Deutsche Bank CEEMA Direktörü Christian Wietoska ile Türkiye Ekonomisi Üzerine Röportaj
Deutsche Bank CEEMA Direktörü Christian Wietoska ile gerçekleştirdiğimiz bu özel röportajda, Türkiye ekonomisinin güncel durumu, gelecek öngörüleri ve bankacılık sektöründeki gelişmeler üzerine derinlemesine bir sohbet gerçekleştirdik.
Ceren Dilekçi Köseoğlu ile Röportaj
Deutsche Bank CEEMA Direktörü Christian Wietoska, Londra’da Ceren Dilekçi Köseoğlu’nun sorularını yanıtladı. Ekim ayı enflasyon rakamlarının ardından, yılsonu enflasyon beklentilerini %45 seviyesine yükselttiklerini belirten Wietoska, önümüzdeki yıl asgari ücretle ilgili olası bir sürprizin, ekonomik gevşeme sürecini geciktirebileceğine dikkat çekti.
Ekim ayı enflasyon verilerini değerlendiren Wietoska, altta yatan fiyat baskılarının beklenen seviyelerin üzerinde olduğuna vurgu yaptı. Yılsonu enflasyon beklentilerinin %45, 2025 sonu beklentilerinin ise %27 seviyelerinde olduğunu ifade etti. Enflasyon verilerinin her iki beklentiyi aşması sonrasında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) tahminlerinde yukarı yönlü bir revizyon yapması gerektiğini sözlerine ekledi. Wietoska, “Enflasyon hedefini bu yıl için %44-45, gelecek yıl için ise %18 civarına yükseltmesini bekliyoruz. Yüzde 14’lük hedefe ulaşmak oldukça zordu. Hırslı hedefler koymak iyi bir şeydir, ancak yurtdışındaki belirsizlikler ve enflasyondaki kalıcılık, TCMB’nin tahminleri üzerinde olumsuz bir baskı oluşturuyor.” dedi.
Asgari Ücret ve Enflasyon İlişkisi
Deutsche Bank CEEMA Direktörü, asgari ücrette yapılacak artışların enflasyon üzerindeki etkilerine de değindi. Wietoska, şöyle devam etti: “Asgari ücrette %40’lık bir artış, manşet enflasyona %3-3.5 oranında yukarı yönlü bir katkı sağlayabilir. Bu yıl birçok olumlu gelişme yaşandı ve yeniden dengelenme süreci memnuniyet verici. S&P’den gelen not artışıyla bu sürecin taçlandırıldığını düşünüyoruz. Cari dengenin sağlanması oldukça başarılı bir şekilde ilerliyor. Ancak, enflasyon görünümünün zorlayıcı olduğunu ve asgari ücretin çok kırılgan bir konu olduğunu kabul etmemiz gerekiyor. Asgari ücrette %25-30 aralığında bir artış bekliyoruz. Eğer artış bu seviyelerin üzerine çıkarsa, olumsuz bir etki yaratabilir.”
TCMB’nin Faiz Politikası
Wietoska, TCMB’nin Ocak ayında faiz indirimine başlayacağını düşündüklerini belirtti. Aralık ayı için bir ihtimalin mevcut olduğunu, fakat özel sektör maaşlarının nasıl etkileneceği ve ABD seçimlerinin ardından yurtdışında neler olacağı gibi birçok belirsizlik bulunduğunu vurguladı. TCMB’nin önden yüklemeli bir gevşeme yapmasının risk oluşturabileceğini dile getirerek, bu durumun dolarizasyon sürecini olumsuz etkileyebileceğini ifade etti.
Wietoska, “Her toplantıda 250 baz puanlık bir indirim bekliyoruz. Eğer enflasyon 2. çeyrekte veya yıl ortasından itibaren daha hızlı düşerse, faiz indirimleri hızlanabilir. Ancak, bu bizim baz senaryomuz değil. Enflasyondaki kalıcılık, gelecek yıl da devam ederse, TCMB’nin bekle-gör politikasına geçmesi veya her toplantıda faiz indirmemesi söz konusu olabilir. Politika faizinin gelecek yıl %30 seviyesine, belki de %25 seviyesine kadar gerilemesini bekliyoruz.” şeklinde konuştu.
Türkiye Ekonomisine Genel Bakış
Türkiye ekonomisinde sert bir iniş beklemediklerini belirten Wietoska, “Bu yıl ve gelecek yıl için %3 civarı bir büyüme öngörüyoruz. Gelecek yılın 2. çeyreğinde bir yavaşlama beklenebilir.” dedi.
Döviz Kuru Beklentileri
Wietoska, Türk Lirası’nın güçlü performansına dikkat çekerek, TL’nin reel olarak değerlenmeye devam edeceğini ifade etti. Dolar/TL kuru için yıl sonu beklentilerini 36 seviyesinde belirlediklerini, her ay Kasım ve Aralık’ta reel olarak %1.5 oranında bir artış beklediklerini söyledi. Ancak, Mayıs ve Nisan ayına kadar bu sürecin devam etmesini beklediklerini, ardından daha hızlı bir değer kaybı yaşanabileceğini belirtti. 2025 sonu için Dolar/TL kuru beklentilerinin 40-42 seviyesinde olduğunu ekledi.
Wietoska, baz senaryolarına göre erken seçim riski öngörmediklerini de sözlerine ekledi.



