22 Temmuz 2026, 03:45:27
Dolar 47,1831
Euro 53,8362
Altın 6.196,91
BİST 13.974,14
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 31°C
Parçalı Bulutlu
İstanbul
31°C
Parçalı Bulutlu
Çar 31°C
Per 26°C
Cum 26°C
Cts 23°C

Türkiye Sigorta Ve Türkiye Hayat Emeklilik’ten Rekor Kâr

21 Temmuz 2026 23:26

Sigorta ve hayat emeklilik sektörünün öncü şirketleri Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik, ilk 6 ayda güçlü büyümesini sürdürerek toplamda 24,5 milyar TL rekor net kârlılık elde etti.

Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik, yılın ilk yarısında güçlü finansal büyümesini sürdürerek piyasa beklentilerinin üzerinde rekor kârlılığa ulaştı.

Türkiye Sigorta, 2026’nın ilk 6 ayında net kârını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 44 artışla 13 milyar 450 milyon TL’ye, Türkiye Hayat Emeklilik ise yüzde 52 artışla 11 milyar 8 milyon TL’ye yükseltti. Böylece iki şirket, 1 Ocak–30 Haziran 2026 döneminde toplam net kârını %48 artırarak 24,5 milyar TL ile rekor kârlılığa imza attı.

Türkiye Sigorta, 2026 yılının ilk yarısında prim üretimi tutarını geçen yılın aynı dönemine göre %30 artırarak 94 milyar 213 milyon TL’ye yükseltirken, pazar payı oranını da %15 seviyesine taşıdı.

Türkiye Hayat Emeklilik ise yılın ilk 6 ayında Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ve Otomatik Katılım Sistemi (OKS) fon büyüklüğü tutarını yüzde 49 artışla 525 milyar TL’ye, katılımcı sayısı rakamını da yaklaşık 5 milyona yükseltti. Şirket, aynı dönemde hayat branşı alanında yüzde 53,4 büyümeyle 20 milyar 270 milyon TL prim üretimine ve yüzde 17,7 pazar payına ulaştı.

Haziran sonu itibarıyla, Türkiye Sigorta’nın aktif büyüklüğü 193,3 milyar TL’ye, özsermaye büyüklüğü ise 61 milyar TL’ye ulaşırken, özkaynak kârlılığı yüzde 48 olarak gerçekleşti. Türkiye Hayat Emeklilik’in ise aktif büyüklüğü 598,4 milyar TL’ye, özsermaye büyüklüğü 39,4 milyar TL’ye ulaşırken özkaynak kârlılık oranı ise yüzde 62 olarak gerçekleşti. Türkiye Sigorta’nın sermaye yeterlilik rasyosu %213, Türkiye Hayat Emeklilik’in sermaye yeterlilik rasyosu ise %377 seviyesinde kaydedildi. Bileşik rasyo oranı ise Türkiye Sigorta’da %88,34, Türkiye Hayat Emeklilik tarafında ise %64,92 seviyesinde gerçekleşti.

2026 yılı içerisinde; Türkiye Sigorta tarafından 3 milyar TL tutarında nakit temettü dağıtımı yapılacak olup, şirket yüzde 100 bedelsiz sermaye artırımı yoluyla sermayesini 10 milyar TL’den 20 milyar TL’ye yükseltti. Türkiye Hayat Emeklilik tarafında ise, 3 milyar TL’lik temettü dağıtımı yapılacak olup, şirket sermayesi ise 5 milyar TL’den 10 milyar TL’ye yükseldi.

“Dengeli Fiyatlama İle Sigorta Erişilebilirliğine Katkı Sağlıyoruz”

