Garanti BBVA Leasing Finansman Ağını Genişletiyor
Garanti BBVA Leasing, uluslararası finansman kaynaklarına erişimini güçlendirme stratejisi kapsamında Bank ABC ile yaklaşık 65 milyon Euro tutarında yeni bir kredi anlaşmasına imza attı. Nisan 2025’te sağlanan 50 milyon Euro tutarındaki ilk finansman desteğinin ardından gelen bu ikinci büyük adım, şirketin küresel finans ağını derinleştirme ve fonlama yapısını çeşitlendirme kararlılığını bir kez daha ortaya koydu. 2026 yılında hayata geçirilen bu yeni anlaşma ile Garanti BBVA Leasing, özellikle KOBİ’ler başta olmak üzere reel sektörün yatırım ihtiyaçlarını desteklemek için uluslararası kaynaklarını daha da genişletmiş oldu.
Küresel finansman dinamiklerinin hızla değiştiği bir dönemde kaynak çeşitliliğini artırmanın stratejik bir öncelik olduğunu belirten Garanti BBVA Leasing Genel Müdürü Orhan Veli Çaycı, bu yeni işlemin müşterilerin yatırım kararlarını destekleyen güçlü bir finansman altyapısı sunduğunu ifade etti. Çaycı, Bank ABC ile yürütülen bu iş birliğinin reel sektörün sürdürülebilir büyümesine katkı sağlama hedefleriyle tam örtüştüğünü vurguladı. Sağlanan bu uzun vadeli kaynak, küresel belirsizliklerin arttığı ve finansmana erişimde seçiciliğin öne çıktığı mevcut ekonomik ortamda, işletmelerin üretim kapasitelerini artırmaları için kritik bir imkan tanıyor.
Yeni finansman paketi, leasing çözümleri aracılığıyla işletmelerin makine, ekipman ve teknoloji yatırımlarını fonlayarak ekonomik faaliyetlerin sürdürülebilir şekilde büyümesine doğrudan katkı sağlamayı hedefliyor. Garanti BBVA Leasing, uluslararası piyasalardan sağladığı bu tür katma değerli kaynaklarla, müşterilerine uzun vadeli çözümler sunmaya devam ederken reel sektörün finansmana erişimini kolaylaştıran öncü rolünü de pekiştiriyor. Şirket, güçlü uluslararası iş birlikleri sayesinde fonlama maliyetlerini optimize ederek Türkiye’deki üretim ve yatırım ekosistemine olan desteğini sürdürülebilir kılıyor.
Garanti BBVA Leasing’in Bank ABC ile gerçekleştirdiği bu 65 milyon Euro tutarındaki hamle, sadece bir kredi anlaşması değil, aynı zamanda uluslararası finans çevrelerinin Türk leasing sektörüne ve şirketin mali yapısına duyduğu güvenin somut bir göstergesidir. Finansmana erişimin maliyetli ve zor olduğu bir konjonktürde, bu hacimdeki uzun vadeli kaynağın reel sektöre ve özellikle ekonominin can damarı olan KOBİ’lere yönlendirilecek olması, üretim çarklarının dönmesi açısından hayati bir önem taşıyor. Orhan Veli Çaycı’nın vurguladığı “sürdürülebilir büyüme” hedefi, bu tür dış kaynakların leasing gibi doğrudan yatırımı tetikleyen araçlarla buluşmasıyla çok daha rasyonel bir zemine oturuyor. Bu stratejik adım, şirketin sadece yerel bir finansör değil, küresel kaynakları yerel üretime kanalize eden etkili bir köprü olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.



