5 Ekim 2026, 22:28:44
Dolar 49,1542
Euro 55,1228
Altın 6.550,08
BİST 12.423,32
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 21°C
Az Bulutlu
İstanbul
21°C
Az Bulutlu
Sal 21°C
Çar 21°C
Per 20°C
Cum 22°C

Derin Şehsuvar Gürle ile Özel Söyleşi

Derin Şehsuvar Gürle ile Özel Söyleşi
5 Ekim 2026 22:11

Gerek uluslararası piyasalardaki tecrübesi gerekse uzmanlık gerektiren risklerde ürettiği nitelikli çözümlerle sigorta sektörünün dikkat çeken isimlerinden biri olan ANKA Sigorta ve Reasürans Brokerliği Yönetim Kurulu Üyesi Derin Şehsuvar Gürle ile sektördeki dönüşümü, kadın liderliğini ve global sigortacılığın geleceğini konuştuk.

Sektöre Giriş Hikâyesi ve Vizyon Değişimi

1. Kadınların her alanda olduğu gibi sigorta sektöründe de öncülükleri gözle görülür derecede güçlenmekte. Genç yaşınıza rağmen üstlendiğiniz görevler ve markanızın başarıları oldukça önemli. Sektöre girişinizdeki motivasyonu, o günlerde sektöre bakış açınızı ve bugünkü bakış açınızı bize anlatır mısınız? Vereceğiniz yanıt, sektöre yeni giren ve büyük hedefler edinen genç kadınlarımızın ufkunu açacak ve başarılarında itici rol üstlenecektir…

Aslında benim sigorta sektörüne girişim biraz farklı; bu sektörün içine doğdum diyebilirim. Ailem sigortacılığa 1977 yılında acentelikle başladı. Türkiye’de brokerlik mevzuatının oluşmasının ardından da ilk Türk sermayeli sigorta ve reasürans brokerlik şirketini kurdu. Ben 1993 doğumluyum, brokerlik yasası ise 1994 yılında çıktı. Dolayısıyla hem ailemin hem de şirketimizin dönüşümüyle birlikte büyüdüm.

Sektörle ilk profesyonel temasım lise yıllarında Genel Sigorta’da yaptığım stajla başladı. Üniversiteden mezun olduktan sonra ise Lloyd’s of London’da çalışma fırsatı buldum. Burada hem brokerlik tarafında hem de farklı underwriter’larla çalışarak piyasanın farklı yönlerini gördüm. Kariyerimin başında dünyanın en köklü sigorta piyasalarından birinin içinde bulunmak, mesleğe bakış açımı değiştirdi. Çok farklı coğrafyalardan ve sektörlerden gelen risklerin nasıl değerlendirildiğini, uluslararası piyasanın nasıl çalıştığını yakından görme imkânı buldum.

Bu deneyimin bana en büyük katkısı, daha büyük düşünmeyi öğrenmek oldu. Türkiye’ye döndüğümde aile şirketimizin yıllardır oluşturduğu birikimin değerini biliyordum. Aynı zamanda bu birikimi uluslararası piyasalarla daha fazla buluşturabileceğimiz geniş bir alan olduğunu da görmüştüm.

Bugün sigortacılığı yalnızca poliçe düzenlemek veya bir riske fiyat bulmak olarak görmüyorum. Özellikle brokerlik ve reasürans tarafında işimiz, müşterinin karşı karşıya olduğu riski ve ihtiyacını anlamakla başlıyor. Ardından uygun teminatı, uzmanlığı ve kapasiteyi bir araya getiriyoruz. Bu süreçte ailemden devraldığım tecrübenin üzerine kendi bilgimi ve uluslararası deneyimimi koyabilmek benim için her zaman önemli oldu.

