DOLAR 13,5346
EURO 15,3121
ALTIN 748,42
BIST 1.810
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 12°C
Çok Bulutlu
İstanbul
12°C
Çok Bulutlu
Per 14°C
Cum 17°C
Cts 14°C
Paz 13°C

Kısıtlamaların Ekonomik Yansımaları

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın Salı akşamı açıkladığı kısmi kısıtlamalardan sonra her kesimden farklı farklı açıklamalar geldi. Öncelikle gerek sosyal medyada yapılan açıklama ve yorumları, gerekse sahada ki izlenimlerimi sizlerle paylaşarak tüm sektörleri, tüm kişileri ayrı ayrı memnun etmenin ne kadar zor olduğunu anlatmak istiyorum.

Tüm kişileri ayrı ayrı memnun etmenin ne kadar zor olduğunu anlatmak istiyorum

Büyüklü, küçüklü işletme temsilcilerinin tamamı kısıtlamalara karşı olduklarını, pandemi sürecinde ayakta durmaları noktasında güçlük çektiklerini vurguluyorlar. Memurlar ve sabit geliri olanların yorumlarına baktığımızda kısıtlamaların az olduğunu ve daha radikal kararlar alınması gerektiğini belirtiyorlar.

Bizlerin çalışmaya ihtiyacı var
Bizlerin çalışmaya ihtiyacı var

Bizlerin çalışmaya ihtiyacı var

Kafe, kıraathane, lokanta ve AVM çalışanları, virüsün varlığı veya yokluğunu umursamadan “bizlerin çalışmaya ihtiyacı var” diyerek, kararlardan memnun olmadıklarını dile getiriyorlar. Seyyar satıcı, Kâğıt toplayıcısı, ayakkabı boyacısına kadar görüştüğüm tüm serbest çalışanlar, “süreçte biz günlük kazanan ve günlük harcayan çalışanlarız, kısıtlamaların kısmi olması dolayısıyla hiç olmasa günü kurtarabiliriz”, diyorlar.

Maske yok, sosyal mesafe sıfır

Son günlerde virüs hızının artmasının en önemli nedeni tedbirsiz davranışlardır. Hafta içi cadde ve sokaklarda normal günlerden daha kalabalık bir şekilde aşırı rahat hareket edildiğini gözlemledim. Maske yok, sosyal mesafe sıfır! Sanki uzun zamandır bu kadar çileyi biz çekmemişiz, binlerce insan başka nedenden ölmüş gibi hayretler içinde izledim. Yanlış yapılıyor!

Benim bağışıklık sistemim kuvvetli!
Benim bağışıklık sistemim kuvvetli!

Benim bağışıklık sistemim kuvvetli!

Bu da demek oluyor ki hala çok dikkatli olmalıyız. Hiç olmasa gecesi gündüzü belli olmayan, çocuklarına ve evlerine haftalardır hasret kalan sağlık çalışanlarımızın hatırına tedbiri elden bırakmamalıyız. “Benim bağışıklık sistemim kuvvetli”, “virüs bize bulaşmaz”, “Türklerin genleri bu virüsü kabul etmez”, “atın ölümü arpadan olsun”, gibi konuşmalar çevrenize, ailenize, ülkemize zarar verir.

Sizin bağışıklık sisteminiz güçlü olabilir ancak çocuğunuzun, annenizin, babanızın bağışıklık sisteminin kuvvetli olamayacağını göz önünde bulundurarak tedbirli davranmak gerekiyor. Birileri lüks yatlarında tedbirsiz, maskesiz doğum günü partisi düzenlediği için kahvehanede garson olarak çalışan işçi, uzun bir süre günlük 70 lira yevmiyesini alamayacak. Yine birileri şaşalı bir şekilde tedbirsiz düğün yaptığı için pek çok işçi işini kaybedecek.

Ülkemizde salgın nedeniyle esnaflar zaten iş yapamaz haldeydi. Haliyle son veriler ülke ekonomisini, işçiyi, aileyi, borçluyu, tüketimi, kısaca hayatımızın her parçasını negatif seyirde daha fazla etkiledi.

