İHH “Şimdi Dayanışma Vakti”
İHH Başkanı Bülent Yıldırım
İHH Başkanı Bülent Yıldırım ile Deprem Gerçeği ve İHH’nın Çalışmalarını ve Gizli Kahramanlarını konuştuk

Şimdi Dayanışma Vakti
Pandemi konusunda ülkemizin ve dünyanın geçirdiği bu zorlu dönemi sahada çalışan bir kurum olarak, İHH Başkanı olarak bize değerlendirir misiniz?
İHH İnsani Yardım Vakfı olarak koronavirüs hayatımızı etkileme başladığı ilk günden beri işini kaybeden ve ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza yönelik bir yardım kampanyası başlattık.
İHH, işsiz kaldığı tespit edilen ve gündelikçi çalıştığı için geliri olmayan ihtiyaç sahibi ailelere yönelik 10 milyon liradan fazla nakdi yardım ve 150 bine yakın aileye kumanya paketi ve hijyen paketi dağıtımı gerçekleştirdik.
“Şimdi Dayanışma Vakti” sloganıyla yürütülecek olan kampanya kapsamında Vefa Sosyal Destek Grupları ile ortak çalışmalar yürüttük. Büyük bir imtihan yaşıyoruz. Çin’de başlayan bu virüs Türkiye’yi de etkiledi. Birçok işveren, işçi zor durumda kaldı, işyerleri kapandı. Özellikle gündelikçi olarak çalışan evine ekmek götüren birçok kardeşimiz bugünlerde sıkıntı çekiyor.

Tüm dünya zor dönemlerden geçiyoruz
Biz en temel meselenin aile olduğunu biliyoruz. Ailenin dağılmaması gerekiyor. Tüm dünya zor dönemlerden geçiyoruz. Bu süreçte herkes öncelikle kendi akrabasından, çevresinden başlayarak, yardıma ihtiyaç duyan bütün fertleri, özellikle gündelikçi olanları tespit etsin, işten çıkartılanları tespit etsin ve bunlara az çok demeden yardım etsin. Devletimiz, STK’larımız, belediyelerimiz ve tüm kurumlarımız bu süreçte üstüne düşen her şeyi yapmalı ve ailelerimize sahip çıkmalı.
Önemli olan aileyi ayakta tutmaktır
Bu süreçte Türkiye halkı, bütün dünyaya yardım etti. 30 yıldır İHH olarak insanlarımızın verdikleriyle dünyanın her yerine ulaştık, 135 ülkeye gittik. İnsanların dertlerine çare olmaya gayret ettik. Bu süreçte kriz bölgelerine yani Suriye, Irak, Libya, Doğu Türkistan, Moro, Afganistan, Nijer, Somali, Arakan, Sudan, Azerbaycan, Yemen ve Filistin gibi ülkelere yardım götürmek daha önemli. Bu süreçte devletimizle, milletimizle ve halkımızla beraber bu sıkıntıyı aşacağız, önemli olan aileyi ayakta tutmaktır.
Çalışmalarımız dünyanın farklı bölgelerinde devam ediyor
Doğal afetler, yoksulluk ve savaşlar konusunda birçok riske açık ve sürekli de bunlarla yaşar durumdayız. İHH’nın kuruluş nedeni bu ve benzeri durumlarda insanlara yardım eli uzatmak ve hayata yeniden kazandırmak olduğunu biliyoruz. Bu çerçevede başında olduğunuz İHH’yı kendi ifadelerinizle bize anlatır mısınız?
İHH İnsani Yardım Vakfı, 1992 yılında ortaya çıkan Bosna Savaşı’na kayıtsız kalamayan gönüllülerin başlatmış olduğu insani yardım çalışmalarının, 1995 yılında vakıf olarak yapılanması ile İstanbul’da hayat bulmuştur. İHH İnsani Yardım Vakfı, savaş, işgal ve doğal afetler sonucu mağdur olmuş kişilere, yerlerinden edilmiş ve mülteci konumuna düşmüş ihtiyaç sahiplerine ulaşmakta; ayni ve nakdi yardımların yanı sıra kalıcı projeler ile de ihtiyaç sahiplerini desteklemektedir. Bu kapsamda çalışmalarımız dünyanın farklı bölgelerinde devam ediyor.
