Türkiye Sigorta Birliği, DEİK Genel Kuruluna Katıldı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle gerçekleştirilen Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye 39. Genel Kurulu’na, Türkiye Sigorta Birliği (TSB) katılım sağladı.
DEİK üyesi olarak Genel Kurul’da yer alan TSB’yi, Genel Sekreter Özgür Obalı temsil etti. Toplantı, ülkemizin ekonomik kalkınmasına ve uluslararası ticaret ile yatırım ilişkilerinin geliştirilmesine katkı sunan önemli bir platform olarak öne çıktı.
Bir Ülkenin Ekonomik Gücü Koruyabildikleriyle De Ölçülür

TSB’den yapılan açıklamada, günümüzde ihracat yapan, yatırım gerçekleştiren ve küresel pazarlarda büyüyen şirketlerin karşılaştığı risklerin her geçen gün daha karmaşık hale geldiğine dikkat çekilerek şu değerlendirmelerde bulunuldu:
“Bir ülkenin ekonomik gücü yalnızca ürettikleriyle değil, aynı zamanda koruyabildikleriyle de ölçülür. Bu noktada sigorta sektörü; hizmet ihracatındaki önemli yeri, risk yönetimi kapasitesi, finansal dayanıklılığı destekleyen yapısı ve sürdürülebilir büyümeye sağladığı katkıyla stratejik bir rol üstlenmektedir.”
DEİK Vizyonu Ve Sigortanın Gücü Birleştiğinde
DEİK’in uluslararası ekonomik ilişkileri geliştirme vizyonu ile sigorta sektörünün risk yönetimi gücünün bir araya gelmesiyle daha güvenli ticaret, daha sürdürülebilir yatırımlar ve daha dirençli bir ekonominin mümkün olabileceği vurgulandı. Açıklamada, risklerin etkin şekilde yönetildiği yerde büyümenin hızlandığı, güven ortamının güçlendiği yerde ise yatırımın arttığı ifade edildi.
TSB yetkilileri, Türkiye’nin küresel rekabet gücünü artırma yolculuğunda sigorta sektörünün rolünün her zamankinden daha stratejik olduğuna inandıklarını belirterek, sürdürülebilir büyüme, risk yönetimi ve ekonomik dayanıklılık alanlarında ülkeye değer katmaya devam edeceklerini ifade etti.
Küresel tedarik zincirlerinde jeopolitik risklerin, korumacılık duvarlarının ve makroekonomik dalgalanmaların tırmandığı 2026 konjonktüründe, Türkiye Sigorta Birliği’nin (TSB) DEİK Türkiye 39. Genel Kurulu’nda Genel Sekreter düzeyinde temsil edilmesi, Türk sigorta pazarının dış ticaret finansmanındaki yerini tescilleyen rasyonel bir adımdır. İhracata dayalı büyüme modelinde, fiziksel üretim gücü kadar bu üretimin ve sınır ötesi lojistiğin maruz kaldığı katastrofik, ticari ve politik risklerin sönümlenmesi – yani “koruma” işlevi – makro düzeyde birincil öneme sahiptir. Sigorta sektörü perspektifinden bakıldığında; nakliyat (cargo), tekne/makine, ticari alacak (credit insurance) ve sorumluluk (liability) branşlarında sunulan güçlü reasürans ve kapasite desteği, Türk ihracatçısının küresel pazarlarda agresif ve güvenli hareket edebilmesini sağlayan finansal bir kaldıraç işlevi görmektedir. TSB’nin DEİK’in uluslararası vizyonuyla kurduğu bu stratejik iş birliği; hizmet ihracatı gelirlerinin artırılması, hasar/prim rasyolarının (loss ratio) uluslararası standartlarda tutulması ve yabancı yatırımlar için güvenli bir ekosistem inşa edilmesi adına, sigortayı sadece bir maliyet kalemi olmaktan çıkarıp makroekonomik dayanıklılığın ve sürdürülebilir kalkınmanın en stratejik savunma kalkanı haline getirmektedir.



