14 Temmuz 2026, 13:20:56
Dolar 47,0372
Euro 53,6001
Altın 6.081,43
BİST 14.027,34
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 27°C
Parçalı Bulutlu
İstanbul
27°C
Parçalı Bulutlu
Çar 29°C
Per 29°C
Cum 30°C
Cts 30°C

Venezuela’da Depremlerin Faturası Ağır Olacak

26 Haziran 2026 22:14

Venezuela‘da bu hafta meydana gelen iki büyük depremle ilgili sigorta sektörü hasarlarının, bu felaketten beklenen milyarlarca dolarlık ekonomik kayıpların yalnızca küçük bir kısmını temsil etmesi bekleniyor. Aracı kurum grubu Aon’un son yayımladığı Haftalık Felaket Raporu‘na göre, ekonomik ve sigortalı hasar miktarları arasındaki fark oldukça yüksek kalacak.

Kuzeybatı Venezuela, özellikle de Caracas‘ın batısındaki bölge, yakın zamanda 7.5 ve 7.2 büyüklüğünde doğrultu atımlı iki ardışık depremle sarsıldı. Bu sismik olaylar geniş çaplı can kayıplarına ve yaygın yapısal hasara yol açtı. İkiz dizi (doublet sequence) olarak bilinen bu özel aktivite türü, benzer büyüklükteki iki sarsıntının birbirine yakın zaman ve coğrafi konumda meydana gelmesini içeriyor. Böyle bir dizi, Güney Amerika Levhası ile doğuya doğru hareket eden Karayip Levhası‘nın eğik olarak etkileşime girdiği levha sınırında karmaşık bir kırılma etkileşimi sürecine işaret ediyor.

Bu bölge; geçmişte de önemli depremler üretmiş olan Boconó, Oca–Ancón ve Bucaramanga–Santa Marta sistemleri dahil olmak üzere geniş bir doğrultu atımlı fay zonunu barındırıyor. Kuzey Venezuela, büyük ve yıkıcı depremlerle dolu bir geçmişe sahip olmasına rağmen, son merkez üslerinin 250 km (155 mil) yakınındaki bölge, son yüzyılda 6.0 ve üzeri büyüklükte yalnızca yedi deprem gördü.

Rapora göre, 24 Haziran 2026 tarihinde meydana gelen sarsıntılar, yaklaşık 26.000 kişinin ölümüne yol açan büyük 1812 depreminden bu yana muhtemelen Venezuela’daki en ölümcül depremler olacak. Afetten elde edilen ilk verilere göre en az 235 ölüm, 4.300’den fazla yaralanma, binalarda ve altyapıda ciddi yıkımlar bildirildi. USGS PAGER tahminleri, ölü sayısının çok daha yüksek olabileceğini, potansiyel olarak binlerce, hatta on binlerce can kaybına ulaşabileceğini gösteriyor. Ek olarak, çeşitli takip kuruluşları şu anda 11.000 ile 46.000 arasında kişinin kayıp olduğunu listeliyor.

Aon raporunda şu değerlendirmelere yer verildi: “Bildirilen hasar göz önüne alındığında, olayın halihazırda zor durumda olan bir ekonomide milyarlarca ABD dolarına veya potansiyel olarak daha fazlasına ulaşacak büyük ekonomik kayıplara neden olması bekleniyor. Hasar tespit çalışmaları halen devam ediyor ve daha fazla bilgi elde edildikçe kayıp tahminlerinin gelişmesi bekleniyor.

Olayın reasürans ve sigorta sektörü üzerindeki etkisini değerlendirmede büyük belirsizlik sürüyor. Düşük sigorta penetrasyonu, zorunlu sigorta planlarının bulunmaması ve belki de yakın geçmişte benzer ölçek ve büyüklükte olayların yaşanmamış olması nedeniyle, sektörün toplam kayıpları çok milyarlık toplam ekonomik kaybın yalnızca küçük bir kısmı olacaktır.”

Venezuela’da meydana gelen yıkıcı ikiz depremler, gelişmekte olan pazarlardaki koruma açığının (insurance gap) makroekonomik dengeler üzerindeki yıkıcı etkisini bir kez daha gözler önüne sermiştir. Aon raporunun da ortaya koyduğu üzere, bölgedeki düşük sigorta penetrasyonu ve zorunlu deprem sigortası havuzlarının eksikliği, milyarlarca dolarlık katastrofik hasar maliyetinin neredeyse tamamını reasürans piyasaları yerine zaten kırılgan olan kamu maliyesinin üzerine bırakmaktadır. Elementer sigorta pazarında bu tür büyük ölçekli doğal afetler, mülkiyet ve altyapı branşlarında katastrofik risk modellemelerinin ve risk kabul (underwriting) kriterlerinin küresel düzeyde yeniden gözden geçirilmesini zorunlu kılmaktadır. Uluslararası reasürörlerin bu bölgedeki limitlerini ve fiyatlama disiplinini sıkılaştırması beklenirken, yaşanan bu trajedi, sürdürülebilir bir ekonomik büyüme için kamu-özel sektör iş birliğine dayalı zorunlu sigorta mekanizmalarının kurulmasının ne kadar hayati bir stratejik kalkan olduğunu kanıtlamaktadır.