Mehmet Tuğtan: Rekabet Artık İş Birliğine Dönüşüyor
Kurumsal Risk Yönetimi Derneği (KRYD) tarafından 10 Nisan’da Sabancı Center’da düzenlenen 12. Global Riskler Zirvesi, iş dünyasını “Nasıl Yönetiriz? Belirsizlikten Dayanıklılığa…” mottosu altında buluşturdu. Zirvede söz alan Anadolu Sigorta Genel Müdürü Z. Mehmet Tuğtan, risk yönetiminin değişen rolünü, teknolojik dönüşümü ve Türkiye’nin karşı karşıya olduğu devasa riskleri değerlendirdi.
Rekabetten “Rekaberliğe” Geçiş
Mehmet Tuğtan, risklerin büyümesi ve karmaşıklaşmasıyla birlikte bedellerin de arttığını vurguladı. Özellikle büyük sınai ve ticari işlerde sigorta şirketlerinin riski paylaşmasının hayati önem taşıdığını belirten Tuğtan, “Sektördeki oyuncuların rekabeti artık bir iş birliği fırsatına dönüşüyor. Değişen koşullarda riskleri ortak yönetmek ve birlikte hareket etmek zorundayız” diyerek sektördeki dayanışma ihtiyacının altını çizdi.
Türkiye’nin Gerçek Riski: Beklenen Marmara Depremi
Siber ve jeopolitik risklerin önemli olduğunu ancak Türkiye özelinde bu risklerin hala “primitif” düzeyde kaldığını ifade eden Tuğtan, en büyük tehdidin Marmara depremi olduğunu hatırlattı. Maraş depremi üzerinden yapılan hesaplamalara dikkat çeken Tuğtan, “Olası bir Marmara depreminde, Maraş ile aynı şiddette bir sarsıntı olması durumunda, muhtemelen 6-7 kat daha fazla bir sigortalı hasarıyla karşılaşırız. Bu tablo karşısında bir yandan sigortalılık oranını artırırken, diğer yandan sermaye ve reasürans kapasitemizi nasıl büyüteceğimize odaklanmalıyız” dedi.
Sigortacılıkta Önleyici Teknoloji ve Yapay Zekâ
Teknolojinin sigortacılıktaki rolünün hasar ödemenin ötesine geçtiğini belirten Tuğtan, Anadolu Sigorta’nın hayata geçirdiği proaktif uygulamaları paylaştı:
- Hastalık Tahminlemesi: Yapay zekâ ile henüz ortaya çıkmamış kritik hastalıklar öngörülerek sigortalılar uyarılıyor.
- Coğrafi Haritalama: Bölgelere göre hastalık çıkma ihtimallerini gösteren coğrafi haritalar hazırlanıyor.
- Giyilebilir Cihazlar: Sağlık ve kasko gibi branşlarda giyilebilir teknoloji entegrasyonları ile veri analitiği yapılıyor.
Mehmet Tuğtan’ın zirvedeki açıklamaları, sigorta sektörünün “hasar ödeyen pasif kurum” rolünden “risk önleyen aktif teknoloji şirketi” rolüne evrildiğini kanıtlıyor. Özellikle Marmara depremi için verdiği “7 katı hasar maliyeti” projeksiyonu, Türkiye sigorta sektörünün ve devletin mevcut sermaye-reasürans yapısının ne kadar büyük bir stres testine gireceğinin en somut uyarısıdır. Tuğtan’ın “rekabetten iş birliğine” vurgusu ise, tek başına hiçbir şirketin göğüsleyemeyeceği bu devasa riskler karşısında sektörün bir “reasürans havuzu” mantığıyla hareket etme zorunluluğunu işaret ediyor. Yapay zekâ ile hastalık tahmini gibi vizyoner projeler ise, Anadolu Sigorta’nın veriyi sadece fiyatlandırmak için değil, hasarı oluşmadan engellemek (loss prevention) için kullanarak kârlılığı koruma stratejisini yansıtıyor.



