Ovacık RES Uçtan Uca Kadınlara Emanet
Enerjisa Üretim, enerji sektöründe fırsat eşitliğini sağlamak ve kadın istihdamını artırmak amacıyla 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde önemli bir başarıyı kutluyor. Rüzgarı Enerjiye Dönüştüren Kadınlar (REDKA) programı sayesinde kadın mühendis ve teknisyenler sektöre kazandırılırken, Türkiye’nin ilk tamamen kadın ekibiyle yönetilen rüzgar santrali Ovacık RES, enerjideki kadın gücünü gözler önüne seriyor.
Tamamı Kadınlardan Oluşan İlk Rüzgar Santrali
Yenilenebilir enerji dönüşümüne öncülük eden Enerjisa Üretim’in santrallerinden biri olan Ovacık RES, yalnızca enerji üretmekle kalmıyor, aynı zamanda toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda sektörde yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. 1.000 MW’lık YEKA RES-2 projesinin bir parçası olan Ovacık RES, Türkiye’de ve yakın coğrafyada uçtan uca tamamen kadınlar tarafından yönetilen ilk rüzgar santrali olarak tarihe geçti.
Teknik bakım, işletme yönetimi ve güvenlik gibi tüm kritik operasyonlar kadın çalışanlar tarafından yürütülüyor. REDKA programıyla yetişen kadın mühendis ve teknisyenler, Ovacık RES’te sahada aktif rol alarak enerji sektöründe dönüşümün öncüsü oluyor. Enerjisa Üretim, yerel kalkınmaya verdiği destekle sadece profesyonel kadınları değil, bölge halkından kadınları da enerji sektörüne kazandırıyor.
Kadınların Enerjideki Gücü Sınır Tanımıyor
Kadın istihdamına yön veren REDKA programı, kadın mühendis ve teknisyenleri yenilenebilir enerji alanında uzmanlaştırarak sahada aktif görev almalarını sağlıyor. Rüzgar enerjisi teknolojileri, bakım-onarım süreçleri ve operasyonel yönetim gibi kritik alanlarda verilen eğitimlerle kadınlar, teoriyi pratiğe dönüştürerek sektörde güçlü bir yer ediniyor.
Enerjisa Üretim, Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi ve Kadının Güçlenmesi Prensipleri (WEPs) doğrultusundaki taahhütleriyle kadınların enerji dönüşümündeki gücünü artırmaya devam ediyor. REDKA ile kadınlar yalnızca sektöre adım atmıyor, aynı zamanda dönüşümün öncüsü oluyor.
“Kadınların Enerjisiyle Geleceğe Yön Veriyoruz”

Enerjisa Üretim İnsan ve Kültür Genel Müdür Yardımcısı Ayşegül Gürkale, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında yaptığı açıklamada, kadınların enerji sektöründeki varlığının artırılmasının sürdürülebilirlik açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.
Enerji sektörünün yalnızca teknik uzmanlıkla değil, aynı zamanda kapsayıcılık ve çeşitlilikle büyüdüğünü belirten Gürkale, Ovacık RES ve REDKA programıyla kadınların yenilenebilir enerji sektöründe daha fazla yer almasını sağlamak için çalıştıklarını ifade etti. Uzun yıllardır erkek egemen bir sektör olarak görülen enerji alanında büyük bir dönüşüm başlattıklarını vurgulayarak, Ovacık RES’in Türkiye’de ve yakın coğrafyada uçtan uca tamamen kadınlar tarafından yönetilen ilk santral olduğunu belirtti.
Teknik bakım, işletme yönetimi ve güvenlik gibi tüm alanların kadın çalışanlar tarafından yürütüldüğünü ifade eden Gürkale, bu adımın yalnızca bir istihdam hamlesi değil, gerçek bir dönüşüm hareketi olduğunu dile getirdi. Eşitlik vaadinin, somut adımlar atmayı gerektirdiğini belirten Gürkale, enerji sektöründe kadın istihdam oranlarının düşük olduğunu ve bunu değiştirmek için kararlı olduklarını söyledi.
İki yıl önce başlattıkları “Rüzgarı Enerjiye Dönüştüren Kadınlar” programı ile mühendis ve teknisyen kadınları sektöre kazandırdıklarını belirten Gürkale, bugün Ovacık RES’in tamamen kadın çalışanlara emanet olduğunu ifade etti. Yenilenebilir enerji alanında kadın istihdam oranını %60’a çıkarmayı hedeflediklerini ve bu hedefe ulaşana kadar durmayacaklarını vurguladı.
Kadın Çalışanlardan İlham Veren Açıklamalar
Enerjisa Üretim Ovacık Santrali İşletme Mühendisi Saadet Çekemoğlu, kendisinin de büyük hayaller kurarak bu projeye dahil olduğunu belirtti. Enerji sektörünün zorlu koşullarına rağmen kadınların her alanda en iyisini başarabileceğini vurgulayan Çekemoğlu, Ovacık RES’in Türkiye’de ilk ve tek tamamen kadınlardan oluşan santral olduğunu söyledi.
Santralde çalışmanın kendisi için büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirten Çekemoğlu, santralin 54,6 MW kurulu güce sahip olduğunu, 13 türbinin her birinin 4,2 MW üretim kapasitesine sahip olduğunu ve kulelerin 110 metre yüksekliğe ulaştığını ifade etti. Bu projede yer almanın, hayallerinin peşinden koşmanın ve cesaretin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdiğini söyledi.
Manisa doğumlu olan ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi Elektrik Programı’ndan mezun olan Ovacık Santrali İşletme Teknisyeni Zelihanur Güler, üniversite yıllarına kadar enerji sektörünü erkeklere özgü bir alan olarak gördüğünü itiraf etti. Ancak Ovacık RES’in tamamen kadınlar tarafından işletileceğini duyduğunda, “Ben neden yapamayayım?” diyerek bu yolculuğa adım attığını belirtti.
REDKA programı sayesinde rüzgar türbinlerinin çalışma prensiplerinden yüksek gerilimde çalışmaya kadar kapsamlı teknik eğitimler aldığını ve sahada uygulama fırsatı bulduğunu aktaran Güler, ilk başta yüksek kuleleri görmenin kendisini korkuttuğunu, ancak aldığı eğitimler sayesinde bu korkuyu yendiğini dile getirdi.
Ailesi ve arkadaşlarının desteğiyle cesaretinin daha da arttığını söyleyen Güler, bugün sektörde çalışan bir kadın olarak “Bu işin kadını erkeği yok. Hayallerinizin peşinden gidin, cesaretinizden asla vazgeçmeyin.” mesajını verdi.



