Şekerbank’tan 170 Milyon Dolarlık Kredi Anlaşması

Şekerbank, sürdürülebilir ve kapsayıcı bankacılık faaliyetlerini desteklemek amacıyla Hollanda Kalkınma Bankası (FMO) liderliğinde 7 uluslararası kalkınma finans kuruluşunun katılımıyla toplam 170 milyon dolar tutarında, 5 yıl vadeli sendikasyon kredisi sağladı. Türkiye’nin COP31 İklim Zirvesi’ne ev sahipliği yapmaya hazırlandığı dönemde temin edilen bu kaynak; kırsal bölgelerdeki KOBİ ve mikro işletmelerin, kadın girişimcilerin finansmana erişimini yaygınlaştırmanın yanı sıra sürdürülebilir tarım ve yeşil dönüşüm yatırımlarının finansmanında kullanılacak.
FMO liderliğinde gerçekleştirilen sendikasyon kredisine; Fransa Kalkınma Ajansı’nın (AFD) iştiraki Proparco, Avusturya Kalkınma Bankası (OeEB), Finlandiya Endüstriyel İş birliği Fonu (Finnfund), Türk Yatırım Fonu (TIF), Blue Orchard Mikrofinansman Fonu (BOMF) ve Responsability Investments katılım sağladı. Söz konusu işlem ile Finlandiya Endüstriyel İş birliği Fonu ve Türk Yatırım Fonu, Türkiye’de ilk kez bir bankaya finansman desteği sunmuş oldu.
Kredinin imza töreni FMO, Proparco, OeEB ve TIF temsilcilerinin yanı sıra Hollanda İstanbul Başkonsolosu Daan Huisinga ve Avusturya İstanbul Başkonsolosu Doris Fida-Šrajner’in katılımıyla düzenlendi.
Aybala Şimşek Galpin: “Uluslararası Finans Kuruluşları ile Anadolu Çiftçisi Arasında Köprü Oluyoruz”
Şekerbank Genel Müdürü Aybala Şimşek Galpin, sağlanan kaynağın Şekerbank’ın 73 yıllık sürdürülebilir bankacılık birikiminin uluslararası alanda gördüğü takdirin bir göstergesi olduğunu belirtti. Banka şubesi bulunmayan yörelere dahi hizmet götürdüklerini vurgulayan Galpin, 2024 yılındaki 160 milyon dolarlık işlemin ardından FMO liderliğinde sağlanan bu 170 milyon dolarlık yeni kaynağın geniş yatırımcı profilinin Türkiye’nin kalkınmasına olan güveni yansıttığını dile getirdi. Galpin, bu finansmanın COP31 yolunda kapsayıcı yeşil dönüşüm açısından örnek bir proje niteliği taşıdığını ifade etti.
FMO Finansal Kuruluşlar Direktörü Frouke Hoekstra ise Şekerbank’ın yerel topluluklarla kurduğu köklü bağların ve kapsayıcı bankacılık taahhüdünün uluslararası finans camiası için büyük değer taşıdığını belirterek, yerel uzmanlık ile uluslararası sermayenin buluşmasının dönüştürücü etkilerine dikkat çekti.


