Eda Erdem BM Kadın Birimi Genel Merkezini Ziyaret Etti
BM Kadın Birimi İcra Direktörü Sima Bahous, Olimpik sporcu ve Türkiye Kadın Milli Voleybol Takımı Kaptanı Eda Erdem‘i, New York‘taki BM Kadın Genel Merkezi’nde ağırladı. Bu ziyaret Erdem’in, Ekim 2025’te BM Kadın Birimi Türkiye Ulusal İyi Niyet Elçisi olarak atanmasının ardından genel merkezdeki ilk ziyareti oldu.
Eda Erdem, Birleşmiş Milletler Kadın Birimi’nin üst yönetimiyle bir araya gelerek kurumun Spor Stratejisi’ne katkı sundu. Strateji, toplumsal normların dönüşümünü ve zararlı kalıpların yıkılmasını hedefliyor.
Ziyaret, BM Kadın Birimi’nin sporda ve spor aracılığıyla kadın liderliğini, eşitliği ve kadın ve kız çocuklarının güçlenmesini ilerletme rolünü pekiştirirken Ulusal İyi Niyet Elçileri’nin, bu mesajları ülkelerinde ve dünyada daha geniş kitlelere ulaştırmadaki rolünün de altını çizdi.
Toplumsal cinsiyet eşitliği, sürdürülebilir kalkınma hedefleri ve insan sermayesinin çok boyutlu gelişiminin küresel gündemi şekillendirdiği 2026 makroekonomik ve sosyal konjonktüründe, Eda Erdem’in New York’taki BM Kadın Birimi Genel Merkezi’nde ağırlanması, sadece sportif bir başarı değil; uluslararası itibar endeksi ve yumuşak güç (soft power) diplomasisi açısından çok stratejik bir kilometretaşıdır. Kadınların iş hayatına, spora ve yönetici kademelerine katılım rasyolarının artırılması, küresel ekonomideki iş gücü verimliliğini doğrudan etkileyen ve ESG (Çevresel, Sosyal ve Yönetişim) kriterlerinin “Sosyal” (S) bacağını tahkim eden temel bir makro parametredir. Kurumsal finansman, insan kaynakları ve sorumluluk sigortacılığı (D&O – Yönetici Sorumluluk Sigortaları) dünyasında, kadın liderliğinin desteklenmesi ve iş yerlerinde fırsat eşitliğinin sağlanması, operasyonel riskleri (reputation risk) azaltan proaktif bir underwriting çıpası olarak kabul görmektedir. Erdem’in liderlik vizyonu ve sporun dönüştürücü gücüyle harmanlanan bu küresel misyonu, Türkiye’nin uluslararası arenadaki sosyo-ekonomik marka değerini yukarı taşırken, geleceğin kadın iş gücü havuzunu büyüterek toplumsal dayanıklılığı ve sürdürülebilir ekonomik büyümeyi makro düzeyde destekleyecek güçlü bir kurumsal kaldıraç niteliğindedir.