Anka Brokerlik’in Fark Yaratan Uzmanlığı ve Kadın İstihdamı

2. Anka Sigorta ve Reasürans Brokerliğinin sigorta sektöründe apayrı bir yeri var. Farklı alanlarda işler yaparak sigortacılığa hem global hem de yerel anlamda değer katmaktasınız. Anka’nın kadın lideri olarak başarılarınızı ve farklılıklarınızı bizlerle paylaşır mısınız? Anka Brokerliğin başarılarında ve büyümesinde kadınların rolünü de eklemeniz bizleri mutlu edecektir…

Anka’yı farklılaştıran özelliklerden birinin, ihtiyaç duyulan ancak yeterince hizmet verilmeyen alanları bulmak olduğunu düşünüyorum. Kendimize sık sık “Burada ne eksik, biz neyi daha iyi yapabiliriz?” diye soruyoruz. Standart çözümlerin ötesine geçmek ve belirli alanlarda uzmanlaşmak, şirketimizin gelişiminde önemli bir rol oynadı.

Bu gelişimi hiçbir zaman tek bir kişinin başarısı olarak görmüyorum. Anka’yı bir ekip olarak büyüttük; bugün ekibimizin büyük çoğunluğunu da kadınlar oluşturuyor. Şirketimizin farklı alanlarında sorumluluk üstlenen, karar veren ve müşteri ilişkilerini yöneten güçlü bir kadın kadromuz var. Anka’nın bugünkü başarısında onların emeği ve katkısı çok somut.

Benim özellikle yoğunlaştığım alanlardan biri ihtiyari reasürans oldu. Türkiye sigorta piyasasının hangi alanlarda ek kapasiteye, uzmanlığa veya farklı teminat yapılarına ihtiyaç duyduğunu belirleyerek uluslararası broker ve underwriter ilişkilerimizi bu ihtiyaçlar doğrultusunda geliştirdik.

Bu alanlarda güvenilir ilişkiler kurmak uzun soluklu bir çalışma gerektiriyor. Lloyd’s ve diğer uluslararası piyasalardaki paydaşlarımızın Anka’nın sunduğu risk analizine ve çalışma biçimine güvenmesi bizim için çok değerli. Bu güvenin önemli bir göstergesi de ilişkinin zamanla çift yönlü hale gelmesi oldu. Biz Türkiye’deki riskleri uluslararası piyasalara taşırken, bugün uluslararası brokerlar da Türkiye’de yerel uzmanlığa ihtiyaç duyduklarında bize ulaşıyor ve Anka’yı çözüm ortağı olarak tercih ediyor.

Önümüzdeki dönemde de ekibimizin uzmanlığını geliştirerek, Türkiye’de ihtiyaç duyulan alanlarda çalışmayı sürdüreceğiz.

2026 Ufkunda Global Sigortacılık ve İhtiyari Reasürans Çözümleri

3. Global sigortacılık dendiğinde; reasürör, reasürans, jeran, sedan, plasman ve kapasite vb. gibi sektörel literatür devreye girmektedir. İşine hakim ve bu işe gönül vermiş bir kadın lider olarak global sigortacılığın 2026 yılında elde ettiği başarıları bizlere anlatır mısınız? Bu başarılar içerisinde Anka Brokerliğin büyük rolü olduğuna inanıyoruz, buna da yer vermenizden memnun oluruz…

Global sigortacılığın gücü, farklı coğrafyalardaki risklerle bu riskleri değerlendirebilecek uzmanlığı ve kapasiteyi buluşturabilmesinde yatıyor. Bugün Türkiye’deki bir risk için Londra’dan, Avrupa’dan veya başka bir uluslararası piyasadan destek alınabiliyor; yerel sigorta piyasası ile uluslararası reasürans kapasitesi gerektiğinde aynı çözümün parçası haline gelebiliyor.

2026’ya baktığımda özellikle teknolojiye bağlı risklerin, siber tehditlerin, dijital varlıkların ve yeni iş modellerinin sigorta sektörüne yönelttiği soruların daha fazla öne çıktığını görüyorum. Bunun yanında ekonomik ve jeopolitik gelişmeler de sigortalanabilir risklerin niteliğini ve ihtiyaç duyulan kapasiteyi sürekli değiştiriyor. Dolayısıyla global sigortacılığın başarısını yalnızca sağlanan kapasitenin büyüklüğüyle değerlendirmiyorum. Yeni ihtiyaçları doğru okuyabilmek, bunlara uygun teminat yapıları geliştirebilmek ve farklı piyasalardaki uzmanlığı aynı çözüm etrafında buluşturabilmek de en az kapasite kadar önemli.

