Ahmet Yaşar: Kazanan Sektörümüz ve Ülkemiz Olacak
Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Olağan Genel Kurulu’nda yapılan seçimler sonucunda, 30 oy alan Ahmet Yaşar birliğin yeni başkanı seçildi. Seçim sonuçlarının ilan edilmesinin ardından kürsüye çıkan Yaşar, rekabetin sandıkta kaldığını vurgulayarak “birlik ve beraberlik” odaklı yeni yol haritasını paylaştı.
“Değişim Bitmeyen Bir Şey, Dönüşümü Devam Ettireceğiz”
Konuşmasına seçim sonuçlarının sektöre hayırlı olmasını dileyerek başlayan Ahmet Yaşar, önceki başkan Uğur Gülen ile yakalanan uyumlu sürece dikkat çekti. Yaşar, “Uğur Başkanımla uyumlu bir çalışma süreci geçirmiştik. Başlatılan dönüşüm sürecini devam ettireceğiz. Çok köklü, yıkıcı değişiklikler değil, bu süreci hep birlikte üstüne koyarak ileriye taşıyacağız” dedi.
“Ziyaretleri Kurullarla Birlikte Yapacağız”
Yeni dönemde “katılımcı yönetim” modelini bir üst seviyeye taşıyacağını belirten Yaşar, yönetim tarzına dair en somut farkı şu sözlerle ortaya koydu: “Ziyaretleri tek başıma yapmayı düşünmüyorum. Mümkünse kurullarla ve üyelerle birlikte bu önemli ziyaretleri gerçekleştireceğim. HDK (Hayat Dışı Katılım) veya HEK (Hayat Emeklilik Katılım) başkanlarım yanımda olmadan ziyaret yapmamayı hedefliyorum.”
Dışarıya Karşı “Güçlü Sigortacılık” İmajı
Sektörün 68 paydaşının tamamının bu süreçte aktif rol alması gerektiğini vurgulayan TSB’nin yeni başkanı, stratejik duruşunu şu cümleyle özetledi: “Kendi içimizdeki sorunlarımızı kendi içimizde konuşacağız ama dışarıya karşı o sabahtan beri konuştuğumuz sigortacılık bayrağını hep birlikte yukarıya taşıyacağız.”
Seçimdeki rakiplerine de zeytin dalı uzatan Yaşar, Erol Öztürkoğlu ile zaten aynı yönetim kurulunda görev aldıklarını hatırlatarak; Kantürk Öztürkoğlu’nu da yanından ayırmayacağını ve “tematik liderlere” ihtiyaç duydukları bu dönemde hep birlikte çalışacaklarını belirtti.
Ahmet Yaşar’ın başkanlık konuşması, TSB’de “tek sesli” yönetimden “kurumsal temsil” modeline geçişin ilanı niteliğindedir. Özellikle kamu kurumlarına yapılacak ziyaretlerde kurulları yanına alacağını taahhüt etmesi, sektörün temsil gücünü kişilerden bağımsızlaştırıp kurumsallaştırma niyetini gösteriyor. Türkiye piyasası açısından, 1 oy farkla biten bu seçimin ardından gelen kapsayıcı dil, sektörde oluşabilecek olası kutuplaşmaları engellemek adına stratejik bir hamledir. Bu gelişmenin uzun vadeli etkisi, TSB’nin kamu nezdinde daha şeffaf ve “heyet bazlı” bir müzakere gücüne kavuşması olacaktır.