2026 yılının ilk yarısında elde ettikleri finansal sonuçların; güçlü bilanço yapısı, etkin gider yönetimi, mali disiplin ve müşteri odaklı büyüme stratejisinin sonucu olduğunu belirtilen Türkiye Sigorta Genel Müdürü Taha Çakmak, “Şirketlerimiz, bu yılın ilk yarısında da başarılı finansal performansını sürdürerek tüm paydaşlarına değer üretmeye devam etti. İlk çeyrekte hayat ve hayat dışı sektörlerinde Türkiye Sigorta’nın kârlılıkta 1. sırada, Türkiye Hayat Emeklilik’in ise 2. sırada yer alması, Şirketlerimizin güçlü finansal performansının en önemli göstergesidir. Hayat ve hayat dışı sektörlerinde adeta birbirleriyle yarışan iki şirketimiz de yılın ikinci çeyreğinde kârlılık ve prim üretimindeki lider konumlarını başarıyla sürdürmüştür. Başarımızın temelinde; yılın ilk 6 ayında enflasyonla mücadele ve sigorta erişilebilirliği artırma stratejimiz kapsamında uygulamaya aldığımız kampanyalar, etkin risk yönetimi, disiplinli fiyatlama politikası, operasyonel verimlilik ve değişen ekonomik koşullara hızlı uyum sağlayan yönetim anlayışımız bulunuyor. Bu yaklaşımlarımız, hem finansal başarımızı daha da güçlendirdi hem de uzun vadeli hedeflerimize sağlam bir zemin oluşturdu. 2026 yarıyılında rekoru yatırım gelirleri değil, sigortacılığın kendisi yazdı. Sektör ortalamaları %110’un üzerindeyken bileşik oranımız üst üste onuncu çeyrekte %100’ün altında kaldı ve %88 ile tarihimizin en iyi seviyesine geriledi” dedi.

Enflasyonla mücadele sürecinde şirketlerinin; finansal gücünü korurken, sigortayı ulaşılabilir kılan dengeli fiyatlama yaklaşımıyla hareket ettiğini ifade eden Çakmak, sözlerine şöyle devam etti:

“2026 yılı Haziran ayı sonunda TÜFE, yıllık bazda %32,1 olarak gerçekleşirken sigorta enflasyonu aynı dönem için yüzde 15,5 ile TÜFE’nin önemli ölçüde altında kaldı. Yıllık TÜFE’nin altında gerçekleşen sigorta enflasyonuna sektörümüzde lider ve piyasa belirleyici şirket olarak özellikle bireysel ürün grupları alanında aldığımız aksiyonlar, indirimler ve ödeme kolaylığı sunan kampanyalarımızın da etkisiyle katkı sunduk. Yılın ilk 6 ayında sağlık sigortası branşında 10,6 milyar TL, kasko branşında da yüzde 30 artışla ile 9,9 milyar TL prim üretimine ulaşarak rekabetçi fiyatlama ile büyümeyi dengeli bir şekilde yönetme kabiliyetimizi bir kez daha ortaya koyduk. Sigorta enflasyonunun üzerinde reel büyüme sağlayarak, bu büyümeyi teknik kâr rakamına dönüştürerek, yatırım portföyü yapımızı çeşitlendirerek ve sigorta erişilebilirliğini artırarak 2026’nın ilk yarısında hedeflerimizi her alanda gerçekleştirdik. Enflasyonla mücadele ve herkes için sigorta vizyonumuz doğrultusunda, bazı bireysel ürün gruplarımızda fiyat artışına gitmeden büyümemizi sürdürdük. Etkin fiyatlama yönetimimiz sayesinde yalnızca üretimimizi büyütmekle kalmadık, sektör liderliğimizi daha da pekiştirdik. Bu yaklaşımımızla daha fazla vatandaşımızı sigorta güvencesi ile buluştururken, sigortayı toplumun her kesimi için erişilebilir hale getirme hedefimiz doğrultusunda önemli bir mesafe kat ettik. Sektörün geneliyle karşılaştırdığımızda Türkiye Sigorta olarak ilk 6 aydaki 94 milyar TL’lik prim üretimi ile en yakın rakibimizle aramızda 18 milyar TL’lik, sektörün 3. ve 4. şirketleriyle 40 milyar TL’lik fark oluşması bizleri oldukça gururlandırıyor.”

Çakmak, tarım sigortası ve yangın sigortası / doğal afetler branşlarında ise daha önceki yıllarda olduğu gibi yılın ilk yarısında liderliklerini sürdürdüklerini ifade etti.

