14 Temmuz 2026, 09:54:50
Dolar 47,0390
Euro 53,5927
Altın 6.074,29
BİST 14.092,02
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Parçalı Bulutlu
İstanbul
26°C
Parçalı Bulutlu
Çar 29°C
Per 29°C
Cum 30°C
Cts 30°C

Garanti BBVA’dan Sürdürülebilir Tahvil İhracı

13 Temmuz 2026 22:33

Garanti BBVA, iklim değişikliğine adaptasyon ve dayanıklılık odağındaki projelere kaynak sağlamak üzere yurt dışı borçlanma programı kapsamında 30 milyon dolar tutarında sürdürülebilir tahvil ihracı gerçekleştirdi.

Garanti BBVA, adaptasyon ve dayanıklılık temasına odaklanan sürdürülebilir tahvil ihracını başarıyla tamamladı. 29 Haziran’da gerçekleştirilen, 371 gün vadeli ve 30 milyon ABD doları tutarındaki ihraç, adaptasyon ve dayanıklılık alanındaki öncü sürdürülebilir finans uygulamalarından biri olma özelliği taşıyor. Banka, BBVA Sürdürülebilir Borç Finansmanı Çerçevesi kapsamında gerçekleştirdiği bu ihraçla, sürdürülebilir finans stratejisini iklim değişikliğine adaptasyon ve dayanıklılık alanındaki yatırımları destekleyecek yeni finansman araçlarıyla çeşitlendirmeyi sürdürüyor.

Tahvil gelirleri; iklim dayanıklı su altyapısı ve su yönetimi projeleri, taşkın önleme ve yağmur suyu yönetimi altyapısı, iklim ve afetlere dayanıklı kamu altyapısı, afet sonrası yeniden inşa çalışmaları, dayanıklı kentsel dönüşüm ve altyapı güçlendirme çalışmaları, acil durum hazırlığı ve erken uyarı sistemleri ile su idareleri ve kritik altyapıda dijitalleşme ve modernizasyon gibi alanlara yönlendirilecek. Kaynakların, iklim değişikliğine adaptasyonu ve dayanıklılığı güçlendirmesi; bununla birlikte kaynak verimliliğini artırması ve çevresel sürdürülebilirliği desteklemesi hedefleniyor.

Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, konuyla ilgili açıklamasında şunları söyledi:

“İklim krizi, yalnızca düşük karbon ekonomisine geçişi değil; aynı zamanda üretim sistemlerinin, şehirlerimizin, doğal kaynaklarımızın ve altyapılarımızın değişen iklim koşullarına karşı daha dayanıklı hale getirilmesini de zorunlu kılıyor. Garanti BBVA olarak sürdürülebilir finansmanı, müşterilerimizin dönüşümünü desteklemenin yanında, ekonominin ve toplumun uzun vadeli dayanıklılığını artıracak stratejik bir araç olarak görüyoruz. Adaptasyon ve Dayanıklılık temasıyla gerçekleştirdiğimiz 30 milyon dolar tutarındaki sürdürülebilir tahvil ihracımızla; su yönetiminden taşkın önlemeye, afet hazırlığından kritik altyapıların modernizasyonuna kadar geniş bir alanda somut etki yaratacak projelere kaynak sağlamayı hedefliyoruz. Garanti BBVA’nın sürdürülebilirlik vizyonuna, uluslararası sermaye piyasalarındaki deneyimine ve finansal sağlamlığına güvenen tüm yatırımcılarımıza teşekkür ediyoruz.”

Garanti BBVA’nın gerçekleştirdiği 30 milyon dolarlık sürdürülebilir tahvil ihracı, Türk bankacılık sektöründe geleneksel emisyon azaltımı odaklı yeşil finansmanın ötesine geçilerek “iklim adaptasyonu ve fiziksel dayanıklılık” temasına odaklanan öncü bir yapısal fonlama adımıdır. İklim krizine bağlı katastrofik doğa olaylarının, kentsel altyapıların ve su kaynaklarının kırılganlığını artırdığı bu dönemde, finansman kaynaklarının taşkın önleme, su yönetimi ve afet hazırlığı gibi alanlara tahsis edilmesi, reel ekonominin makro düzeydeki sistemik risklerini azaltmaktadır. Bankacılık sektörü, sürdürülebilir tahviller aracılığıyla uzun vadeli fonlama yapısını çeşitlendirirken, finanse ettiği altyapı projelerinin dayanıklılığını artırarak kredi Underwriting süreçlerindeki operasyonel ve fiziksel risk marjlarını daha sağlıklı yönetebilmektedir. İklim risklerinin finansal istikrar üzerindeki etkilerini hafifletmeyi hedefleyen bu stratejik borçlanma hamlesi, uluslararası ESG (Çevresel, Sosyal ve Yönetişim) yatırımcılarının Türkiye’ye olan yeşil sermaye akışını konsolide etmeye doğrudan katkı sunmaktadır.