14 Temmuz 2026, 13:02:02
Dolar 47,0372
Euro 53,6001
Altın 6.081,43
BİST 14.027,34
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 27°C
Parçalı Bulutlu
İstanbul
27°C
Parçalı Bulutlu
Çar 29°C
Per 29°C
Cum 30°C
Cts 30°C

QNB Türkiye Dış Kaynak Sağlamada Yatırımcı Tabanını Genişletti

14 Mayıs 2026 00:00

QNB Türkiye, Japonya ve Avrupa merkezli bankalar ile uluslararası kalkınma kuruluşlarının katılımıyla, 10 yıla kadar uzanan vadelerde 320 milyon ABD doları tutarında yeni bir ihraca daha imza attı. QNB Türkiye; bilanço güçlendirme, fonlama yapısını çeşitlendirme ve uluslararası piyasalardan uzun vadeli, uygun maliyetli kaynak sağlama stratejisi doğrultusunda, havale akımları ve ihracat alacaklarına dayalı seküritizasyon programı (Diversified Payment RightsDPR) kapsamında toplam 320 milyon ABD doları tutarında yeni bir finansman kaynağı daha sağladı. 10 yıla kadar uzanan farklı vadelerde yapılandırılan bu işlemle birlikte, Banka’nın 2026 yılı toplam seküritizasyon fonlama tutarı 700 milyon ABD dolarına ulaştı.

Japonya ve Avrupa merkezli bankaların yanı sıra uluslararası kalkınma kuruluşlarından da yoğun ilgi gören işlem, QNB Türkiye’nin uluslararası piyasalardaki güçlü konumunu ve sürdürülebilir finansman yaklaşımına duyulan güveni bir kez daha ortaya koydu. İşlem, dış kaynak sağlamada yatırımcı tabanının genişlemesi ve çeşitlendirilmesinin yanı sıra Türkiye’ye yönelik sürdürülebilir sermaye akışının güçlenmesi açısından da önem taşıyor. Toplam finansmanın 51 milyon ABD dolarlık bölümü sürdürülebilir finansman kapsamında kurgulandı. Söz konusu kaynak; yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, yeşil bina yatırımları ve düşük karbonlu üretim süreçlerinin yanı sıra, su ve deniz ekosisteminin korunmasına yönelik mavi projelerin finansmanında da değerlendirilebilecek yapısıyla küresel ölçekte öne çıkan örnekler arasında yer alıyor.

Net Sıfır Hedefi Ve Düşük Karbon Dönüşümü

QNB Türkiye Genel Müdürü Ömür Tan konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Uluslararası piyasalarda yatırımcıların daha seçici davrandığı bu dönemde, gerçekleştirdiğimiz 320 milyon ABD doları tutarındaki DPR seküritizasyon işlemimiz yalnızca QNB Türkiye’nin uluslararası piyasalara erişim gücünü değil, Türkiye’ye yönelik uzun vadeli yatırımcı güvenini de somut biçimde ortaya koyuyor. Bu işlemle fonlama yapımızı daha uzun vadeli ve daha dengeli bir çerçevede çeşitlendirirken, bilanço dayanıklılığımızı da güçlendiriyoruz. İşlemin 51 milyon ABD dolarlık bölümünün sürdürülebilir finansman kapsamında kurgulanması ise etki odaklı yaklaşımımızın yatırımcılar nezdinde karşılık bulduğunu gösteriyor. Net sıfır hedefimiz doğrultusunda Türkiye ekonomisinin düşük karbon dönüşümünü destekleyen sürdürülebilir finansman çözümlerine öncelik vermeye devam edeceğiz.”

QNB Türkiye’nin gerçekleştirdiği 320 milyon dolarlık DPR seküritizasyon işlemi, Türk bankacılık sektörünün uluslararası sermaye piyasalarındaki kredibilitesini ve likidite erişim kapasitesini teyit etmektedir. 10 yıla kadar uzanan vadeler, yatırımcıların Türkiye’nin makroekonomik istikrarına ve bankanın bilanço kalitesine duyduğu uzun vadeli güveni simgelemektedir. Finansman paketinin 51 milyon dolarlık kısmının “yeşil” ve “mavi” projelere ayrılması, bankanın sürdürülebilirlik ajandasını sadece bir beyan olmaktan çıkarıp mali bir yükümlülüğe dönüştürdüğünü göstermektedir. Özellikle Japonya ve Avrupa merkezli kalkınma kuruluşlarının bu sürece dahil olması, fonlama maliyetlerinin optimize edilmesi ve yatırımcı tabanının coğrafi olarak çeşitlendirilmesi açısından stratejik bir kazanımdır. Bu hamle, bankanın net sıfır karbon hedefleri doğrultusunda reel sektörün yeşil dönüşümüne sunduğu likidite desteğini artırırken, Türkiye’ye yönelik sürdürülebilir sermaye girişini de güçlendirmektedir.