnafın dahi hesabı kilitlendiği için bu kaynağa ulaşamadığını ve işlerini yürütemediğini ifade etti. Vatandaşın borcunu ödeyemediği için e-haciz mağduru olduğunu ve bu döngüden çıkabilmek için devletin el uzatması gerektiğini kaydeden Palandöken, köprü geçişlerinden okul taksitlerine kadar her alanda sıkıntı yaşayan insanlar için uygun taksitlendirme seçeneklerinin maliyeye de büyük bir girdi sağlayacağını sözlerine ekledi.

Palandöken’in bu kapsamlı çıkışı, özellikle enflasyonist baskının ve işletme maliyetlerinin arttığı bir dönemde esnafın ekonomik bekası için stratejik bir uyarı niteliği taşıyor. Kira stopajının kaldırılması talebi, sadece bir maliyet düşüşü değil, mülk sahiplerinin gelir vergisi yükümlülüğü ile çakışan adaletsiz bir vergi yapısının düzeltilmesi adına kritik bir hamledir. Yeni bir yapılandırma ile devlete kazandırılacak 300 milyar liralık girdi öngörüsü ise kamu maliyesinin de bu talebe kulak tıkamayacağını gösteren güçlü bir motivasyon kaynağıdır. Özellikle e-haciz kıskacındaki binlerce esnafın ticari faaliyetlerine devam edebilmesi, istihdamın ve piyasa hareketliliğinin korunması için yapılandırmanın bir sosyal sorumluluk projesi gibi ele alınması gerekiyor. Palandöken’in de vurguladığı gibi, esnafın nefes alması demek, Türkiye ekonomisinin can damarlarının açık kalması demektir.