21 Temmuz 2026, 05:43:04
Dolar 47,1877
Euro 53,9071
Altın 6.078,52
BİST 14.070,98
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 31°C
Açık
İstanbul
31°C
Açık
Sal 32°C
Çar 32°C
Per 27°C
Cum 28°C

Ahmet Yaşar, Sigorta Life Programının İlk Konuğu Oldu

18 Temmuz 2026 12:28

18.07.2026Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, CNBC-e ekranlarında yayın hayatına başlayan ve İsmail Öztürk’ün hazırlayıp sunduğu “Sigorta Life” programının ilk bölümüne konuk oldu. Sektörün güncel durumunun, büyüme rakamlarının ve vatandaşları yakından ilgilendiren yasal düzenlemelerin masaya yatırıldığı programda Yaşar, sigortanın bir lüks değil, hayatın tam merkezinde yer alan stratejik bir finansal enstrüman olduğunu vurguladı.

“Sigorta Varken Fark Edilmiyor, Yokluğunda Sistemler Duruyor”

Programda “Sigorta hayatın neresinde?” sorusunu yanıtlayan TSB Başkanı Ahmet Yaşar, sigortanın yaşamın ayrılmaz bir parçası olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Hayatın tüm renkleri ve tüm riskleri sigortadır. Sigortanın olmadığı hiçbir an yok. Varken çoğu zaman fark etmiyoruz”.

Küresel ticaretten yerel örneklere kadar sigortasızlığın yarattığı krizlere değinen Yaşar, Hürmüz Boğazı’nda sigorta koruması olmadığı için durma noktasına gelen gemi sevkiyatlarını ve geçmiş yıllarda Türkiye’de trafik sigortası tedarikinde yaşanan sıkışıklık nedeniyle terminallerden kalkamayan şehirler arası otobüsleri örnek gösterdi.

Sektör İlk 5 Ayda 622 Milyar TL Üretime Ulaştı

Türkiye Sigorta Birliği Başkanlığı’ndaki ilk üç aylık görev sürecini ve sektörün finansal büyüklüğünü değerlendiren Yaşar, 2025 yılının 1.2 trilyon TL (yaklaşık 31-32 milyar dolar) prim üretimiyle kapatıldığını hatırlattı. 2026 yılının ilk 5 aylık (Mayıs sonu) verilerini de paylaşan Yaşar, sektörün 622 milyar TL’lik üretim hacmine ulaştığını, bu tutarın 94 milyar TL’sinin hayat, 528 milyar TL’sinin ise hayat dışı branşlardan kaynaklandığını aktardı. Toplam pazarın %28,5 büyüyerek enflasyonun bir tık arkasında seyrettiğini belirten Yaşar, fon büyüklüğünün 3,5 trilyon TL’ye ulaştığını ve sigorta sektörünün Türkiye’nin en büyük kurumsal yatırımcısı statüsünde olduğunu ekledi.

“Türkiye’de Primler Avrupa ve ABD’ye Göre Son Derece Uygun”

Vatandaşların poliçe fiyatlarına yönelik merakına da açıklık getiren TSB Başkanı, Türkiye’deki sigorta primlerinin Avrupa ve ABD ile kıyaslandığında son derece düşük ve ulaşılabilir seviyelerde olduğunu ifade etti. Türkiye’deki kasko ürünlerinin içerisinde ikame araç, çekici, kurtarıcı ve lastik depolama gibi asistans hizmetlerinin standart olarak sunulduğunu, Avrupa’da ise bu hizmetlerin ek üyeliklerle satıldığına dikkat çeken Yaşar, satın alma paritesine göre Türkiye’deki teminat kapsamlarının çok daha avantajlı olduğunu belirtti.

