Dolar 33,0019
Euro 35,9901
Altın 2.569,21
BİST 11.064,85
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 33°C
Az Bulutlu
İstanbul
33°C
Az Bulutlu
Sal 34°C
Çar 34°C
Per 32°C
Cum 33°C

Çalışanlar Dikkat! Bunları Biliyor Muydunuz?

Çalışanlar Dikkat! Bunları Biliyor Muydunuz?
9 Aralık 2022 17:01

Çalışanlar dikkat! Bunları biliyor muydunuz? İş güvenliğini bilerek ya da ihmal sonucu tehlikeye atmak, haklı fesih sebebi.

Çalışanların iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerinin ihlali neticesinde ortaya çıkacak sonuçlar, ihlalin ağırlığına göre değişiyor. Altınbaş Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi, İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Ana Bilim Dalı Başkanı Dr. Başak Güneş, iş sözleşmesiyle çalışanlar bakımından, “İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesinin”, kanunda açıkça bir haklı fesih sebebi olduğunu belirtti.

İşyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması işverenin sorumluluğunda olsa da önlemlerin amacına ulaşabilmesinde çalışanların da yükümlülükleri var. Dr. Başak Güneş, bu yükümlülüklerin, bazı işyerlerinde çalışanlar tarafından yeterince bilinmediğini belirtti. Oysa çalışanların iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini ihlal etmelerinin disiplin cezası, iş sözleşmesinin feshi yahut tazminat gibi ciddi sonuçlara yol açabildiğini açıkladı. İhmal ve savsama nedeniyle iş güvenliğini tehlikeye atan işçinin, ihbar ve tazminat almaksızın işten çıkarılabileceği konusunda uyarıda bulundu.

“Yükümlülüklere aykırılığın ağır hukuki sonuçları var”

Dr. Başak Güneş, iş sözleşmesinin bu hüküm doğrultusunda işveren tarafından haklı feshi, işçiye önceden haber verilmeden derhal iş ilişkisinin sonlandırılması ile işçinin ihbar ve kıdem tazminatından yoksun kalması anlamına geldiğini anlattı. Hükümde zararın ortaya çıkmasının gerekli görülmediğini belirten Başak Güneş, “Kanun koyucu tarafından zararın meydana gelme ihtimali dahi yeterli bulunmuştur. İşçi davranışı ile sadece kendi güvenliğini tehlikeye düşürse bile, işveren için haklı fesih imkânı ortaya çıkmaktadır.” şeklinde konuştu. Bunun için işçinin ihmal seviyesinde olsa da bir kusurunun bulunmasının gerekli ve yeterli olduğunu ifade etti.

“Tam tespit edilemediği durumlarda ücret kesintisi yapılabilir”

Dr. Başak Güneş, işçinin işin güvenliğini tehlikeye düşürdüğünün tam olarak tespit edilememesi veya işverenin iş sözleşmesinin feshi gibi ağır bir yaptırıma hemen başvurmak istememesi gibi durumlarda, işverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini ihlal eden işçiye uyarı, kınama, ücretten kesme gibi bir disiplin cezası verebileceğini kaydetti. Ancak ücretten kesme cezasının verilebilmesi için de bu cezanın verileceği durumların toplu iş sözleşmesi, iş sözleşmesi yahut personel yönetmeliklerinde önceden düzenlenmesinin şart olduğunu ekledi. İşçiye kesinti yapılacağı ve cezanın sebeplerinin gecikmeden bildirilmesi gerektiğini ifade eden Dr. Başak Güneş, “Ayrıca yapılacak kesinti işçinin iki günlük kazancından fazla olamaz ve işverenin kesinti miktarını Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının hesabına yatırması gerekir (4857 s. İş Kanunu m.38).” açıklamasını yaptı.

“İşveren, maddi tazminat isteyebilir”

Başak Güneş, işçilerin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini ihlal etmesinin zarara yol açması durumunda, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) genel hükümleri çerçevesinde bir de tazminat yaptırımı ile karşılaşabileceklerini hatırlattı. Bedensel ya da malvarlığına ilişkin bir zarardan, işçinin kusuru oranında sorumlu tutulabileceğini söyledi.

“Ölüme ya da yaralanmaya sebebiyette ceza davası açılabilir”

Başak Güneş ayrıca, işçilerin bu gibi durumlarda karşı karşıya gelebileceği bir başka tazminat yaptırımının da Sosyal Güvenlik Kurumunun rücuan tazminatları olduğunu söyledi. “Çalışanın ihmali, bir iş kazasına, meslek hastalığına yahut hastalığa yol açarsa, Sosyal Güvenlik Kurumu, söz konusu sebeplerle yaptığı parasal yardımların bir kısmını ilgili çalışana rücu edebilir. Yani dava yoluyla çalışandan alabilir.” dedi. Başak Güneş son olarak; çalışanların iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini ihmal etmesi bir kişinin ölmesine yahut yaralanmasına sebebiyet verirse, ilgili çalışan hakkında ceza davası da açılabileceğinin de altını çizdi. Bu kapsamda; üzücü olayların yaşanmaması için çalışanların göreve ilişkin talimatların zamanında, eksiksiz şekilde uygulaması ve tehlike yaratacak her tür davranıştan kaçınmasının büyük önem taşıdığı uyarısında bulundu.