14 Temmuz 2026, 13:57:01
Dolar 47,0372
Euro 53,6001
Altın 6.081,43
BİST 14.027,34
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 27°C
Parçalı Bulutlu
İstanbul
27°C
Parçalı Bulutlu
Çar 29°C
Per 29°C
Cum 30°C
Cts 30°C

Orta Doğu Sigorta Pazarı Hareketleniyor

8 Mayıs 2026 19:20

WTW bünyesinde faaliyet gösteren risk danışmanlığı ve sigorta brokerliği birimi Willis, yayımladığı son “Insurance Marketplace Realities” raporunda, jeopolitik gerilimlerin ve dijital altyapının sürekli genişlemesinin küresel sigorta sektörü üzerindeki etkilerini analiz etti. Raporda, siyasi riskin uluslararası pazarlarda daha geniş bir endişe kaynağı haline geldiği, bu etkilerin münferit endüstrilerin ötesine geçerek tedarik zincirleri, altyapı ve finansal sistemlere yayıldığı kaydedildi.

Şirket, Orta Doğu bölgesindeki son gelişmelerin siyasi risk sigortası pazarındaki fiyatlandırmaları etkilemesinin beklendiğini ve Körfez ülkelerindeki primlerin %20 ile %30 arasında artacağının öngörüldüğünü belirtti. Geleneksel siyasi risk teminatı ve ticari aksama sigortası fiyatlandırmalarının ise stabil kalması veya %5’e kadar mütevazı bir artış göstermesi beklendi.

Ulusal Güvenlik Perspektifi Ve Risk Yönetimi

Sigortacıların riskleri artık giderek daha fazla ulusal güvenlik perspektifiyle değerlendirdiğini ifade eden Willis, kuruluşların geniş kapsamlı kurumsal risk yönetimi stratejileri içerisinde siyasi risk sigortasına daha fazla önem verdiğini bildirdi. Jeopolitik gelişmelerin; düzenlemelerdeki değişiklikler, yatırım akışları ve operasyonel istikrar aracılığıyla küresel pazarları etkilemeye devam ettiği vurgulandı.

Kuzey Amerika Kurumsal Risk ve Brokerlik Çözümleri Yerleştirme Başkanı Jackie Bolig, konuya dair şu değerlendirmeyi yaptı:

“Jeopolitik belirsizlik artık arka planda kalan bir risk değil; sigorta pazarındaki oynaklığın temel itici gücü haline geldi. Tedarik zinciri kesintilerinden enerji güvenliğine ve düzenleyici farklılıklara kadar, küresel olayların risk ve maliyet üzerindeki doğrudan ve anlık etkilerini gördük. Kuruluşların, aksamanın daha hızlı, daha birbirine bağlı ve tahmin edilmesinin daha zor olduğu bir dünyayı hesaba katacak şekilde risk stratejilerini geliştirmeleri gerekmektedir.”

Teknoloji Bağlantılı Riskler Ve Veri Merkezleri

Raporda ayrıca teknoloji bağlantılı risklerin büyüyen rolü vurgulandı. Yapay zeka ve bulut tabanlı hizmetlere yönelik artan talebin; artık kritik varlıklar olarak kabul edilen veri merkezlerine ve dijital altyapıya yönelik önemli yatırımları teşvik ettiği belirtildi. Bu gelişmelerin siber, fiziksel, enerji ve yasal alanlarda ek maruziyetler yarattığı, bu durumun ise işletmeleri daha koordineli risk yönetimi yaklaşımları benimsemeye teşvik ettiği aktarıldı.

Gayrimenkul Sigortaları Ve İklim Etkisi

Gayrimenkul sigortası pazarında, artan iklim oynaklığına rağmen daha yumuşak fiyatlandırma koşullarının devam ettiği görüldü. Sigortacılar arasındaki güçlü rekabet ve iyileşen reasürans ve sigorta koşulları, tek taşıyıcılı programlarda %15’e, katmanlı ve paylaşımlı yerleştirmelerde ise %25’e varan prim indirimlerine katkı sağladı. Ancak Willis, sel, orman yangınları ve şiddetli fırtınalar gibi “ikincil tehlikelerin” daha sık ve finansal olarak daha önemli hale geldiği konusunda uyarıda bulundu.

Ticari Alacak Ve Sağlık Sektöründeki Hukuki Riskler

Willis, ticari alacak sigortası pazarında gümrük tarifelerinin gelişmekte olan bir sorun olduğunu tanımladı. Pazarın yüksek iflas ve hasar faaliyetlerine rağmen rekabetçi kaldığı ancak tarifelerin enflasyonist baskı ekleyerek kurumsal marjları azalttığı, bunun da kredi kalitesi üzerinde ek baskı oluşturabileceği belirtildi. Ayrıca, sağlıkla ilgili dava maliyetlerindeki artışa dikkat çekildi. İlk 50 tıbbi malpraktis kararının ortalama değeri 2022’de 32 milyon dolardan 2024’te 56 milyon dolara yükselerek %75’lik bir artış gösterdi.

Küresel piyasalardaki bu değişimler analiz edildiğinde, özellikle Orta Doğu ile ticari bağları güçlü olan Türk şirketlerinin siyasi risk maliyetlerindeki artışa karşı hazırlıklı olması gerektiği görülmektedir. Türkiye piyasası açısından bakıldığında, dijital altyapı ve veri merkezlerine yönelik yatırımların sigortalanabilirliği, yerel pazarın global reasürans ve sigorta kapasitesiyle ne kadar entegre olabileceğine bağlı olarak kritik bir gelişim alanı teşkil edecektir.

Küresel sigorta ve risk yönetimi dünyası, jeopolitik fay hatlarının ve teknolojik sıçramaların etkisiyle köklü bir dönüşümden geçmektedir. Siyasi risklerin “arka plan” unsuru olmaktan çıkıp ana maliyet kalemi haline gelmesi, uluslararası ticaret yapan firmaların operasyonel dayanıklılığını test etmektedir. Sağlık ve ticaret sigortalarındaki maliyet artışları ile iklim krizinin yarattığı yeni risk haritaları, sektör paydaşlarının sadece hasar ödeyen değil, stratejik birer savunma mekanizması olarak konumlanmasını zorunlu kılmaktadır.