Manevi olarak da hayırseverlik dini ya da ahlaki görevlerin de önemli bir parçasıdır
İnsanların maddi ya da manevi varlıklarını insanlığın hizmetine sunması yoluyla ancak sosyal faydalar sağlanabilir. Bu sebeple vaktini, emeğini ya da finansal varlıklarını tanıdıkları ya da tanımadıkları muhtaçlar için kullanmaları o insanların da yaşadığı çevreyi ve dünyayı güzelleştirmeleri anlamına gelir. Manevi olarak da hayırseverlik dini ya da ahlaki görevlerin de önemli bir parçasıdır. Temel ihtiyaçlarının giderilmesi ve toplumsal fayda için nakdi ve ayni yardımlar yapılmaktadır. Müslümanlar için Allah rızası kazanmanın başlıca yöntemlerinden biri olduğuna inanıyoruz.
Hayırseverlerin vakitlerini ve emeklerini gönüllü olarak sunmaları, sivil toplum kuruluşlarının profesyonelleşmelerine katkı vermelerini teşvik etmek gerekmektedir. Kadın, erkek, genç fark etmeksizin yetkin olduğu alanlarda verecekleri her türlü destek son derecek kritik önemdedir. Nakdi bağışlara ek olarak verilen her türlü ayni mal bağışları ihtiyaç sahiplerine doğrudan ulaştırılabilmektedir.
Özellikle esnaf, tüccar, çiftçi gibi serbest meslek sahiplerinin değerlendirebileceği bu imkan çok sayıda insanın derdine derman olabilir. İnsanlar sadece bağış yaparak iyilik yapmaz, hayatımızın her aşamasında insanlara faydalı işler yaparak da bu alanda güzel işler yapılabilir. Biz de çalışmalarımızı bu misyonla yerine getiriyoruz.

https://www.ihh.org.tr/bagis/rotamiz-iyilik-yukumuz-insanlik
2019 yılında yardımlarımızdan 24 milyondan fazla kişi istifade etti
2020’de yaşanılan Elazığ Depremi, Giresun ve Rize sel felaketleri ve son olarak da İzmir depremi ile beraber millet olarak sarsıldık ve derin acılar yaşadık. Pandemiye rağmen İHH ekiplerinin can siperane çalışmaları 7’den 77’ye herkes için gurur kaynağı oldu. Bu anlamda İHH’nın 2020’deki destek olduğu ve başarı hikâyeleri yazdığı çalışmalardan kısaca bahseder misiniz?
2019 yılında yardımlarımızdan 24 milyondan fazla kişi istifade etti. İHH kurulduğu günden bu yana 6 kıtadan 124 ülkeye 2,5 milyonu aşkın bireysel hayırseverin desteğini ulaştırmıştır. 2020 yılında ise daha fazla insana ulaşmak için gayretlerimiz devam ediyor. İhtiyaç duyan herkese ulaşma gayreti ile yardımlarımızı sürdürüyoruz. Özellikle 2020 yılında koronavirüs dolayısıyla çok yoğun bir çalışma dönemi geçirdik.
Ekiplerimiz bu süreçte ihtiyaç duyan ailelere ulaşmak için bölgelerde yoğun bir çalışma yürüttü. Aynı zamanda Elazığ depreminde, Giresun’da yaşanan sel felaketinde, Rize sel felaketinde ve İzmir depreminde ekiplerimiz bölgelerde çalışmalarda aktif bir şekilde yer aldı. Hem insanların hayatlarının kurtarılmasında hem de bölgelere insani yardım ulaştırılması konusunda aktif olarak görev aldı. Çalışmalarımız sadece Türkiye içinde değil dünyanın farklı bölgelerinde yoğun bir şekilde devam ediyor.
