COP31 Öncesi Fosil Yakıtlardan Uzaklaşma Talebi
Türkiye’de iklim alanında çalışan 17 sivil toplum örgütünden oluşan İklim Ağı, 8-18 Haziran 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen Bonn İklim Değişikliği Konferansı‘na ilişkin bir açıklama yaptı. Açıklamada, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum‘un, ulusal iklim hedeflerine ilişkin olarak “bugünden itibaren emisyonların düşürülmesi gerektiği” yönündeki ifadelerinin umut verici olduğu belirtildi. Ancak İklim Ağı, Türkiye‘nin mevcut iklim hedefinin mutlak azaltım değil, “artıştan azaltım” öngördüğünü hatırlatarak, bu hedefin güncellenmesi ve emisyonların bugünden itibaren net sıfır hedefiyle uyumlu şekilde azaltılması gerektiğini vurguladı.
Bonn Konferansı’nda Bakan Kurum, COP31 İklim Eylem Gündemi kapsamındaki öncelikli alanları ve hedefleri açıklamış, 2035 yılına kadar toplam enerji tüketimi içinde yüzde 35 elektrifikasyon oranına ulaşılmasının hedeflendiğini duyurmuştu.
Elektrifikasyon Temiz Enerji Kaynaklarıyla Desteklenmeli
İklim Ağı, elektrifikasyon hedefinin iklim krizine karşı kritik öneme sahip olduğunu ancak bu hedefin ancak kullanılan elektriğin fosil yakıtlar yerine temiz ve yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilmesi durumunda anlamlı olacağını ifade etti. Açıklamada, Türkiye açısından elektrifikasyonun ancak kömürden planlı ve adil bir çıkışla gerçek bir dönüşüm sağlayabileceği vurgulandı.
Sivil Toplum Örgütlerinden COP31 Başkanlığı’na Ortak Mektup
Ayrıca İklim Ağı, Bonn’da Türkiye ve Avustralya‘dan yaklaşık 100 sivil toplum örgütünün imzaladığı ortak mektubu COP31 Başkanlığı’na iletti ve COP28‘de fosil yakıtlardan uzaklaşmaya yönelik varılan anlaşmanın uygulanması için COP31’de somut adımlar atılması talebini yineledi.
Küresel iklim diplomasisinin ve emisyon ticaret sistemlerinin (underwriting) risk fiyatlama kriterlerini doğrudan etkilediği 2026 konjonktüründe, İklim Ağı’nın Bonn Konferansı sonrası yaptığı bu çıkış, Türkiye’nin makro iklim politikalarının rasyonel bir analizidir. Bakan Murat Kurum tarafından açıklanan yüzde 35’lik elektrifikasyon hedefinin sürdürülebilir bir ekonomik kazanca dönüşmesi, sanayinin enerji girdilerinde kömür ve fosil yakıtlardan adil bir çıkış stratejisiyle planlanmasına bağlıdır; bu durum hem yeşil finansman kaynaklarına erişimi kolaylaştıracak hem de ülkenin küresel dekarbonizasyon pazarındaki rekabetçi pozisyonunu makro düzeyde tahkim edecektir.