Trafik Sigortasında “Beşte Bir” Reform Paketi Ve Değer Kaybı Müjdesi

SEDDK ve Başkan Davut Menteş’in kararlı duruşuyla trafik sigortası genel şartlarında çok önemli adımlar atıldığını söyleyen Yaşar, tahkimde 600 bini aşan uyuşmazlık dosyalarının önüne geçecek düzenlemeleri özetledi:

  • Akıllı Eksper Ataması: Pilot illerde başlatılan otomatik eksper atama altyapısı 9 ile çıkarıldı.
  • Otomatik Değer Kaybı Ödemesi: Genel şart değişikliğiyle birlikte artık vatandaşların talepte bulunmasına gerek kalmaksızın, değer kaybı tazminatları maddi hasarla birlikte sigorta şirketleri tarafından otomatik olarak ödenmeye başladı.
  • Aracı Tacizine Karşı Önlem: SEDDK genelgesi ve KVKK ilke kararıyla, vatandaşların kişisel verilerine illegal yollarla ulaşarak kazazedeleri taciz eden yetkisiz hasar takip merkezlerinin (hasar aracıları) faaliyetleri devlet kararlılığıyla bitme noktasına getirildi.
  • Ortak Hasar İhbar Merkezi: Çok yakında kurulacak olan bu merkezle vatandaşlar hasar süreçlerine şeffaf, hızlı ve güvenli şekilde erişebilecek.

“Kentsel Dönüşümün Sigortası Bina Tamamlama Sigortasıdır”

Doğal afet risklerine karşı dirençli şehirlerin inşasında kentsel dönüşümün, kentsel dönüşümün başarısında ise “Bina Tamamlama Sigortası“nın anahtar rol oynadığını vurgulayan Ahmet Yaşar, evini müteahhide verecek olan veya maketten konut satın alacak vatandaşlara seslendi. Müteahhitlerden mutlaka bu sigortanın talep edilmesi gerektiğini belirten Yaşar, sigorta şirketlerinin müteahhidin mali analizini, iş bitirme deneyimini ve projenin fizibilitesini inceleyerek poliçe kestiğini, bu sayede projenin akredite olduğunu ifade etti. Olası bir iflas veya aksama durumunda ise sigorta şirketinin projeyi tamamlama garantisi sunduğunu, bitirilemeyen durumlarda parayı vade farkıyla tazmin ettiğini ve süreç boyunca hak sahiplerine kira ödemekle yükümlü olduğunu açıkladı.

“Biz Poliçe Üretmiyor, Koruma Açıklarını Kapatıyoruz”

Sektörün sadece hasar sonrası tazminat ödeyen bir yapıdan, riskleri öngören ve önleyen “önleyici sigortacılık” modeline evrildiğini söyleyen Yaşar, TARSİM kapsamındaki tarım sigortalarında devletin %67,5 prim sübvansiyonu sağlamasına rağmen sigortalılık oranının %26’larda kalmasının üzücü olduğunu ifade etti. Türk Ticaret Kanunu’ndaki “basiretli tacir” tanımına atıfta bulunarak esnafın ve KOBİ’lerin de sigorta farkındalığının artırılması gerektiğini, yaşanan depremlerin ardından artan ilginin zamanla sönümlenmemesi gerektiğini belirterek, “Biz bir deprem ülkesiyiz. Sigortayı hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olarak görmemiz ve riskleri şirketlere devrederek kafamızı yastığa huzurla koymamız gerekiyor” diyerek sözlerini tamamladı.

TSB Başkanı Ahmet Yaşar’ın açıklamaları, Türk sigorta sektörünün 3,5 trilyon TL’ye ulaşan fon büyüklüğüyle makroekonomik istikrarın ve derinleşen kurumsal yatırım havuzunun en temel taşı olduğunu teyit etmektedir. SEDDK koordinasyonunda hayata geçirilen “Beşte Bir” reform paketi, özellikle otomatik değer kaybı ödemeleri ve akıllı eksper atamalarıyla tahkim sistemindeki dosya yükünü azaltarak branşın operasyonel underwriting verimliliğini üst seviyeye taşımaktadır. Kentsel dönüşüm süreçlerinde zorunlu finansal kalkan işlevi gören Bina Tamamlama Sigortası ile tarım segmentindeki TARSİM vurguları, pazarın sadece hasar ikame eden değil, yapısal koruma açıklarını kapatan “önleyici sigortacılık” modeline geçişini hızlandırmaktadır. Bu bütüncül yasal ve operasyonel dönüşüm, enflasyonist baskılara rağmen asistans derinliği yüksek olan yerli sigorta ürünlerinin satın alma paritesine göre küresel piyasalardan daha avantajlı kurgulandığını ve finansal sürdürülebilirliği desteklediğini göstermektedir.