14 Temmuz 2026, 11:49:04
Dolar 47,0390
Euro 53,5927
Altın 6.074,29
BİST 14.092,02
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 27°C
Parçalı Bulutlu
İstanbul
27°C
Parçalı Bulutlu
Çar 29°C
Per 29°C
Cum 30°C
Cts 30°C

DASK Deprem Risk Yönetimi İçin Buluştu

10 Temmuz 2026 01:30

DASK, Bursa‘daki İrtibat Ofisi’nde düzenlediği “Deprem Risk Yönetiminde İş Birliği Buluşması”nda kamu kurumlarını, iş dünyasını, sigorta sektörü temsilcilerini bir araya getirdi. Buluşmada; deprem risk yönetiminde kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi, ofisin bölgesel faaliyetleri, Zorunlu Deprem Sigortası’nın ekonomik dayanıklılığa katkısı ve poliçe yenilemelerinin sigortalılık oranlarının sürdürülebilirliğindeki kritik rolü ele alındı.

DASK Deprem Risk Yönetimi İçin Buluştu | 10 Temmuz 2026
DASK Yönetim Kurulu Başkanı Hande Akın

Çeyrek asrı geride bırakan Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK), deprem risk yönetiminde kurumlar arası iş birliğini güçlendirmeye, sigorta bilincini artırmaya ve Türkiye‘nin finansal dayanıklılığına katkı sunmaya yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda DASK Bursa İrtibat Ofisi’nde düzenlenen “Deprem Risk Yönetiminde İş Birliği Buluşması”, DASK Yönetim Kurulu Başkanı Hande Akın ve Yönetim Kurulu Üyeleri, Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Ahmet Yaşar, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Hayrettin Eldemir ile sigorta sektörü temsilcilerini bir araya getirdi.

DASK Deprem Risk Yönetimi İçin Buluştu | 10 Temmuz 2026
DASK Genel Sekreteri Balkır Demirkan

Programının açılış konuşmasını yapan DASK Genel Sekreteri Balkır Demirkan, Bursa İrtibat Ofisi’nin sadece deprem sonrasında kullanılacak bir operasyon merkezi olmadığını, afet öncesinde eğitim, koordinasyon ve iş birliğini güçlendiren bölgesel bir merkez olarak faaliyet gösterdiğini ifade etti. Bursa, Balıkesir, Çanakkale, Eskişehir, Bilecik ve Yalova‘yı kapsayan bölgede yaklaşık 6,5 milyon kişiye hizmet veren ofisin bugüne kadar 1.350 acente ve 95 kamu kurumu ile yakın iş birliği yürüttüğünü belirten Demirkan, 2.500’ün üzerinde saha ziyareti gerçekleştirildiğini söyledi.

Sigorta acentelerinin deprem güvencesinin yaygınlaştırılmasındaki kritik rolüne de dikkat çeken Demirkan, yeni poliçe üretimi kadar mevcut poliçelerin zamanında yenilenmesinin de sistemin sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Demirkan, “Her bir DASK poliçesi sadece bir konutu güvence altına almıyor; aynı zamanda ailelerin yaşamlarını yeniden kurmalarına, ticari hayatın daha hızlı toparlanmasına ve kamu kaynakları üzerindeki yükün azalmasına katkı sağlıyor,” dedi.

Ortak Hedefimiz: Deprem Güvencesiz Konut Bırakmamak

DASK Deprem Risk Yönetimi İçin Buluştu | 10 Temmuz 2026
Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Ahmet Yaşar

Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Ahmet Yaşar, Türkiye’nin deprem gerçeğiyle yaşayan bir ülke olarak afetlere karşı finansal dayanıklılığını güçlendirmek zorunda olduğunu belirten “DASK, bu alanda yalnızca bir sigorta mekanizması değil; vatandaşlarımızın afet sonrası yeniden ayağa kalkmasını sağlayan stratejik bir güvence modelidir. Ortak hedefimiz, deprem güvencesiz konut bırakmamak ve sigorta bilincini toplumun tüm kesimlerinde daha da yaygınlaştırmaktır,” dedi.

Yaşar, önümüzdeki dönemde Zorunlu Afet Sigortası’nın hayata geçirilmesiyle birlikte, deprem riskinin yanı sıra iklim kaynaklı afetleri de kapsayan daha bütüncül bir güvence yapısına geçilmesinin büyük önem taşıdığını belirtti. Türkiye Sigorta Birliği olarak, DASK’ın bugüne kadar oluşturduğu güçlü birikimin daha dirençli haneler, daha dirençli şehirler ve daha dirençli bir Türkiye hedeflerine önemli katkı sunacağına inandıklarını ifade etti.

Dirençli Şehirler Bütüncül Yaklaşımla Mümkün

DASK Deprem Risk Yönetimi İçin Buluştu | 10 Temmuz 2026

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Mekânsal Planlama Genel Müdürü ve DASK Yönetim Kurulu Üyesi Yavuz Erdal Kayapınar, dirençli şehirlerin yalnızca sağlam yapılarla değil; doğru planlama, doğru yer seçimi, güçlü altyapı, etkin koordinasyon ve bilinçli toplum anlayışıyla inşa edilebileceğini söyledi.

Kayapınar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın “Yaşanabilir çevre, afetlere hazır, kimlikli ve akıllı şehirler” vizyonu doğrultusunda çalışmalarını sürdürdüğünü belirten, güvenli şehirler oluşturma hedefi ile DASK’ın deprem kaynaklı ekonomik kayıpları azaltmaya yönelik çalışmalarının birbirini tamamlayan iki önemli unsur olduğunu ifade etti.

