Garanti BBVA Teknoloji Girişimlerini Şubeye Taşıdı
Garanti BBVA, teknokent ve teknoparklarda faaliyet gösteren teknoloji girişimlerine özel bankacılık hizmet modelini hayata geçirdi. Ankara-Bilkent ve İstanbul-İstinyePark şubelerinde uygulamaya alınan bu modelde, teknoloji girişimcilerine özel müşteri yöneticileriyle kişiselleştirilmiş bankacılık ve danışmanlık hizmetleri sunuluyor.
Hız, Esneklik Ve Uzmanlık Tek Çatı Altında
Banka, teknoloji girişimlerinin bankacılık süreçlerinde ihtiyaç duydukları hız ve uzmanlığı tek çatı altında sunan yeni bir yapıyı uygulamaya aldı. Finansal çözümlerin yanı sıra girişimcilere büyüme yolculuklarında ihtiyaç duydukları stratejik danışmanlık da sağlanıyor. Alanında uzmanlaşmış Teknoloji Girişimcileri Müşteri İlişkileri Yöneticisi, girişimcilerle aynı dili konuşarak ihtiyaçlara yönelik özel çözümler üretiyor.
Sibel Kaya: “Ekonomik Değere Dönüşümü Destekliyoruz”
Bankacılık hizmetlerinde kişiselleştirmeyi odağa aldıklarını belirten Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sibel Kaya, teknoloji girişimciliğinin yenilikçi fikirleri ekonomik değere dönüştürmede kritik rol oynadığını vurguladı. Kaya, girişimcilerin yerel sorunlardan yola çıkarak küresel çözümler ürettiğine dikkat çekerek, “Girişimlerin büyüme yolculuğuna onların dilinden konuşarak eşlik ediyoruz” ifadesini kullandı.
Girişimcilik Ekosistemine Özel Segment
Türkiye’de girişimciliği ayrı bir segmentte ele alan ilk kurumlardan biri olduklarını hatırlatan Kaya; kadın girişimcilik destekleri ve Garanti BBVA Partners gibi programların yanına bu yeni modeli eklediklerini belirtti. İlk olarak Ankara-Bilkent şubesinde başlatılan uygulamanın, kısa sürede İstanbul-İstinyePark şubesinde de hizmete alındığı dile getirildi. Banka, sunduğu bu özel çözümlerle girişimcilik ekosistemine ve ülke ekonomisine katkısını büyütmeyi hedefliyor.
Girişimcilik ekosisteminin finansal ihtiyaçlarının klasik ticari bankacılıktan ayrıştığı bir dönemde, “girişimci diliyle” hizmet veren özel şubelerin açılması stratejik bir hamledir. Türkiye piyasası açısından bakıldığında, teknoparklarda doğan startup’ların nakit akış yönetimi ve yatırım süreçlerinde bankayı bir “danışman ortak” olarak konumlandırması, yerli teknoloji ihracatının finansal dayanıklılığını artıracaktır. Bu gelişmenin uzun vadeli etkisi, teknoloji girişimlerinin erken aşama finansmandan küresel ölçeğe geçiş süreçlerinin profesyonel bankacılık koridorlarıyla kısalması olacaktır.



