Ernst & Young Geleceğin Tüketicisi Endeksi Sonuçları Açıklandı
EY (Ernst & Young) tarafından yayımlanan 15. Geleceğin Tüketicisi Endeksi, küresel tüketicilerin alışveriş tercihlerini etkileyen temel dinamikleri ortaya koydu. 26 ülkede 20.000’den fazla tüketiciyle yapılan araştırma, ekonomik belirsizliklerin ve artan yaşam maliyetlerinin tüketici davranışlarını yeniden şekillendirdiğini gösteriyor. Tüketiciler artık fiyat ve fayda odaklı hareket ediyor; marka bağlılığına dayalı alışveriş kararları geri planda kalıyor. İşte rapordan öne çıkan başlıklar:
Fiyat Hassasiyeti ve Ekonomik Baskılar
- Tüketicilerin %81’i satın alma kararında en önemli kriterin fiyat olduğunu belirtiyor.
- %77’lik kesim, fiyat artışlarına karşı alışveriş alışkanlıklarını değiştirmiş durumda.
- %55, yaşam maliyetlerinin artmasından ciddi şekilde endişe ediyor.
Markalara Olan Güven ve Mesaj Uyumsuzluğu
- Katılımcıların %88’i, markaların ilettiği mesajların kendi değer ve ihtiyaçlarıyla örtüşmediğini söylüyor.
- %36’sı, artık marka temelli seçim yapmadığını ifade ediyor.
- %54’lük bir kesim, markalı ürünleri sadece indirimdeyken satın alıyor.
Özel Etiketli (Private Label) Ürünlerin Yükselişi
- %67, özel etiketli ürünlerin markalı ürünlerle aynı kaliteyi sunduğunu düşünüyor.
- %36, alışverişlerinde özel etiketli ürünleri markalara tercih ediyor.
- Tüketiciler, özel markaları artık “ikincil” değil, akılcı bir alternatif olarak görüyor.
Marka Değerinin Koşullu Algılanması
- %65, hâlâ markalara değer verdiğini belirtse de bu bağlılık koşula bağlı.
- %48, kalite veya performans yüksekse premium markaya geri dönebileceğini söylüyor.
- %36, daha iyi fiyat sunulursa markaya geri döneceğini ifade ediyor.
- %33, ürün geliştirilirse tekrar satın alabileceğini belirtiyor.
Yapay Zekâ ve Satın Alma Kararları
- Tüketicilerin %58’i alışverişte yapay zekâ kullanmadığını belirtiyor.
- AI tarafından sunulan önerilerin %50’si premium markalara ait.
- AI önerileri, markaların görünürlüğünü artırsa da karar alma sürecinde henüz etkili değil.
Tüketiciler artık sadece bir marka ismiyle ikna olmuyor. Fiyat, kalite ve performansın gerçek karşılığını görmek istiyor. Özel markaların yükselişi, ekonomik baskılar ve değer odaklı beklentiler; klasik marka sadakatinin giderek eridiğini gösteriyor. EY verileri, markaların güven ve fayda temelli yeni bir iletişim dili kurması gerektiğini net biçimde ortaya koyuyor.