“Hedefimiz, Sigortayı Herkes İçin Erişilebilir Kılmak”

Temel hedeflerinin, sigortayı toplumun her kesimi için erişilebilir hale getirerek ülkemizdeki sigortalılık oranı değerini artırmak olduğunu vurgulayan Çakmak, farklı gelir grupları ve müşteri segmentleri ihtiyaçlarını dikkate alarak ürün, hizmet ve süreçlerini sürekli iyileştirdiklerini ifade etti. Çakmak, “Herkes için erişilebilir sigorta stratejimiz doğrultusunda yılın ilk yarısında öncü ürün ve hizmet kampanyalarımızı hayata geçirdik. Kasko ve zorunlu mali sorumluluk sigortası branşında peşin fiyatına taksit kampanyası, 18-26 yaş arası gençlere özel tamamlayıcı sağlık sigortası kampanyası, hayat sigortası ürünlerinde farkındalığı ve penetrasyon oranını arttırmak için bir ay bizden prim iadeli hayat sigortası kampanyası ve bireysel ürünlere yönelik ödeme kolaylığı ve ek katkı sağladığımız özel kampanyalarımızla müşterilerimizin yanında yer aldık. Dijitalleşme yatırımlarımız, çoklu dağıtım kanalları yapımız ve müşteri deneyimi merkeze alan yaklaşımımız sayesinde her kademeden müşterimize daha hızlı, daha kolay ve daha etkin hizmet sunmaya devam ediyoruz.” dedi.

“Kârlılık Ve Prim Üretiminde Rekorlarımıza Bir Yenisini Daha Ekledik”

Taha Çakmak, sürdürülebilir büyüme ve yüksek kârlılık performansı ile bilançolarını güçlendirmeye devam ettiklerini belirtilerek, şu değerlendirmelerde bulundu:

“2026 yılı ilk yarısında kendi rekorlarımızı kırmaya devam ettik. İlk yarıda iki şirketimiz yüzde 48 artışla toplamda 24,5 milyar TL rekor net kârlılığa ulaştık. Prim üretim rakamlarımız ise kurumsal performansımızın en somut göstergesi oldu.”

İlk yarıyılda Türkiye Sigorta’nın BIST 50 Endeksi’ndeki tek sigorta şirketi olarak güçlü bir performans sergilediğini ve blok pay satışı sürecinin güçlü talep gördüğünü ifade eden Taha Çakmak; “Payların hızlandırılmış talep toplama yöntemiyle uluslararası kurumsal yatırımcılar grubuna satışında arz edilen tutarın 4 katından fazla talep toplandı. Böylece Türkiye Varlık Fonu‘nun Türkiye Sigorta’daki %5’lik payı yaklaşık 150 milyon USD (6,75 milyar TL) karşılığında uluslararası kurumsal yatırımcılardan gelen güçlü taleple tamamlandı. Halka açıklık oranı değerimiz %23,9’a çıkarak likidite ve yabancı yatırımcı erişimimiz arttı” dedi.

Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik olarak sadece bugünün değil, geleceğin ihtiyaçlarını da gözeten bir anlayışla hareket ettiklerini ifade eden Çakmak, güçlü kurumsal yapılarını sürdürülebilir kârlı büyüme hedefiyle desteklemeye devam edeceklerini söyledi.

Çakmak, önümüzdeki dönemde de ürün çeşitliliği seviyesini artırmaya, hizmet kalitesi standartlarını geliştirmeye ve ülkemizin ekonomik kalkınma hamlesine katkı sunarken sigortacılığı daha geniş kitlelerle buluşturmaya kararlılıkla devam edeceklerini kaydetti.


Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik’in 2026 yılının ilk yarısında ulaştığı 24,5 milyar TL’lik toplam net kârlılık ve %88,34’lük bileşik rasyo seviyesi, teknik sigortacılık disiplininden ödün vermeden yakalanan reel büyümenin ve proaktif underwriting stratejilerinin en somut tescilidir. Enflasyonist ortamda sigorta enflasyonunu TÜFE’nin altında tutarak kasko ve sağlık gibi frekansı yüksek branşlarda erişilebilir fiyatlama sunulması, pazar payını %15’e çıkarırken sektördeki liderlik pozisyonunu rakipleriyle arasındaki makası genişleterek pekiştirmiştir. Yüksek sermaye yeterlilik rasyoları (%213 ve %377) ile desteklenen bu bilanço gücü, Türkiye Varlık Fonu’nun blok pay satışında uluslararası kurumsal yatırımcılardan gelen 4 katı aşan talep ile birleşerek Türk sigorta ve emeklilik pazarının küresel sermaye nezdindeki yüksek itibarını ve makroekonomik sürdürülebilirliğini kanıtlamaktadır.