DOLAR 12,4902
EURO 14,1332
ALTIN 720,04
BIST 1.776
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 18°C
Sağanak Yağışlı
İstanbul
18°C
Sağanak Yağışlı
Pts 20°C
Sal 14°C
Çar 10°C
Per 14°C

Kredi Çekerken Hayat Sigortası Yapılmalı mı?

Kredi çekerken sigorta yaptırmanın mecburiyeti, yaptırılmadığı takdirde faydası veya zararı, yaptırdıktan sonra ki süreç, vefat halinde yükümlülük kime ait gibi tüketiciler pek çok sorunla karşılaşıyor.

Öncelikle bankadan kredi kullanırken hayat sigortasının yapılması zorunlu değil. Yani banka kredi verirken “hayat sigortasını zorunlu yaptıracaksın” diyemez. Ancak bazı durumlarda banka risk değerlendirmesi yapıp, tüketicilerden hayat sigortası talep edebilir. Eğer kredi çekecek vatandaşın kronik veya ağır bir hastalığı varsa banka bu durumda sigorta talep edebilir, hatta hayat sigortasına yüksek miktarda ücret çıkarabilir. Örnek olarak hastalığı bulunan tüketici 40 bin lira kredi çekmek isterse sigorta şirketleri kredi karşılığında 10 bin lira sigorta ücreti talep edebilir. Bu durumda tüketicinin o bankanın çalıştığı sigorta şirketinden hayat sigortası yaptırma mecburiyeti yoktur. Eğer 10 bin liradan daha düşük bir ücretle başka sigorta şirketinden hayat sigortası yapılabiliyorsa banka sorun çıkaramaz.

Kredi Çekerken Hayat Sigortası Yapılmalı mı?
Kredi Çekerken Hayat Sigortası Yapılmalı mı?

Tüketici kredi çekerken hastalığını gizler ve sigorta yaptırmaz ise mirasçılar kalan kredi taksitlerini ödemek zorundadır. Kredi çektikten sonra tüketicinin hastalığı ortaya çıkarsa banka mirasçılardan ücret talep edemez. Kredi çektikten sonra hastalığın ispatı da hastaneden alınacak epikriz evrakları ile sağlanabilir.

Banka hayat sigortası yapmamışsa, tüketici de sigorta talep etmemişse ve kredi süresi içinde tüketici vefat ederse mirasçıları, “neden sigorta yapmadın” diye bankayı suçlayamaz. Kalan krediyi tüketici ödemek zorundadır.

Bunun yanında kredi süresi boyunca hayat sigortası yapılmış ancak herhangi bir nedenden dolayı banka sigortayı kesmiş, iptal etmiş ya da yenilememişse banka kabahatlidir.

Şu husus çok önemli. Tüketiciler kredi kullanırken hayat sigortası mutlaka yaptırmalıdır. Bu bir gereklilik değil, tüketicinin varisleri açısından mecburiyet olduğunu belirtmek isterim. Çünkü sigorta yapılmadığı takdirde vefat eden kişinin mirasçıları kalan krediyi ödemede pek çok zorlukla karşılaşıyor ve çoğu kez krediyi ödememek için reddi miras talebinde bulunuyor. Ayrıca Sigorta şirketleri her yıl, kredi çekerken hayat sigortası yaptırıp, vefat eden 100 bine yakın kişinin varislerine tazminat ödüyor. Tüm bunlar göz önünde bulunduğunda kredi çekerken hayat sigortasının yaptırılmasını tavsiye ettiğimi belirtmek isterim.

Tüketici Tercihlerinde Yerel, Ulusal Fark eder mi?

Kredi Çekerken Hayat Sigortası Yapılmalı mı? | 5 Şubat 2021

Ülkemizde uzun zamandır ‘tekel’ kelimesinin ucundan tutulmuş kurumlar, işletmeler karalanıyor. Tekelin ne olduğunu, nasıl var olduğunu bilmeden sadece algı oluşturularak tüketici yönlendirilmeye çalışılıyor. Tekelin anlamı bir şehirde, bölgede, ülkede rakibi olmadan tek başına fiyat belirleyip, yön veren ve uygulayandır.

Hiç bir mağaza, market ve tedarikçi tekel değiller. Çünkü karşılarında rekabet ettikleri pek çok yerel, ulusal işletme ayrıca bakkallar var. Kim tüketiciye ucuz ürün satarsa tüketici oraya yöneliyor. 2021’in başından bu yana Türkiye’de internet üzerinden satış yapan e-ticaret sitelerine en fazla sipariş verilen ürün ayçiçek yağı olmuş. Demek ki tüketiciler ucuz neresi ise oradan alışveriş yapıyor. Ve binlerce kilometre uzağa sipariş veren tüketici, 500 metre uzak veya yakın, yerel veya ulusal gözetmeden tercihini belirleyebiliyor. Kısaca tüketicilerin tercihlerinin yerel, ulusal veya mesafe ile alakası yoktur.

Rekabet tüketiciyi yönlendirmekle olmaz. İyi hizmet, hesaplı ürün ve kalite ile olur. Kim bu şartları taşırsa zaten tüketici o işletmeye sorgusuz, sualsiz gidecektir. Sosyal medya üzerinden resimlerle “ürünün gramajı etiket üzerinde yazandan farklı satılıyor” gibi gerçek dışı paylaşımlarla hem vebale girildiğini hem de hukuki olarak suç işlendiğini belirtmek isterim.

Son olarak gelir İdaresi Başkanlığı gıda maddeleri başta olmak üzere bazı temel tüketim ürünlerinde haksız fiyat artışı ve stokçuluk yapanları takibe aldı. Bu amaçla Vergi İletişim Merkezi’nde Alo 189 ihbar hattı kuruldu. Başkanlığın internet sitesinden haksız fiyat artışı ve stokçuluk ihbar bildirimi menüsü de devreye girdi. Vergi dairelerindeki denetim ekipleri, gıda ve temel ihtiyaç malzemelerini satan mükellefler nezdinde haksız fiyat, stokçuluk konularında denetim yapacak. Bu nedenle birkaç dakika ayırarak şüphelendiğiniz fırsatçı ve stokçuları şikâyet edip ceza almaları sağlanmalıdır. Ayrıca firmaların gramaj oyunlarına da bundan böyle 114 bin liraya kadar idari para cezası verilebilecek. Tüketiciler alışverişlerinde etiket ile ambalaja bakıp ürün kıyaslaması yaparak gramaja dikkat etmelidirler. Ürünün boyutu aynı olabilir. Bu nedenle birkaç dakika ayırarak ürün incelenmeli fiyat ve gramaj farklılıkları HFA‘ya ya da Ticaret İl Müdürlüklerine, Reklam Kurulu’na ve Alo 175‘e şikâyet edilerek fırsatçıların haksız kazançları engellenmelidir.

Nihat Altay

ETİKETLER: ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.