İklim Sağlıktır Programı Kitapçığı Yayımlandı

Soframızdan soluduğumuz havaya iklim sağlığımızı değiştiriyor. İklim değişikliği, yediğimiz gıdadan yaşadığımız şehre kadar sağlığımızı şekillendiriyor. İklim ve Sürdürülebilirlik Bilimleri Araştırma Vakfı (İSBAV), hazırladığı “İklim Sağlıktır” yayınıyla bu bağlantıya dikkat çekiyor. COP31’de yer alacak olan vakıf, iklim kararlarının insan sağlığı üzerindeki etkilerini gündeme taşıyor.
Bir sıcak hava dalgası okulda, işyerinde ya da evde sağlığımızı nasıl etkiliyor? Soluduğumuz hava, içtiğimiz su ve soframıza gelen gıda değişen iklimden nasıl etkileniyor? Bu sorular, iklim gündeminin gündelik hayatımızla bağını ortaya koyuyor. Enerjiyi nasıl ürettiğimiz, şehirleri nasıl planladığımız ve doğayı nasıl koruduğumuz, aynı zamanda insanların hangi koşullarda yaşayacağını belirliyor.
“Sağlığımız, çevremizin sağlığıyla başlar” yaklaşımıyla hazırlanan İklim Sağlıktır yayını, COP31’in tematik gündemini sağlık perspektifiyle ele alıyor. Bilimsel araştırmalardan yararlanan yayın, çevre ve iklim alanındaki kararların insan yaşamındaki karşılığını görünür kılıyor. İSBAV, bu yaklaşımla iklim ile sağlığın birlikte değerlendirilmesinin daha etkili ve koruyucu çözümlerin önünü açabileceğine dikkat çekiyor.
Türkiye’de Sıcaklık ve Kirli Hava, Sağlık Yükünü Artırıyor
Dünya Sağlık Örgütü’nün Temmuz 2026 değerlendirmesine göre, iklim değişikliği sıcak hava dalgalarının sıklığını ve şiddetini artırıyor. Aşırı sıcaklar kalp ve böbrekleri zorluyor, mevcut kalp-damar ve solunum hastalıklarını ağırlaştırabiliyor. Hastaneye yatış ve ölümler, sıcaklığın yükseldiği günlerde ve hemen sonrasında görülebiliyor. Özellikle yaşlılar ve açık havada çalışanlar daha fazla risk altında.
Türkiye’de bu risklere yüksek hava kirliliği yükü ekleniyor. OECD’nin Kasım 2025 Türkiye raporunda, ince partikül maruziyeti metreküpte 22,1 mikrogram, OECD ortalaması ise 11,2 mikrogram olarak veriliyor. Kurumun Nisan 2026 Türkiye değerlendirmesi, hava kirliliğini kronik hastalıkların önlenmesinde ilk üç öncelik arasında sayıyor. Fosil yakıtların hem iklimi ısıtması hem havayı kirletmesi, iklim ve sağlık politikalarının birlikte yürütülmesini gerektiriyor.
İSBAV’ın iklim ve sağlık yaklaşımı, koruyucu yatırımların değerini insanların yaşamındaki kazanımlarla birlikte ele alıyor. Bir yatırımın kimleri aşırı sıcaklardan koruduğu, bir ulaşım kararının hava kalitesini nasıl değiştirdiği ve bir tarım politikasının sağlıklı gıdaya erişimi nasıl etkilediği, karar süreçlerinin başında değerlendirilmelidir. Böylece iklim eyleminin faydası, emisyon göstergeleriyle birlikte insanların yaşam koşulları ve sağlık sonuçları üzerinden de görünür kılınabilir.
İSBAV, sıcaklık ve hava kirliliğinin artırdığı sağlık risklerine karşı atılabilecek adımları İklim Sağlıktır Programı’nda ele alıyor. Vakfın internet sitesinden indirilebilen, 11 tematik bölümden oluşan program kitapçığı, gıda, enerji, ulaşım ve şehir planlaması gibi alanları sağlık perspektifiyle değerlendiriyor. Okullarda temiz hava ve güvenli su, yaşlıları aşırı sıcaklardan koruyan konut ve bakım yatırımları, çalışanlar için güvenli çalışma koşulları gibi öneriler sunuyor.
Bilimi Karar Vericiler ve Toplumla Buluşturmak
İklim, çevre ve insan sağlığı arasındaki ilişkileri odağına alan İSBAV, bilimsel bilgiyi anlaşılır ve uygulanabilir çözümlerle buluşturmak için çalışıyor. Vakıf, kamu kurumları, yerel yönetimler, özel sektör ve sivil toplum arasında iş birlikleri geliştirerek sağlığı koruyan kararların yaygınlaşmasına katkı sunmayı amaçlıyor. İklim Sağlıktır yayını da bu ortak zemini güçlendirmeyi ve çevremizin sağlığıyla kendi sağlığımız arasındaki bağı kamuoyunun gündemine taşımayı hedefliyor.