Kısıtlamaların Ekonomik Yansımaları | 20 Kasım 2020

“On gün boyunca dışarı çıkma yasağı uygulayalım” diye açıklama yapanların samimiyetine inanmayın. Kapanalım diyenlere, “ülkenin ekonomik sorunu ne olacak’ diye sorsanız, “o bizim sorunumuz değil” diye cevap verirler. Kim, ne tür açıklama yaparsa yapsın. Bu sorun hepimizin ve hepimiz aynı gemideyiz.

Gemi batarsa alt güverte, üst kat ayırmaksızın herkesi bir şekilde etkileyecektir

Gemi batarsa alt güverte, üst kat ayırmaksızın herkesi bir şekilde etkileyecektir. Sorun artık kredi kullandırarak, yardım vererek çözülmez. Zaten Merkez Bankasının (TCMB)açıkladığı faiz kararı; enflasyonun daha fazla yükseleceği ve hayat şartlarının daha güç bir hal alacağının habercisidir. Bu nedenle önce devlet kurumları israf noktasında tasarrufa giderek halka öncü olmalıdır. Sonrasında halkın mevcut yaşam standartlarından feragat etmesi istenebilir.

Tosuncuklar Her Yerde ve Hala Ders Almıyoruz

Tosuncuklar Her Yerde ve Hala Ders Almıyoruz
Tosuncuklar Her Yerde ve Hala Ders Almıyoruz

Son günlerde kandırılan, dolandırılan mağdurlardan aşırı bir şekilde şikayet alamaya ve haber okumaya başladık. Geçen hafta sanal para birimi Bitcoin ile kâr payı verildiği vaadiyle dolandırılan mağdurlar savcılığa suç duyurusunda bulundular.

Yine geçtiğimiz günlerde 30 besicinin 1000’e yakın büyükbaş hayvanını çek ve senetle alarak dolandırdığı iddia edilen ve kayıplara karışan şahısla ilgili suç duyurusu hala hafızalarımızda.

Yine yakın zamanda Ankara‘da faizsiz ev sahibi olma vaadiyle kiminden 50 bin, kiminden 150 bin, kiminden 200 bin lira paraları peşin topladıktan sonra iflasını ilan eden firma sahiplerinin ortadan kaybolması binlerce aileyi borç batağına sürüklemişti

Aynı şekilde son zamanlarda Şahin Kara adında bir müteahhidin aynı evi 2-3 kişiye sattığına, iş vaadiyle onlarca kişiden para aldığına, yine onlarca çekini aynı güne yazdığına dair çok şikayet aldım. Şimdi bu müteahhit, iflas ettiğini bildirmiş ve İstanbul, Ankara’da lüks aracında keyif çatıyormuş.

Bu haber, şikayet veya dolandırıcılıkla ilgili daha yüzlerce örnek yazabilirim.

Her lüks araç binen birileri güvenilir mi oluyor?

Allah aşkına bu kişilerin hangi teminatına güvenip de o kadar para verildi? Her lüks araç binen birileri güvenilir mi oluyor? Bu kişiler, vatandaşın yıllarca çalışıp biriktirdiği paraları çatır çatır yiyor. Dolandırılan, kandırılanlar ise perişan halde parasını alabilecek avukat arıyor. Biz ne zaman bu hale geldik, anlamakta zorlanıyorum.

Yüzde birlik risk olsa dahi kimseye para, mal, teminat verilmemelidir

Kolay para kazanma devri bitti! Kolay para kazanmak istenirse eldekinden de olacağınızın farkına varalım artık! Son olarak müteahhitten ev almak isteyenler, tapu bir tarafa para bir tarafa olmadığı sürece hiç bir ödeme yapmasınlar. Yüzde yüz güvenilir olmadığı sürece çekle, senetle alış ve satış yapılmasın. Yüzde birlik risk olsa dahi kimseye para, mal, teminat verilmemelidir.

Nihat Altay

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.