Ahmet Yaşar’dan Sigortaya ve BES’e Güven Mesajı

Son günlerde sigorta sektörü ve bireysel emeklilik sistemi hakkında kamuoyunda dezenformasyona yol açan açıklama ve paylaşımları yakından takip ediyoruz.
Öncelikle şunun altını çizmek isterim: Bazı sigorta şirketlerinin sermayedarlarına ilişkin gelişmelerin, söz konusu şirketlerin mali yapıları, sigortacılık faaliyetleri ve sigortalılarına karşı yükümlülükleriyle doğrudan özdeşleştirilmemesi önem taşımaktadır. Bu hususların her biri, ilgili mevzuat ve düzenleyici otoritenin gözetim ve denetimi çerçevesinde değerlendirilmelidir. Ayrıca, sel hasarları nedeniyle üç sigorta şirketinin iflas ettiği yönündeki asılsız iddialarla vatandaşlarımızın güveninin zedelenmeye çalışılmasını kabul edemeyiz.
Düzenleyici ve denetleyici otoritemiz tarafından alınan kararların maksadını aşan yorumlarla çarpıtılması ve münferit gelişmeler üzerinden eksik, yanıltıcı veya mesnetsiz değerlendirmeler yapılması, yalnızca kamuoyunu yanıltmakla kalmamakta, vatandaşlarımızın sigorta ve bireysel emeklilik sistemine duyduğu güveni de doğrudan hedef almaktadır.
Bireysel emeklilik sistemi, güçlü gözetim ve denetim mekanizmalarıyla milyonlarca vatandaşımızın birikimlerini geleceğe taşıyan, ülkemizin uzun vadeli tasarruflarına katkı sağlayan güvenilir bir sistemdir.
Uzun süredir artan risklere karşı sigorta güvencesinin önemini ve ekonomik dayanıklılığımızı güçlendirme ihtiyacını vurguluyoruz. Sigorta Haftası boyunca “Dört Element. Tek Güvence.” yaklaşımıyla oluşturmaya çalıştığımız farkındalığın ne kadar hayati olduğu, yaşadığımız sel felaketiyle maalesef acı bir şekilde bir kez daha ortaya çıkmıştır.
Sel ve su baskınlarından etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Sigorta sektörümüz, acenteleri, eksperleri ve tüm paydaşlarıyla sahadadır. Önceliğimiz, hasarların hızla tespit edilmesi ve poliçe kapsamındaki zararların en kısa sürede karşılanmasıdır.
Hal böyleyken, asılsız ve mesnetsiz iddialarla vatandaşlarımızın sigorta ve bireysel emeklilik sistemine duyduğu güveni sarsmaya çalışmak, yalnızca sektörümüze değil, ülkemizin ekonomik dayanıklılığına da zarar vermektedir.
Bugün ihtiyacımız olan, güveni zedelemek değil güçlendirmektir. Vatandaşlarımızın daha fazla güvenceye kavuşmasını sağlamalı, ülkemizin kaynaklarını risklere karşı daha etkin ve doğru kullanmalıyız.
Çünkü risklerin giderek arttığı bir dünyada, sigortaya duyulan güveni zayıflatmaya çalışmak da başlı başına bir ulusal güvenlik riskidir.
Türkiye Sigorta Birliği olarak düzenleyici ve denetleyici otoritemiz SEDDK ile eş güdüm içerisinde, vatandaşlarımızın haklarını, birikimlerini ve sektörümüzün itibarını korumaya kararlılıkla devam edeceğiz.


