AXA Türkiye CEO’su Yavuz Ölken 2026 Beklentilerini Açıkladı
10 Aralık 2025 tarihinde İstanbul‘da düzenlenen basın toplantısında, AXA Türkiye CEO‘su Yavuz Ölken, sigorta sektörünün 2025 performansını değerlendirip 2026 beklentilerini paylaştı. Ölken, 2025‘in finansal göstergeler açısından güçlü geçmesine rağmen, sigortalanma oranlarının sektör potansiyelini yakalayamadığını ifade etti. 2026 yılının ise şirketler için zorlu, müşteriler için ise daha dengeli geçeceğini öngördü.
2025’te Büyüme Gerçekleşti, Ancak Sigortalı Sayısı Hedefi Tutmadı
Ölken, sektörün 2025 başındaki rekabet ortamından yıl sonuna doğru farklı bir düzleme geçtiğini açıkladı. Reel büyüme, yıl boyunca enflasyonun 7-8 puan üzerinde seyrederek sigorta şirketlerine güçlü finansal tablolar sundu. Buna karşın, poliçe sayısı ve sigortalı adedi, hedeflenen seviyeye ulaşamadı. Ölken, bu durumu sektörün gelecekteki sürdürülebilirliği için önemli bir uyarı işareti olarak yorumladı.
Finansal Yeterlilik ve Sermaye Daha Kritik Hale Geliyor
Artan finansal getirilerin şirketlerin dayanıklılığını artırdığını belirten Ölken, Sermaye Yeterlilik Oranları‘ndaki iyileşmenin, sigorta şirketlerinin risk yönetimi kabiliyetlerinin güçlendiğini gösterdiğini kaydetti. Sektörün, Sigortacılık Denetleme ve Düzenleme Kurumu (SEDDK)’nın finansal yeterlilik konusundaki hassasiyetine uygun hareket ettiğini, teknik sonuçların ve rezervlerin güçlendirilmesine yönelik disiplinli bir yaklaşım benimsediğini aktardı.
AXA Türkiye 2025’i Yüksek Performansla Kapattı
Yavuz Ölken, AXA Türkiye‘nin 2025 yılında sektör ortalamasının üzerinde performans gösterdiğini duyurdu. Şirketin kapanış verileri şu şekilde:
- Hayat Dışı Prim Üretimi: 85 milyar TL‘nin üzerinde
- Pazar Payı: %8.2
- Karlılık: Pazar payının üzerinde konumlanma hedefi gerçekleştirildi.
- Verimlilik: Yönetim kalemlerinde yüksek performans elde edildi.
Ölken, üretimden sermaye yeterliliğine kadar pek çok göstergenin AXA Türkiye‘yi 2025‘in en başarılı kurumlarından biri yaptığını vurguladı.
“Empati Güvencesi” ve Değişim Zorunluluğu
Şirketin yeni mottosu “Empati Güvencesi“ni, dönüşümü merkeze alan bir yaklaşım olarak tanımlayan Ölken, acentelerin çoklu acentelik, dijital acentelik ve şubeleşme gibi yeni modellere yöneldiğini, bu nedenle değişime uyum sağlamanın kaçınılmaz olduğunu söyledi. Ölken, “Çapraz satış yapmadan sigortacılık olmaz.” diyerek, bu stratejiyi iki yıldır tüm bölge toplantılarında acentelere aktardıklarını belirtti. Bu yaklaşımın bir satış tekniğinden öte, acenteye empati ile rehberlik etme anlayışının parçası olduğunu ifade etti.
Müşteri odaklı uygulamalara örnek olarak, TARSİM‘den tazminat alan çiftçilere, ek hasar başvurusu yapmadan 5.000 TL finansal destek sağlanmasını gösterdi.
Yapay Zeka Destekli Büyüme: Yaver GPT’nin Rolü
AXA‘nın yapay zeka çözümü Yaver GPT, büyüme stratejisinde kilit rol oynadı. Ölken, Yaver‘in müşteri verisini analiz ederek çapraz satış (farklı branşlarda ürün sunma) ve üst satış (mevcut ürünü geliştirme) potansiyelini optimize ettiğini açıkladı. Sistem, son iki ayda 100 milyon TL‘nin üzerinde çapraz satış yapılmasını sağlayarak acentelere de yüksek komisyon geliri yarattı. 2026 bütçesinde yapay zeka katkısıyla, üretimde %5 ve karlılıkta %10 artış hedefleniyor.
2026 Neden Şirketler İçin Zor Bir Yıl Olacak?
Ölken, 2026‘nın sigorta şirketleri açısından kolay geçmeyeceği görüşünde. Reasürans piyasasındaki kısmi esnemelere rağmen, hiperenflasyonun sona ermesi nedeniyle primlerdeki organik artışın sınırlı kalacağı öngörülüyor. Bu durum, hem şirketlerin büyüme hızına baskı yaratacak hem de acentelerin gelir modellerinde daralma riski doğuracak. Ölken, buna karşılık sahada daha aktif olacaklarını belirterek, “Daha çok sigorta satacağız. Tam da sigortacı olma zamanı.” dedi.
AXA Global’de Türkiye’nin Ağırlığı Artıyor
Yavuz Ölken, AXA Türkiye‘nin global organizasyondaki öneminin arttığını da açıkladı. AXA Global‘in 105 milyon müşterisinin %4’ü Türkiye‘de bulunuyor. Türkiye‘nin küresel üretimdeki payı son yıllarda %2 seviyesine yükseldi. AXA Türkiye, yalnızca finansal performansıyla değil; teknoloji, çalışma kültürü ve organizasyonel olgunluk açısından da 51 ülke içinde örnek gösterilen ilk 12 ülke arasında yer alıyor.