Arkadaşlarımız, bir canın kurtarılmasını tüm insanlığın kurtarılması olarak görüyorlar

Medyada İHH’nın can kurtarma operasyonlarına dair oldukça dokunaklı sahnelere tanık olduk. Enkaz altındaki çocuğumuzun hayata tutunması için saatlerce enkazda çalışan İHH kurtarma personelimiz, sel felaketinde sırtında yaşlı kadınları sırtlamış, sele kapılıp boğulmaktan korkmayan başka bir İHH kahramanımızı gördük ve ekibinizle gurur duyduk. İHH arama kurtarma ekiplerindeki bu ruhu bu azmi neye bağlıyorsunuz?
İHH Afet Yönetimi, İHH ile aynı yaştadır. Vakfımız, afet ve acil durumlara afet yönetim stratejisiyle yaklaşmaktadır. 1999 Marmara depreminde ekiplerimiz yine sahadaydı. Van depremi, Japonya tsunami felaketi gibi afetlerde bizatihi sahada arama kurtarma birimi ve gönüllüleriyle müdahil olduk.

İHH Arama kurtarmanın faaliyet alanlarının tamamını afet yönetim süreci olarak tanımlamak doğru olacaktır. Afet öncesi sırası ve sonrasında vakfımızın tüm insan ve lojistik kapasitesini tecrübesiyle milletimizin yaralarını sarmaya adayan bir anlayış faaliyetlerimizin temelini oluşturmaktadır.
İHH Arama Kurtarma ekipleri, bugüne kadar dünyanın birçok yerinde meydana gelen olağanüstü durumlar için Türkiye’den yola çıktı. Bu ekiplerin önceliği her zaman olayı ve bölgeyi hızlı bir şekilde inceleyip merkeze rapor sunmak oldu. Anlık raporlara göre projeler hazırlandı, mağdurların ihtiyaçlarını karşılamak için çalışmalar yapıldı.

Ekiplerimizin eğitimlerine önem veriyoruz. AFAD ile koordinasyon içinde çalışmalarımızı yürütüyoruz. Bu yıl içinde AFAD akreditasyonu alan kurumlardan birisi olduk. Bu anlamda ihtiyaç durumunda bölgelerde profesyonel ve gönüllü arkadaşlarımızın destekleriyle çalışmalara devam ediyoruz.
Bizim arkadaşlarımız sahada çalışma yaparken ihtiyaç sahibini kendi ailesinden bir birey olarak görür. Arkadaşlarımız, bir canın kurtarılmasını tüm insanlığın kurtarılması olarak görüyorlar. Bu motivasyonla çalışmalarını özveriyle yürütüyorlar.
İHH 107 bini aşkın gönüllüsüyle büyük bir ailedir
İHH’nın kurumsal olarak medyaya yansımalarında daha hızlı bir ivme alındığını bir medya mensubu olarak söyleyebilirim. İHH’da bu kapsamda çalışma yaparken nelere dikkat ediyorsunuz.
Bizler insani yardım faaliyetlerinin çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerimiz gereği çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Hayırseverlerin gönüllü olmalarını ve çalışmalarımıza bizzat şahitlik etmelerini teşvik ediyoruz. Bu anlamda İHH 107 bini aşkın gönüllüsüyle büyük bir ailedir.
Katarakt ameliyatı olan hastanın fotoğrafı, düzenli desteklediğiniz yetim çocuğun bilgileri, kurban ibadetinin kesim ülkesi bilgisi, açtırdığınız su kuyusu hakkında detaylı bilgiler gibi ayrıntılı bilgilendirmelerle hayırseverlerle aramızdaki karşılıklı güven ilişkisini geliştiriyoruz. İzin veren bağışçılara sms, e-mail, telefon araması, mobil uygulama, sosyal medya kanalları gibi yöntemlerle hatırlatıcı bildirimler gönderiyoruz. Bütün bu çalışmalar ile insanda güven duygusunun oluşmasına katkı sunuyor. Bu anlamda yaptığımız tüm çalışmalara medya mensuplarını da davet ediyoruz.
