Murat Yalçıntaş Vergi İndirimini Değerlendirdi
OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, fiilen üretim yapan şirketler için Kurumlar Vergisi’nin yüzde 25’ten yüzde 12,5’e düşürülmesine ilişkin düzenlemeyi değerlendirdi. Yalçıntaş, kararın özellikle üretim yapan büyük ölçekli ve halka açık şirketler açısından önemli olduğunu belirterek, düzenlemenin yatırımı ve istihdamı teşvik edeceğini, şirketlerin finansal yapısını güçlendireceğini ve kredi ihtiyacını azaltacağını ifade etti.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilen vergi düzenlemesiyle, sanayi sicil belgesine sahip ve fiilen üretim yapan kurumlar ile zirai üretim faaliyeti yürüten kurumların üretimden elde ettikleri kazançlara uygulanan Kurumlar Vergisi oranı yüzde 25’ten yüzde 12,5’e indirildi.
Düzenlemeyi değerlendiren Murat Yalçıntaş, özellikle büyük ölçekli şirketler, İSO 500 kuruluşları ve halka açık şirketler açısından kararın önemli bir eşik olduğunu belirterek, “Bu adım, sermayenin şirket içinde kalmasına, yeniden yatırıma dönüşmesine, kredi yükünün azaltılmasına ve finansal yapıların güçlenmesine önemli katkı sağlayacaktır” dedi.
Yeni Yatırım Ve İstihdam İçin Kıymetli Bir Karar
Yalçıntaş, “Vergisini düzenli ödeyen üretici şirketler açısından düzenlemenin yatırımı ve istihdamı teşvik eden, kredi ihtiyacını azaltan yönüyle Türkiye ekonomisi için oldukça kıymetli bir karar olduğu düşüncesindeyim. Son yıllarda kamu maliyesi yönetiminde kullanılmaya başlanan teknoloji ve yapay zeka destekli uygulamalar sayesinde vergi adaletinde önemli gelişmeler kaydedildi. Bu gelişmeler, vergisini doğru hesaplayan ve düzenli şekilde ödeyen şirketlerimizi önemli ölçüde rahatlatırken, vergi tahsilatlarının artmasına da katkı sağladı. İmalat sanayisine yönelik bu indirimin, üretici şirketlerimize önemli bir destek sağlayacağına inanıyorum. Aynı zamanda şirketlerin yeni yatırımlara yönelmesine, sermayelerini daha verimli kullanmalarına ve finansal yapılarını güçlendirmelerine katkı sunacaktır” ifadelerini kullandı.
Kurumlar Vergisi’nin üretim yapan şirketler için yüzde 12,5 seviyesine çekilmesi, Türkiye’nin sanayi odaklı büyüme stratejisi açısından tarihi bir teşvik hamlesidir. Özellikle OYAK gibi sanayi devlerinin bu düzenlemeyi finansal yapıların güçlenmesi ve kredi bağımlılığının azalması ekseninde değerlendirmesi, reel sektörün sermaye birikimi sorununa doğrudan temas etmektedir. Yüksek faiz ortamında şirketlerin özkaynaklarını koruyabilmesi, hem sigorta sektöründeki ticari alacak ve varlık teminatlarını daha güvenli hale getirecek hem de bankacılık sektöründeki kredi risklerini optimize edecektir. Vergi indiriminin sanayi sicil belgesi şartına bağlanması, kayıtlı ekonomiyi teşvik ederken imalat sanayisinin GSYH içindeki payını artırma vizyonunu desteklemektedir. Kamu maliyesindeki dijitalleşme ve yapay zeka entegrasyonu ile birleşen bu vergi politikası, Türkiye’nin küresel tedarik zincirindeki rekabet gücünü artırarak doğrudan yabancı yatırımlar için daha cazip bir ekosistem yaratacaktır.



