Tarım İhracatı İklim Krizine Rağmen Rekor Kırdı
Türkiye 36,5 milyar dolar tarım ürünleri ihraç ederken Ege Bölgesi tarım ürünleri ihracatında 7,5 milyar doları aştı. İklim krizinin üretimi zorladığı, pek çok üründe rekolte kayıplarının yaşandığı dönemde üreticiyle ihracatçının kurduğu güçlü bağlar sayesinde Türkiye tarım sektöründe ihracatını artırmayı başardı. Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatı son 1 yıllık dönemde yüzde 1,3’lük artışla 36 milyar 173 milyon dolardan 36 milyar 654 milyon dolara ilerledi.
Tarım ürünleri ihracatında Türkiye’nin lideri olan Ege Bölgesi’nin tarım ürünleri yüzde 1’lik artışla 7 milyar 431 milyon dolardan 7 milyar 532 milyon dolara yükseldi. 2025 yılında tarım sektörü yüzde 8,8 oranında küçülse de tarım ürünleri ihracatı artışını korudu. Türk çiftçisi, 24 milyon hektar alanda 137 milyon ton bitkisel üretime imza atarak fındıktan kiraza, zeytinden su ürünlerine kadar pek çok kalemde dünya liderliğini sürdürüyor.
Türkiye’nin Tarım Ürünleri İhracatından Yüzde 22 Pay Alıyoruz
Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Türkiye’nin 36 milyar dolarlık tarım ürünleri ihracatından yüzde 22 pay aldıklarını vurguladı. Öztürk; “2025 yılında yaşanan doğal afetler üretimi zorlasa da başarılı pazarlama stratejileriyle ihracatta artıda kaldık. Çiftçilerin doğal afetlerde zararlarının minimuma inmesi için tarım sigortası hayati önem kazandı. Zararları minimuma indirmek için tarımsal üretimi örtü altına almayı gündemimize almalıyız” dedi.
Öztürk, İzmir’de kurulma aşamasında olan 4 tarıma dayalı ihtisas organize sanayi bölgesinin (OSB) itici gücüyle Ege Bölgesi’nin tarım ihracatının önümüzdeki 5 yılda 10 milyar dolara ulaşacağına inandıklarını belirtti. 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü vesilesiyle üreticilere teşekkür eden Öztürk, tarım ve gıda sektörünün gıda arz güvenliği ve toplumsal refah için stratejik önemine dikkat çekti.
Kuru Meyve Ve Hayvansal Mamullerde Küresel Liderlik
Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Yusuf Gabay, kuru üzüm, kayısı ve incir ihracatında Türkiye’nin yüzde 55 payını temsil ettiklerini belirterek modern tarım uygulamalarına yönelik desteklerini sürdürdüklerini ifade etti. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir ise Türkiye’nin levrek ve çipurada dünya liderliğini koruduğunu, 2025 yılında sektör ihracatının 4 milyar doları aştığını kaydetti.
Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Fuat Gürle, kekik, defne ve adaçayı gibi ürünlerde çiftçilerin emeğinin ihracat başarısındaki rolünü vurguladı. Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Emre Uygun ise sofralık zeytinde dünya liderliğine, zeytinyağında ise dünya ikinciliğine yükselen Türkiye’nin bu başarısını çiftçilerin azmine borçlu olduğunu söyledi.
Tütün Ve Yaş Meyve Sebzede Gelecek Vizyonu
Ege Tütün İhracatçıları Birliği Başkanı Selim Jimi, 2025 yılında tütün üretiminin 100 bin tonu aştığını ve ihracatın 1 milyar dolar eşiğini geçtiğini belirtti. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık ise “Kullandığımız Pestisitleri Biliyoruz” ve “Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği” projeleriyle hem üretim kalitesini artırdıklarını hem de gençleri sektöre kazandırdıklarını ifade etti.
Türkiye tarım sektörü, 2025 yılında yaşanan %8,8’lik daralmaya rağmen ihracat hacmini artırarak küresel gıda tedarik zincirindeki vazgeçilmezliğini kanıtlamıştır. İklim krizine bağlı rekolte kayıpları ve doğal afetlerin yarattığı baskı, tarımsal üretimde teknoloji kullanımını ve modern altyapı yatırımlarını zorunlu hale getirmiştir. Ege Bölgesi’nde planlanan tarıma dayalı ihtisas OSB’ler, sadece kapasite artışı değil; aynı zamanda katma değerli üretim ve izlenebilirlik açısından sektörün bir üst lige çıkmasını sağlayacaktır. Veriler göstermektedir ki, Türk tarımı geleneksel yöntemlerden bilgiye dayalı, sertifikalı ve sürdürülebilir üretim modellerine geçtikçe küresel pazarlardaki fiyatlandırma gücünü ve pazar payını korumaya devam edecektir. 2026 yılı projeksiyonlarında, tütün üretimindeki 100 bin tonluk eşiğin aşılması ve zeytinyağındaki dünya ikinciliği, Türkiye’nin hammadde ihracatçısından stratejik mamul tedarikçisine dönüştüğünün en somut göstergeleridir.



