TSB Başkanı Ahmet Yaşar’dan Bankasürans Zirvesi’nde Kritik Mesajlar
Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, Bankasürans Zirvesi’nde yaptığı konuşmada sigorta sektöründeki yapısal dönüşüme dikkat çekti. 2025 yılı itibarıyla prim üretiminin yüzde 46 artışla 1,22 trilyon TL’ye ulaştığını belirten Yaşar; güçlü büyümenin tek başına yeterli olmadığını, sigortacılığın artık satış odaklılıktan risk yönetimi ve uzmanlık temelli bir yapıya evrildiğini vurguladı.
Dağıtım kanallarının yüzde 53 acente, yüzde 22 banka, yüzde 17 broker ve yüzde 8 diğer kanallardan oluştuğunu ifade eden Yaşar, bu tablonun sistemin çok katmanlı yapısını kanıtladığını söyledi.
“Hasar Ödeyen Modelden Risk Önleyen Modele Geçiyoruz”

Sektörün hasar ödeyen modelden risk önleyen modele doğru evrildiğini dile getiren Ahmet Yaşar, sigortacılığın bir “risk terziliği” olduğunu belirtti. Müşteri profilinin artık daha bilinçli ve seçici olduğunu vurgulayan Yaşar, “Artık müşteri ürün değil, güven satın alıyor. Sigortayı sadece bir finansal teknoloji ürünü olarak görmek veya şirketleri ürün sağlayıcı konumuna indirgemek doğru değildir. Banka ölçek sağlar, acente ve brokerlar derinlik katar, teknoloji hız kazandırır ve sigorta şirketi ortak aklı temsil eder” dedi.
Hedef: 50 Milyar Dolar Üretim Büyüklüğü
Türkiye’de sigorta penetrasyon oranının yüzde 2,6 seviyesinde olduğunu hatırlatan TSB Başkanı, bu oranı iki katına çıkararak 50 milyar dolarlık bir üretim hacmine ulaşmayı hedeflediklerini açıkladı. Yaşar, bu hedefin sadece sektörel bir büyüme değil; daha güçlü bir finansal sistem ve daha dayanıklı bir ekonomi anlamına geldiğini belirterek, Türkiye’nin pek çok yapısal sorununun özünde sigorta ile çözülebileceğini savundu.
Bankasüransta Dönüşüm: Kredi Odaklılıktan Yaşam Odaklılığa
Önümüzdeki dönemde bankasüransın sadece krediye bağlı bir model olmaktan çıkıp, müşterinin hayatının her anına dokunan bir yapıya dönüşeceğini ifade eden Yaşar, sözlerini şöyle tamamladı: “Sigorta, geleceğe duyulan güvenin adıdır. Bankasürans ise bu güveni toplumun en geniş kesimlerine ulaştıran güçlü bir araçtır.”
Ahmet Yaşar’ın Bankasürans Zirvesi’ndeki açıklamaları, sektörün “dağıtım kanalları savaşı” yerine “kanal sinerjisi”ne odaklanması gerektiğini net bir şekilde ortaya koymaktadır. 1,22 trilyon TL’lik üretim hacmi etkileyici görünse de penetrasyonun hala yüzde 2,6 seviyesinde kalması, sektörün önünde devasa bir alan olduğunu gösteriyor. Yaşar’ın “risk terziliği” ve “hasar ödeyen değil risk önleyen model” vurguları, sigortacılığın sadece bir poliçe satışı değil, bir veri ve analiz işi haline geldiğinin tescilidir. Bankaların geniş kitlelere ulaşma gücü (ölçek) ile acente ve brokerların uzmanlığının (derinlik) teknoloji ile harmanlanması, 50 milyar dolarlık hedefe giden yolun anahtarıdır. TSB’nin bu vizyoner duruşu, sigortayı ekonominin tamamlayıcısı değil, ana yapı taşı olarak konumlandırmaktadır.