Deprem Gerçeğini Değiştiremeyiz, Ancak Etkilerini Azaltabiliriz

DASK Yönetim Kurulu Başkanı Hande Akın ise konuşmasında afetlere karşı dayanıklılığın sadece afet sonrasında gösterilen müdahale kapasitesiyle ölçülemeyeceğini belirterek risklerin önceden doğru yönetilmesi ve kurumlar arasındaki güçlü koordinasyonun önemine dikkat çekti.

25 yıldır Türkiye’nin deprem riskine karşı finansal dayanıklılığını güçlendirmek amacıyla faaliyet gösteren DASK’ın bugün yaklaşık 11,6 milyon yürürlükte poliçeye ulaştığını ve kuruluşundan bu yana yaklaşık 42 milyar liralık hasar ödemesi gerçekleştirdiğini ifade eden Akın, kurumun yalnızca hasar ödeyen bir yapı değil, afet risk yönetimi sisteminin en önemli bileşenlerinden biri haline geldiğini söyledi. Akın, “Deprem gerçeğini değiştiremeyiz. Ancak birlikte çalışarak depremin ekonomik ve toplumsal etkilerini azaltabilir, toplumumuzu geleceğe daha güvenle hazırlayabiliriz,” ifadesini kullandı.

BTSO’dan Sürdürülebilir Ve Güvenli Üretim Hamlesi

Marmara Bölgesi’nin Türkiye’nin üretim merkezi olarak taşıdığı stratejik öneme dikkat çeken BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, bölgenin aynı zamanda deprem açısından da en riskli bölgelerin başında yer aldığını söyledi.

Başta Bursa olmak üzere Marmara Havzası için doğru mekânsal planlamanın ertelenemez bir gereklilik olduğunu ifade eden İbrahim Burkay, “Bursa ve içinde yer aldığı Marmara Bölgesi, Türkiye ekonomisinin kalbidir. Bu devasa üretim havzasında önce can güvenliğini sonra da üretim alanlarımızı güvence altına almak, doğru ve stratejik bir mekânsal planlamayla mümkündür. Geçmişten bugüne edindiğimiz deneyimler, afet risklerine karşı hazırlıklı olmanın sanayimiz için en temel gereksinim olduğunu gösteriyor. Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda TEKNOSAB ekosistemi içinde hayata geçirdiğimiz KOBİ OSB projesi, tam da bu ihtiyaca yanıt veren vizyoner bir modeldir. Şehir içindeki konut alanlarında, apartman altlarında kısıtlı imkanlarla üretim mücadelesi veren imalatçı firmalarımızı bu güvenli ekosisteme dahil ediyoruz. Böylece hem mahalle aralarındaki fiziki baskıyı ortadan kaldırarak hemşerilerimize güvenli yaşam alanları sunuyor hem de sanayicimize uluslararası standartlarda, afet riskinden uzak planlı bir altyapı sağlıyoruz. Bu projemizin öncü bir rol üstleneceğine inanıyorum,” dedi.

Afet Yönetimi Disiplinler Arası Bir Yaklaşımla Yürütülmeli

Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, afet yönetiminin tek bir kurumun ya da sektörün çalışmasıyla değil, disiplinler arası bir yaklaşımla yürütülmesi gerektiğini belirterek, “Afet yönetiminde, Valimiz Sayın Erol Ayyıldız’ın liderliğinde ve devletimizin 2020 yılından bu yana kriz yönetiminden risk yönetimine geçen afet yaklaşımı doğrultusunda, her ilde İl Risk Azaltma Planı İzleme Komisyonu oluşturuldu. Bursa’da da bu komisyonun çalışmalarını Valimizin liderliğinde sürdürüyoruz,” dedi.

2024 yılından itibaren Bursa’daki İRAP toplantılarını daha sistemli olarak ele aldıklarını ifade eden Altun, “Bu çalışmaları yalnızca dosya üzerinde bırakmadan, ilçelerimizi de kapsayacak biçimde yürütüyoruz. İl Risk Azaltma Planı içerisinde DASK’ı da afet yönetimi sisteminin önemli halkalarından biri olarak değerlendiriyoruz,” dedi.

DASK’ın 25 yıllık kurumsal birikimiyle 11,6 milyon yürürlükteki poliçeye ve 42 milyar TL’lik hasar ödeme kapasitesine ulaşması, zorunlu deprem sigortası havuzunun Türkiye’nin makroekonomik finansal kalkanı konumunda olduğunu teyit etmektedir. Bursa İrtibat Ofisi üzerinden kurgulanan sanayi-kamu-sigorta sektörü ortak stratejisi, özellikle Marmara Havzası gibi üretim yoğunluğu yüksek ve katastrofik risklere açık bir coğrafyada iş sürekliliğinin korunması adına hayati bir Underwriting ve risk mühendisliği adımıdır. Sektör temsilcilerinin vurguladığı mevcut poliçelerin yenilenme disiplini, havuz likiditesinin sürdürülebilirliği ve küresel reasürans piyasalarından sağlanan koruma kapasitesinin yüksek tutulması açısından kritik bir parametredir. Yakın dönemde hayata geçirilmesi planlanan Zorunlu Afet Sigortası (ZAS) modeli ise iklim krizine bağlı katastrofik riskleri de sisteme entegre ederek, Türk sigorta pazarının risk kabul derinliğini ve kamu maliyesi üzerindeki afet yükünü azaltma kabiliyetini makro düzeyde üst seviyeye taşıyacaktır.