Türk Eximbank Ve UKEF Arasında Savunma Anlaşması
Türk Eximbank ve Birleşik Krallık hükümetinin ihracat kredi kuruluşu olan UK Export Finance (UKEF), 7 Mayıs 2026 tarihinde bir Mutabakat Zaptı imzaladı. Anlaşma, Birleşik Krallık ve Türkiye‘den yapılacak ihracat içeren üçüncü ülkelerdeki savunma projelerine iki kuruluşun ortak finansman sağlamasının önünü açmayı hedefliyor.
Kuruluşlar 2017 yılında bir Mutabakat Zaptı ve kapsamlı bir reasürans ve sigorta anlaşması imzalamış, reasürans anlaşması kapsamında enerji ile otoyol projeleri ortaklaşa finanse edilmişti. Yeni imzalanan Mutabakat Zaptı kapsamındaki projelerle ilgili olarak Türk Eximbank ve UKEF, reasürans anlaşmasında öngörülen mekanizma çerçevesinde de iş birliği yapabilecek.
Mutabakat zaptı kapsamında gündeme gelebilecek her türlü finansman düzenlemesi, her iki tarafın uluslararası yükümlülükleriyle tam uyumlu ve OECD kural ve düzenlemelerine tabi olacaktır. Anlaşma çerçevesinde karşılıklı bilgi paylaşımı, uzmanlık desteği ve danışmanlığın yanı sıra toplantı ve istişarelerin gerçekleştirilmesi de öngörülüyor.
Savunma Sanayiinde Uygun Finansman Fırsatları
Türk Eximbank Genel Müdürü Ali Güney, UKEF’in bugüne kadar Türk Eximbank’ın başlıca ortaklarından biri olduğunu ve imzalanan mutabakatın kurumlar arasındaki zaten güçlü olan bağları daha da ileriye taşıyacağını belirterek memnuniyetini dile getirirken, anlaşmanın savunma sektörü de dahil olmak üzere üçüncü ülkelerdeki projeler için uygun finansman fırsatları sunacağını ifade etti.
UK Export Finance CEO’su Tim Reid ise şunları söyledi: “2017’de reasürans anlaşmamızı imzalamamızdan bu yana, UKEF ve Türk Eximbank, büyük enerji ve ulaşım altyapı projelerinin desteklenmesi de dahil olmak üzere somut sonuçlar elde etti. Bu yeni Mutabakat Zaptı, yakalanan bu ivmenin üzerine inşa edilerek iş birliğimizi savunma sektörüne genişletmekte ve Birleşik Krallık ile Türk tedarikçilerin yeni pazarlarda yan yana fırsatları değerlendirmesine imkan sağlamaktadır.”
Türk Eximbank ve UKEF arasındaki bu yeni mutabakat, savunma sanayii finansmanında “Üçüncü Ülke” modelinin stratejik bir derinlik kazandığını göstermektedir. 2017’deki enerji ve ulaştırma odaklı iş birliğinin savunma sektörüne evrilmesi, Türkiye’nin savunma ihracatındaki yükselen grafiğinin uluslararası finansal kuruluşlar nezdinde de risk iştahını artırdığını kanıtlıyor. OECD kurallarına tabi reasürans mekanizmalarının kullanımı, yüksek montanlı projelerin underwriting süreçlerinde hem Türk hem de İngiliz tedarikçiler için güvenli bir liman oluşturacaktır. Bu anlaşma, sadece finansal kaynak sağlamakla kalmayıp, iki ülkenin savunma sanayii ekosistemlerini küresel pazarlarda “ortak oyuncu” olarak konumlandırmaktadır. Sektörel perspektiften bakıldığında; karmaşık risk yapısına sahip savunma projelerinin, devlet destekli ihracat kredileri ve reasürans modelleriyle teminat altına alınması, Türkiye’nin küresel savunma ticaretindeki pazar payını kalıcı olarak büyütecek bir hamledir.



