TSKB Kalkınma Günü Konferansı İstanbul’da Düzenlendi

Türkiye’nin ilk ve tek özel sermayeli kalkınma ve yatırım bankası Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB), kapsayıcı ve sürdürülebilir bir geleceğe katkıda bulunmak için başlattığı TSKB Kalkınma Günü Konferansı’nın üçüncüsünü İstanbul’da düzenledi. Çok boyutlu kalkınma odağında Türkiye’den ve dünyadan akademi, finans ve iş dünyasının temsilcilerini buluşturan konferans, bu yıl Hızlı Dönüşen Dünyada Kalkınma Rotasını Belirlemek temasıyla 3 Haziran’da Swissôtel The Bosphorus İstanbul’da gerçekleşti.
2024 yılından bu yana her yıl farklı bir temayla kalkınma gündemini ele alan konferansta, bu yıl alanında önde gelen konuşmacılar yer aldı. Açılışta konuşan TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar, “Türkiye’nin kapsayıcı ve sürdürülebilir kalkınmasının temel taşıyıcılarından olarak, içinden geçtiğimiz hız ve belirsizlikler çağında, kalkınma stratejimizle uyumlu doğru rotayı çizmenin ve stratejik adımlar atmanın sorumluluğunu her zamankinden daha fazla hissediyoruz. Bu doğrultuda, kapsayıcı, adil ve sürdürülebilir bir gelecek için paydaşlarımızla iş birliği halinde çalışmaya devam ederek ekonomik, çevresel, sosyal ve kültürel ölçekte somut fayda yaratmaya, çıtayı daha da yükseğe taşımaya devam edeceğiz. Geride bıraktığımız 76 yılda ulusal ve uluslararası iş ortaklıklarımız ve uzun soluklu projelerimizle giderek güçlendirdiğimiz köklü TSKB mirasını, bugün ülkemizin sürdürülebilir ve kapsayıcı stratejik kalkınma hedefleriyle birleştirerek TSKB etkisini büyütmeye devam ediyoruz. Türkiye’nin üretim gücüne, üçüz dönüşümüne ve kapsayıcı kalkınma hedeflerinin hayata geçirilmesine kesintisiz desteğimizi büyütürken yenilenebilir enerji, döngüsel ekonomi, kadın ve genç istihdamı, sosyal yatırımlar, danışmanlık ve yenilikçi finansman modelleriyle sürdürülebilir kalkınmanın lokomotifi olmayı sürdürüyoruz” dedi.
Açılışta TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar ile konferansın medya partneri Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ katılımcılara hitap etti. Açılış konuşmalarının ardından Oxford Üniversitesi’nden Küreselleşme ve Kalkınma Profesörü Ian Goldin’ın sunumuyla devam eden programda; MIT Media Lab’ten Doç. Dr. Canan Dağdeviren, TSKB Başekonomisti ve Direktörü Dr. Burcu Ünüvar, TSKB Genel Müdür Yardımcısı Hasan Hepkaya, Limak Yatırım Proje Finansman Direktörü Ebru Nur Yıldız, Özaltın Holding CFO’su Selin Refik, Beko R&D Kıdemli Direktörü Soner Kahraman, sanatçı ve bilgisayar bilimci Memo Akten ile Ekonomi Gazetesi Koordinatörü Didem Eryar Ünlü’nün moderasyonunda gerçekleşen girişimcilik panelinde Werover Kurucu Ortağı ve CEO’su Balca Yılmaz, Binclusive Kurucusu ve CEO’su Atakan Nalbant konuştu. Konferansın ardından düzenlenen kokteylde Ferit Odman Quintet sahne aldı.
Küresel piyasalarda jeopolitik gerilimlerin, iklim krizine bağlı yasal yaptırımların ve dijital asimetrinin makro dengeleri zorladığı 2026 finansal konjonktüründe, TSKB’nin 3. Kalkınma Günü Konferansı’nı gerçekleştirmesi, sürdürülebilir finansman ve yatırım bankacılığı ekosistemi açısından son derece kritik bir entelektüel ve mali çıpadır. Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) ve yeşil mutabakat süreçlerinin Türk sanayisi üzerinde ciddi bir geçiş riski (transition risk) yarattığı bu dönemde, TSKB’nin “üçüz dönüşüm” (dijital, yeşil ve toplumsal) odaklı stratejik yaklaşımı, reel sektörün küresel rekabet gücünü tahkim etmektedir. Kurumsal risk yönetimi, proje finansmanı ve sigortacılık perspektifinden bakıldığında; yenilenebilir enerji, döngüsel ekonomi ve altyapı mühendisliği yatırımlarının akademik ve finansal otoritelerle konsolide edilmesi, sürdürülebilirlik endeksli tahvillerin (ESG bonds) uluslararası piyasalardaki kredibilitesini maksimize etmektedir. Büyük montanlı endüstriyel yatırımların underwriting süreçlerinde, iklim ve sosyal risklerin proaktif olarak modellenmesi, fabrikaların sigortalanabilirlik (insurability) endeksini yükseltirken, iş durması (business interruption) ve sermaye kaybı risklerini minimize etmektedir. TSKB’nin 76 yıllık kurumsal hafızasıyla fonladığı bu yeşil ve kapsayıcı dönüşüm dalgası, Türkiye’nin makroekonomik dirençliliğini artıracak ve sürdürülebilir kalkınmayı kalıcı bir finansal koruma kalkanına dönüştürecek rasyonel bir pazar stratejisidir.