İhtiyari reasürans ve uzmanlık gerektiren risklerde ise her dosyanın koşulları farklı. Birinde yerel kapasite yetersiz kalabiliyor; diğerinde ihtiyaç duyulan teminat mevcut ürünlerin kapsamına girmeyebiliyor. Böyle durumlarda brokerin katkısı, sigortalının ihtiyacını teknik açıdan doğru şekilde ortaya koymak, uygun piyasayı bulmak ve hem uluslararası reasürörlerin değerlendirebileceği hem de Türkiye’de uygulanabilecek bir yapı oluşturmak.

Anka olarak 2026 yılında en fazla değer yarattığımız alanlardan biri de tam olarak bu oldu. Standart sigorta ürünleriyle çözülmesi güç olan veya yüksek kapasite ve özel uzmanlık gerektiren birçok riski uluslararası piyasalara taşıyarak uygulanabilir sigorta ve reasürans yapıları oluşturduk. Londra başta olmak üzere farklı uluslararası piyasalardaki ilişkilerimiz sayesinde, Türkiye’de tek başına sağlanması güç olabilecek kapasiteleri yerel sigorta şirketleriyle birlikte yapılandırdık; gerektiğinde fronting ve ihtiyari reasürans çözümlerini aynı yapı içerisinde bir araya getirdik.

Özellikle kıymetli madenler, kuyumculuk ve değerli varlıklar; finansal kuruluşlar; mühendislik ve profesyonel sorumluluk; denizcilik; film, etkinlik ve eğlence sektörü ile teknoloji ve siber riskler gibi uzmanlık gerektiren alanlarda önemli bir deneyim oluşturduk. Kimi dosyalarda yüksek sigorta bedelleri için ilave uluslararası kapasite sağlarken, kimi dosyalarda Türkiye’de standart olarak sunulmayan veya sınırlı sunulan teminatlar için özel çözümler geliştirdik.

Bizim için buradaki başarı yalnızca bir riske kapasite bulmak değil. Türkiye’deki sigortalının ihtiyacını uluslararası piyasanın anlayacağı teknik dile doğru şekilde aktarabilmek, uluslararası piyasanın beklentilerini de Türkiye’de uygulanabilir bir sigorta yapısına dönüştürebilmek önemli. Anka’nın uzun yıllardır oluşturduğu uluslararası ilişkilerin ve ihtiyari reasürans konusundaki uzmanlığının en fazla değer yarattığı alanlardan birinin bu olduğunu düşünüyorum.

Bu nedenle 2026’yı Anka açısından yalnızca iş hacminin değil, uzmanlık alanlarımızın ve uluslararası piyasalardaki erişimimizin de güçlendiği bir yıl olarak değerlendiriyorum. Önümüzdeki dönemde de belirli alanlarda daha fazla derinleşmenin, uluslararası piyasalardaki ilişkilerimizi geliştirmeye devam etmenin ve değişen riskler için uygulanabilir yeni çözümler üretmenin bizim açımızdan önemli olacağına inanıyorum.

Sivil Toplum Çalışmaları ve Sektörel Dayanışma

4. Sigorta sektöründe beyaz yaka olarak emek vermeniz yanında sivil toplum çalışmalarında da kadınları temsil ediyorsunuz. Kadınlarımızın sadece mesleki açıdan değil sivil toplumda da öncülük edebileceğinin genç bir mimarısınız. Sivil toplum çalışmalarınızdan bahseder misiniz? Hem toplumsal hem de mesleki açıdan yarattığınız faydayı okurlarımızla paylaşmanız onlara da öncülük edecektir…

Mesleki çalışmalarımın yanında, sektörün gelişimine katkı sağlayabileceğim oluşumlarda yer almaya ve bilgi paylaşımına önem veriyorum.

