5 Eylül 2026, 13:36:02
Dolar 48,4354
Euro 56,2404
Altın 6.898,85
BİST 14.012,42
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 30°C
Açık
İstanbul
30°C
Açık
Paz 30°C
Pts 27°C
Sal 25°C
Çar 26°C
Katılım Emeklilik BESTİ

Özgürlüğün Tarihi Üzerine İki Deneme

30 Aralık 2020 21:21

VakıfBank Kültür Yayınları’nın yayımladığı “Özgürlüğün Tarihi Üzerine İki Deneme” adındaki eserde, İngiliz tarihçi Lord Acton toplumsal hürriyetin gelişimini inceliyor. Acton kitapta, Julius Caesar, Aristoteles, Sokrates, Platon, Herakleitos, Cicero ve Locke gibi daha onlarca isme atıfta bulunarak, tarihi olaylardan örneklerle özgürlük düşüncesinin köklerine iniyor.

Özgürlüğün Köklerine Yolculuk

VakıfBank Kültür Yayınları’nın (VBKY) Türkçe’de ilk kez okurla buluşturduğu “Özgürlüğün Tarihi Üzerine İki Deneme” isimli kitap, İngiliz tarihçi ve siyaset adamı Lord Acton’ın “Antikçağda Özgürlüğün Tarihi” (1877) ile “Hıristiyanlıkta Özgürlüğün Tarihi” (1878) isimli iki denemesinden oluşuyor. Türkçe çevirisini Ahmet Fethi Yıldırım’ın yaptığı kitapta Acton, yüzyıllar boyunca gelişen ve dönüşen özgürlük düşüncesini tarihi anekdotlarla değerlendiriyor.

En Yüksek Siyasal Amaç

Acton’a göre özgürlük, yüksek siyasal bir amacın aracı değildir, kendisi en yüksek siyasal amaçtır. “İyi bir kamusal yönetim için değil, sivil toplumun ve özel yaşamın en yüksek hedeflerinin peşinden giderken güvenlik için gereklidir” diyen Acton, kitapta anlatmaya özgürlük fikrinin Atina’da doğduğunun bilgisiyle başlıyor. Acton, şöyle devam ediyor: “Ulusların barbarlıktan ve yabancıların pençesinden kurtulmakta olduğu, insanları siyaset ilgisinden ve bilgisinden yoksun bırakan aralıksız varoluş mücadelesinin onları bir tas çorbaya doğuştan gelen haklarını satmaya istekli ve vazgeçtikleri hazineden bihaber kıldığı uzun ara dönemlerde, özgürlük aşırı derecede kesintiye uğradı.”

Aristokratların yükselişi

Acton, bir ülkenin gerçekten özgür olup olmadığına karar vermek için en kesin ölçünün, azınlıkların sahip olduğu güvenlik hakları olduğunu söylüyor. Bu tanımdan yola çıkarak özgürlük, inancın temel koşulu ve koruyucusu. Acton böyle söylüyor. Milattan 600 yıl önce mutlakıyetin sınırsız bir hâkimiyete sahip olduğunu ve Doğu’da rahiplerin ve orduların değişmeyen nüfuzuyla desteklendiğini belirten Acton, hemen sonra yaşananları özetliyor: Eğitimli müfessirler gerektiren kutsal kitapların bulunmadığı Batı’da ruhban sınıfı üstünlük kazanamadı… Krallar devrildi, onların yetkilerine aristokratlar sahip oldu. Dahası, kuşaklar boyunca sınıfın sınıfa acımasız egemenliği, zenginin yoksulu, âlimin cahili ezmesi devam etti.

Tiranların Doğuşu

Antik Yunanlar döneminde kentlerde yaşayanlar eziyetten kurtulmak için güç kullanmaktan çekinmeyen farklı kuvvetlere sığındı. Ancak bu çare, kötülüğe yeni bir boyut kazandırdı. Action, “Tiranlar, 14’üncü yüzyılda kendilerini İtalyan kentlerinin efendileri yapanlar gibi çoğunlukla şaşırtıcı yetenekleri ve meziyetleri olan insanlardı; eşit yasalarla ve iktidar paylaşımıyla güvence altına alınan haklar hiçbir yerde yoktu… Diğer kentler gibi ayrıcalıklı bir sınıf tarafından ezilen ve şaşkına çevrilen Atina şiddetten sakındı ve Solon’u yasaları gözden geçirip düzeltmekle görevlendirdi” diyor. Yunanların bilimin keskin ışığına geçişi ise Perikles’in çağında yaşandı.

Feodal Düzenin Çöküşü

İlkçağ toplumunu etkileyen paganizm ruhunun, kilisenin ve devletin ortak etkisi olmadan kovulamayacağını ifade eden Acton, devlet ile kilise birliğinin zorunlu olduğuna dair evrensel anlayışın Bizans despotizmini doğurduğunu söylüyor. Ardından da önce hükümdarların hâkimiyeti, sonra da ruhban sınıfının yükselişi geldi. Her şey iç içe geçerken feodalizm, toprağı her şeyin ölçüsü ve efendisi yaptı. Acton, “… Böylece toprak ağasının gücü, bireyin özgürlüğünden ve devletin otoritesinden üstün oldu… İnsanlar toprak sahibi sınıfın iyi niyetine bağımlı olmadan geçimini sağlamanın bir yolunu bulunca, toprak sahibi önemini yitirdi ve menkul değer sahipleri önem kazanmaya başladı. Kent halkı yalnızca baronların ve din adamlarının kontrolünden kurtulmakla kalmadı, kendi sınıfları ve çıkarları için devletin komutasını ele geçirmeye de çabaladı” sözlerini kaydediyor.

Lord Acton Kimdir?

19’uncu yüzyıl İngiliz düşünce tarihinin önemli isimlerinden Lord Acton, 1834’te Napoli’de doğdu. Alman, İtalyan ve İngiliz aristokrasisine mensup Katolik bir ailenin ferdiydi, özel eğitim aldı, ayrıca Münih’te ilahiyat, felsefe ve tarih okudu. Lordlar Kamarası’nda görev yaptı, başbakan William Gladstone’a danışmanlık hizmetinde bulundu. Gazeteci, editör ve yazar olarak uzun yıllar boyunca yazı hayatını sürdüren Acton, Batı Avrupa’nın tamamına vâkıf bir pozisyonda, ayrıcalıklı bir entelektüel kariyere sahip oldu. Kraliçe Victoria’dan, Oxford, Cambridge ve Münih üniversitelerinden onursal ödüller alan Acton, 1902’de Bavyera’da yaşamını yitirdi. Acton’ın VBKY’den “Özgürlüğün Tarihi Üzerine İki Deneme” ile “Tarih Üzerine Bir Ders” isimli kitapları yayımlanıyor.

KÜNYE

Yayınevi: VBKY

Kitabın adı: Özgürlüğün Tarihi Üzerine İki Deneme

Yazar: Lord Acton

Çevirmen: Ahmet Fethi Yıldırım

Sayfa sayısı: 80

Fiyatı: 18 TL

Bilgi: Erkut Tezerdi, 05425684168