Dolar 31,0185
Euro 33,6767
Altın 2.020,27
BİST 9.312,12
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 12°C
Açık
İstanbul
12°C
Açık
Per 16°C
Cum 18°C
Cts 18°C
Paz 14°C

Kırk Yaşında Anne Olmak

Bitlis Eren Üniversitesi Öğretim Görevlisi
11 Mart 2021 12:46

Çok zordu kırk yaşında anne olmak. Hazır hissetmek ya da çok istemekle olmuyormuş annelik. Bir yavruyu kucaklayınca başlıyormuş meğer her şey. Ben de seni tam kırk yaşında, bir Perşembe günü serin bir Kasım sabahında aldım kollarıma.

Evet, kırk yaşındaydım. Cahit Sıtkı Tarancı’nın dediği gibi yolun yarısını çoktan geçmiştim. Şair yanılıyordu asıl şimdi yolun başındaydım. Omuzlarımdaki yük çok ağırdı. Yıllarca anne olabilmek için verdiğim her mücadele senin içinmiş. Sana iyi bir anne olabileyim diye Allah pişirmiş meğer beni. Seni kucakladım ve annen olmayı ben istedim. Ağladığında gözyaşlarını silen mendil benim elimde olmayacaksa, acıktığında yediğin her lokma boğazından yağ gibi kaymayacaksa, susadığında su olup, oluk oluk akmayacaksam; neye yarar benim anneliğim? Hüznün hüznüm, sevincin sevincim olacak. Senin ayağına bir taş değse benim ciğerim yanacak elbet…

Geceleri saat başı ağlama nöbetlerin olurdu. Ya kusarak ya da ağlayarak uyanırdın. Koşar kucaklardım seni… Pıt pıt atan minik kalbini kalbime dayayıp ’’yanındayım, seninleyim’ ’telkinleriyle sabahlardık hep. Kolay kolay sakinleşmezdin. Belki de beni cezalandırmaya çalışırdın, annesiz geçen ilk üç ayın hesabını sorardın kendince. İşte o annesiz geçen ilk üç ayın bükerdi belimi. Kızamazdım hiç sana. Basardım bağrıma, sessiz sessiz ağlardım, bensiz geçen üç ayına. Sonra düşünürdüm’ ’ne mutlu ki oğlum her ağladığında, yanına koşup gelen annesi var. Üç ay boyunca kendi kendine ağlayıp avundu kuzum. Şimdi annesi avutsun diye yapıyor bu huysuzluğu’ ’der, seni avuttuğum gibi kendimi de avuturdum.

Evet, Zordu Kırk Yaşında Anne Olmak

Zorluğu bir bebeğe bakmak, doyurmak değildi elbet. Zorluğu sorumluluk almak, bir fidanı ağaç yapmak… Benim fidanım henüz ferik(yeni).Dallanıp budaklanacak, gölgesi olan kocaman bir ağaç olacak…

Varsın kırk yaşında olsun ne çıkar. Minicik bir kuzuyu büyütüp, mutlu bir insan olarak görme hayali bile, Allah ömür verse, değil kırk yaşında, yüz kırk yaşında bile anne olmaya değer.

Yıllar geçtikçe anladım ki; omuzlarımdaki yük, varlığından değil yokluğundanmış meğer… Varlığın ve sevgin, omuzlarımdaki tüm yükü aldı götürdü benden.

Ben seninle hayat buldum ve iyi ki annen oldum.

Ömer Faruk’un annesi…

ETİKETLER:
YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
19 Şubat 2021 18:35
19 Şubat 2021 18:19