14 Temmuz 2026, 13:19:22
Dolar 47,0372
Euro 53,6001
Altın 6.081,43
BİST 14.027,34
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 27°C
Parçalı Bulutlu
İstanbul
27°C
Parçalı Bulutlu
Çar 29°C
Per 29°C
Cum 30°C
Cts 30°C

52 Ülkede Kadın Örgütleri Zor Durumda

10 Temmuz 2026 23:57

UN Women’ın yeni raporuna göre, kadın örgütlerinin yüzde 84’ü Ocak 2025’ten bu yana hizmetlerine yönelik talebin arttığını belirtirken, yaklaşık her 10 STK’dan 9’u mevcut ihtiyaçları karşılamakta zorlandığını bildiriyor. Bu durum, resmi kalkınma yardımlarında şimdiye kadar kaydedilen en büyük yıllık düşüşün ardından yaşanıyor.

New York/Cenevre, 10 Temmuz 2026 – Silahlı çatışmaların son 80 yılın en yüksek seviyelerine ulaştığı bir dönemde, kadınlar ve kız çocukları için hayati önem taşıyan hizmetleri sunan sivil toplum kuruluşları ciddi finansman sıkıntılarıyla karşı karşıya. UN Women’ın yardım kesintilerinin etkileri ile ilgili bugün yayımladığı “Beyond the Breaking Point” (Kırılma Noktasının Ötesinde) başlıklı rapor, Ocak 2025’ten bu yana en az bir milyon kadın ve kız çocuğunun hayati destek hizmetlerine erişimini kaybettiğini ortaya koyuyor. Rapor, kriz ve çatışmalardan etkilenen 52 ülkede faaliyet gösteren 855 kadın örgütü ve kadın hakları alanında çalışan sivil toplum kuruluşunun (STK) görüşlerine dayanıyor.

UN Women tarafından yayımlanan bu rapor, küresel insani yardım ekosistemindeki akut finansman daralmasının ve artan jeopolitik risklerin sivil toplum ve sosyal kalkınma sektörleri üzerindeki yıkıcı etkilerini net bir şekilde ortaya koymaktadır. Resmi kalkınma yardımlarında yaşanan tarihsel düşüş, kriz ve çatışma bölgelerinde faaliyet gösteren mikro ve makro ölçekli STK’ların operasyonel sürdürülebilirliğini tehdit ederken, kırılgan grupların koruma açığını (protection gap) tehlikeli seviyelere taşımaktadır. Sosyal hizmet üreten bu yapıların bütçe krizleri, uluslararası bağışçıların risk analizi ve fonlama stratejilerinde acil bir paradigma değişimini ve kamu-özel sektör iş birliklerinin (PPP) devreye sokulmasını zorunlu kılmaktadır. Çatışmaların son 80 yılın zirvesine çıktığı bu makroekonomik konjonktürde, insani yardım ve sivil toplum finansmanının çeşitlendirilememesi, küresel sosyal dayanıklılık modellerinin kırılma noktasını aşmasına ve uzun vadeli sosyo-ekonomik kayıpların derinleşmesine neden olacaktır.