Morningstar DBRS’den Kritik Jeopolitik Analiz
Morningstar DBRS tarafından yayımlanan rapora göre, İran merkezli yaşanan son çatışmalar, denizcilik ve havacılık sigortacılarının kârlılığı üzerinde baskı oluşturan jeopolitik krizler silsilesine bir yenisini ekledi. Derecelendirme kuruluşu, reasürans ve sigorta şirketlerinin bu duruma muafiyet sınırlarını (attachment points) yükselterek veya kapasite azaltarak yanıt verdiğini, bu durumun ise sedan şirketlerin (asıl sigortacıların) üzerindeki risk yükünü artırdığını belirtti.
28 Şubat 2026 tarihinde ABD ve İsrail, İran’daki askeri hedeflere yönelik koordineli saldırılar düzenledi. İran’ın bu saldırılara bölgedeki ABD üslerine füze ve insansız hava araçlarıyla karşılık vermesi, gerilimin tüm Körfez bölgesine yayılmasına neden oldu. Çatışma nedeniyle İran, Irak, Kuveyt, İsrail, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar hava sahaları geçici olarak kapatıldı ve büyük uluslararası havalimanlarında operasyonlar durduruldu. Ayrıca, küresel ham petrol ve deniz yoluyla taşınan gaz akışının yaklaşık beşte birinin geçtiği kritik bir nokta olan Hürmüz Boğazı‘ndaki trafik, denizcilik otoriteleri ve taşıyıcılar tarafından durduruldu.
Deniz Ve Havacılık Sigortalarında Primler Artacak Mı?
Bu gelişmeler; denizcilik, havacılık, mülkiyet, seyahat ve tedarik zinciri sigorta branşları için önemli teknik kabul ve yatırım zorluklarını beraberinde getirdi. Morningstar DBRS, artan savaş riski primlerinin kazançları geçici olarak destekleyebileceğini ancak Hürmüz Boğazı gibi dar koridorlardaki risk yoğunlaşmasının ve birden fazla branşta aynı anda oluşabilecek kayıpların teknik oynaklığı artırdığına dikkat çekti.
Deniz sigortacılığı alanında, bölgeden geçen gemiler için savaş riski oranlarının çatışmaların uzaması halinde %0,5’i aşması bekleniyor. Marsh reasürans ve sigorta brokerlik grubunun Birleşik Krallık Deniz Tekne Savaş Riski Lideri Dylan Mortimer, Körfez’deki deniz tekne sigorta oranlarının çatışma nedeniyle %25 ile %50 arasında artabileceğini öngördü. Büyük bir geminin saldırıya uğrayarak imha edilmesi durumunda; tekne, kargo ve sorumluluk tazminatlarını kapsayan sigortalı kayıpların 200 ile 300 milyon doları aşabileceği ifade edildi.
Havacılık Ve Tedarik Zinciri Nasıl Etkilendi?
Havalimanlarının kapanması ve buralardaki mülkiyet riskleri, kâr kaybı tazminat taleplerini gündeme getirdi. Havacılık tekne sigortaları açısından, füze veya hava savunma sistemlerinin yol açabileceği hasarlar büyük tazminat riskleri oluşturdu. Seyahat sigortacıları ise uçuş iptalleri nedeniyle yoğun taleple karşılaştı; ancak şirketler ödemeleri sınırlandırmak için poliçelerdeki “savaş istisnası” maddelerine dayandı.
Branş Beklenen Etki Risk Faktörü Deniz Tekne %25-50 Prim Artışı Hürmüz Boğazı’nın Kapanması Havacılık Kapasite Daralması Havalimanı Kapanışları ve Kâr Kaybı Mülkiyet Sıkılaşan Şartlar Siyasi Şiddet ve Terör Riskleri Tedarik Zinciri Talep Artışı Küresel Ticaretin Aksaması
Morningstar DBRS Küresel Finansal Kuruluşlar Derecelendirme Direktörü Marcos Alvarez, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı:
“İran çatışması, denizcilik ve havacılık sigortacılarının kârlılığını zaten baskı altına almış olan jeopolitik krizlere bir yenisini ekledi. Coğrafi ve ürün çeşitliliği olan şirketler, Orta Doğu risklerine odaklananlara göre bu şokları daha iyi absorbe etti. Yine de biriken riskleri, reasürans programlarını ve likidite yönetimini izlemeye devam ettik.”
Rapor, Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının küresel tedarik zincirlerini bozarak tedarik zinciri kesintisi sigortasına olan talebi artırabileceğini, ancak bu branşta savaş ve siyasi risklerin genellikle teminat dışı bırakıldığını hatırlattı. Çoğu küresel reasürans ve sigorta şirketi, güçlü sermaye pozisyonlarını ve ihtiyatlı risk yönetimi çerçevelerini korumaya devam etti.
kaynak: https://www.linkedin.com/