Onları çalışma yaptığımız bölgelere götürüyoruz. Çalışmaları yerinde görme imkanı tanıyoruz. Onlarda bu çalışmaları bağımsız bir gözle görme imkanı buluyorlar. Bunu önemsiyoruz. Ayrıca yaptığımız çalışmaları hem kendi sosyal medya hesaplarımızdan duyuruyoruz hem de ulusal ve uluslararası medyaya bilgi vererek gerçekleştiriyoruz. Bu kapsamda medya ile ilgili aynı zamanda sıcak bölgelerden haber kaynağı durumunda olduğumuz için bu alanda da çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Yaptığımız projelerin etkisini ölçmeye ve değerlendirmeye çalışıyoruz
İHH’ya destek olmak isteyen, omuz vermek için yol ve yöntem arayan hayırseverlerimize İHH’ya da destek olmaları için nasıl bir yol izlemelerini tavsiye edersiniz?
Yaptığımız projelerin etkisini ölçmeye ve değerlendirmeye çalışıyoruz. Topluma faydalı çalışmalar yapma misyonumuza uygun olarak insanların özellikle çocukluk döneminin ardından yüksek eğitimlerine devam etmeleri ve meslek sahibi olmalarına kaynak sağlayacak destekleri önceliyoruz. Bu anlamda 50’yi aşkın ülkeden 100 bine yakın yetimin düzenli desteklendiği yetim sponsorluk sisteminde çocukların eğitim hayatına devam etmelerini çok önemsiyoruz. Ayrıca üniversite projesi kapsamında Somali’de tarım faaliyetleri gerçekleştiriyor, kıtada mezun ettiğimiz ziraat mühendisleri aracılığıyla tarımı yaygınlaştırmaya gayret ediyoruz.
Eğitim çalışmalarına ek olarak kalkınma projeleriyle ilgilenen birimimiz bulunmaktadır. Bu birim insanların kendi hayatlarını idame ettirmeleri için projeler tasarlamakta ve uygulamaktadır. Derin yoksulluk, sağlık sorunları, açlık, susuzluk gibi durumlara getirdiğimiz acil ve düzenli yardımların dışında dönemsel olarak projeler geliştiriyoruz. Bu projelerde özellikle ihtiyaç sahibi ailelerin devamlı gelir elde etmeleri için bakkal dükkânı açma, balıkçı teknesi sağlama, küçükbaş, büyükbaş ve kümes hayvanı yetiştiriciliği, taşıma aracı temin etme, dikiş makinesi alımı gibi projeler uyguluyoruz.
Bu kapsamda tüm hayırseverleri bu çalışmalara ortak olmaya davet ediyoruz
Bu kapsamda tüm hayırseverleri bu çalışmalara ortak olmaya davet ediyoruz. Siz sadece burada bir aracı görevi görüyoruz. Yardım etmek isteyenlerle yardım ihtiyacı olanları bir araya getiriyoruz. Bunu dünyanın şu anda 124 ülkesinde aktif olarak yapıyoruz. Bu çalışmalara herkesin destek olması tek amacımız.
Amacımız iyiliğe öncülük etmek ve iyiliğin yayılmasını sağlamak
Amacımız iyiliğe öncülük etmek ve iyiliğin yayılmasını sağlamak. Bu vesile ile sadece bizimle değil tüm kurumlarla bu iyiliği dünyaya yayma amacımız var. Bu kapsamda herkesin desteği büyük önem taşıyor. Bu sadece maddi olarak değil manevi olarak destek olunabilir. İnsanlar bu kapsamda önerilerini ve fikirlerini bizimle paylaşabilir. Gönüllü çalışmaları da çok önemli. Özellikle arama kurtarma ekipleri kurmakta gönüllü çalışması büyük bir önem arz ediyor.
Yetim çalışmalarının desteklenmesinde büyük önem arz ediyor. Kimse ben ne yapabilirim demesin evde otururken de yapacağı ufak bir çalışmayla bu iyilik yolculuğuna dahil olabilirler. Yeter ki iyilik yapmak isteğimiz hiç bitmesin. Emin olun bu iyilikleri yapınca kendi hayatlarınızda da daha mutlu ve huzurlu olduklarınızı hissedeceksiniz. Çünkü o insanların mutluluğunu görünce sizler de bu mutluluğu hissediyorsunuz ve yaşıyorsunuz.