Yaklaşık iki yıldır Sigorta ve Reasürans Brokerleri Derneği bünyesindeki Reasürans Komitesi’nde görev alıyorum. Kendi uzmanlık alanım olan reasüransta sektörün ortak ihtiyaçlarının ve karşılaştığı sorunların ele alındığı, farklı görüşlerin bir araya geldiği bir yapının içinde olmak benim için değerli. Günlük iş hayatında şirketler olarak birbirimizin rakibi olsak da sektörün gelişimi için ortak konular üzerinde birlikte çalışabileceğimize inanıyorum.

Bu yıl ayrıca dernek bünyesindeki Kadın Brokerler Komitesi’nde görev almaya başladım. Kadınların sigorta sektöründeki varlığı güçlü. Bunun yanında karar verici ve üst yönetim pozisyonlarında daha fazla kadının yer almasını, kadınların birbirlerinin deneyimlerinden yararlanabilecekleri mesleki ağların gelişmesini önemsiyorum.

Bu oluşumlarda benim için önemli olan aktif katkı sağlayabilmek. Edindiğim deneyimi meslektaşlarımla paylaşmak ve onların farklı bakış açılarından öğrenmek, hem kişisel gelişimime hem de işime katkı sağlıyor.

Geleceğin Kadın Liderlerine ve Yeni Mezunlara Tavsiyeler

5. Sektöre adım atmak isteyen, gerek eğitim gören gerekse de yeni mezun olmuş kadınları sigortacılığa davet etmek isteseniz, onlara neler demek istersiniz? Orta kademe yönetici olup üst merdivenlere çıkmak üzere olan lider adayı kadınlarımıza neler tavsiye edersiniz? Söyleyeceklerinizin sektörümüzdeki kadınların cesaretini daha da artıracağına yürekten inanıyoruz…

Sektöre yeni adım atan genç kadınlara ilk tavsiyem, mesleğin sunduğu alanları keşfetmeleri olur. Sigortacılık çok farklı sektörleri, insanları ve riskleri tanıma fırsatı veriyor. Bu nedenle merak etmek, soru sormak, yabancı dil öğrenmek ve mümkünse farklı piyasalarda deneyim kazanmak büyük değer taşıyor. İnsan, önündeki seçenekleri gördükçe kendi güçlü yönlerini de daha iyi tanıyor.

Bizden önce bu yollardan geçmiş insanların deneyimlerinden yararlanmak elbette çok önemli. Ben de kariyerim boyunca bunu yaptım ve hala yapıyorum. Bir sonraki adım ise öğrendiklerinizin üzerine kendi fikirlerinizi koyabilmek. “Bu neden böyle yapılıyor, başka türlü yapılabilir mi?” diye sormak, hem kişisel gelişiminize hem de yaptığınız işe katkı sağlıyor.

Gelişimin yalnızca mesleki bilgiyle sınırlı olduğuna da inanmıyorum. Okumak, gezmek, farklı kültürleri ve insanları tanımak, başka alanlara ilgi duymak bakış açınızı genişletiyor. Bazen iş hayatında ihtiyaç duyduğunuz yeni bir fikir, mesleğinizin dışındaki bir deneyimden doğabiliyor.

Bir diğer konu sabır. Kariyerin ilk yıllarında zorlanmak, hata yapmak ve bilmediğiniz konularla karşılaşmak doğal. Bugün tecrübeli gördüğümüz hiç kimse mesleğe o bilgi birikimiyle başlamadı. Kendinize öğrenmek için zaman tanıyın; zorlandığınızda da kolay pes etmeyin.

Yönetimde bir sonraki adıma hazırlanan kadınlara ise kendi liderlik biçimlerini geliştirmelerini öneririm. Sizi güçlü kılan yönleri tanımak, kararlarınızın sorumluluğunu almak ve ekibinizin gelişimine alan açmak zamanla size özgü bir yönetim anlayışı oluşturur.

Son olarak, aldığınız yolu görmeyi ve başarılarınızı takdir etmeyi unutmayın. Sürekli bir sonraki hedefe bakarken neler başardığımızı gözden kaçırabiliyoruz. Oysa ilerlemenizi görmek özgüveninizi güçlendiriyor. Ben başarıyı yalnızca bulunduğumuz pozisyonla değil, bulunduğumuz yere ne kattığımızla da ölçmek gerektiğine inanıyorum.