2026’da Siber Riskler Nereye Evriliyor?
Coalition yöneticilerine göre, 2026 yılındaki siber riskler münferit veri ihlallerinden ziyade, birbirine bağlı sistemlerin yarattığı korele ve sistemik kayıplarla tanımlandı. Bu durum, reasürans ve sigorta şirketlerini daha derin teknik netlik, güçlü underwriting (risk kabul) disiplini ve daha kapsamlı teminat yanıtları talep etmeye zorladı. Kuzey Amerika ve Avrupa başta olmak üzere küresel pazarları etkileyen bu tabloda; artan sistemik riskler, karmaşık bulut bağımlılıkları ve evrilen gizlilik düzenlemeleri geleneksel risk değerlendirme yöntemlerini sarstı.
Coalition Re Underwriting Başkanı Diana Liu, sistemik risk birikimi üzerindeki baskının piyasada daha fazla risk netliği talebine yol açtığını belirtti. Liu, mevcut toplama (agregasyon) yöntemlerinin dijital bağımlılığın karmaşıklığına yetişemediğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Sektöre özgü ‘mini-cat’ (küçük ölçekli felaket) olayları bu eksiklikleri daha fazla açığa çıkardı ve reasürans şirketlerini dijital portföylerinde daha şeffaf, veri açısından zengin görünümlere itti. Sistemik bir başarısızlığı önlemek için siber reasürans ve sigorta piyasası; paylaşılan yazılımlar, ortak güvenlik açıkları ve yoğun bulut bağımlılığından kaynaklanan korelasyonları yakalamak zorunda kaldı.”
Bulut Altyapısı ve İş Durması Riskleri
Coalition Underwriting Direktörü (CUO) Tiago Henriques, siber underwriting süreçlerinin bulut altyapısından kaynaklanan iş durması risklerine odaklandığını ifade etti. CrowdStrike ve AWS kesintileri gibi olayların, bir saldırı olmasa dahi binlerce web sitesini ve sunucuyu aynı anda etkileyebileceğini hatırlatan Henriques, şunları söyledi:
“Bu kesintiler, piyasanın siber bağımlılıkları değerlendirme ve modelleme biçimindeki büyük bir boşluğu ortaya çıkardı. Teknik borçlar ve altyapı zayıflıkları genellikle hem işletmeler hem de sigortacılar tarafından göz ardı edildi. Kârlı kalabilmek için sigortacıların, teknoloji bağlantılarının nasıl korele kayıp potansiyeline dönüştüğünü daha iyi anlaması şart oldu.”
Hukuki Süreçler ve Pazar Rekabeti
Şirketin Kıdemli Hasar Müdürü Anne Juntunen, haksız veri toplama iddialarının ve yasal tazminat taleplerinin arttığına dikkat çekti. Juntunen, özellikle eyalet gizlilik yasaları ve dinleme yasaları konusundaki farkındalığın, işletmeleri otomatikleştirilmiş dava süreçleriyle karşı karşıya bıraktığını belirtti.
Gelirler Direktörü (CRO) Shawn Ram ise devam eden “yumuşak pazar” koşullarının underwriting disiplinini test ettiğini vurguladı. Fiyat indirimlerinin sistemik kuyruk risklerini maskeleyebileceği konusunda uyaran Ram, farklılaşmanın artık sadece fiyatla değil; güvenlik iyileştirmeleri, istihbarat ve gelişmiş ihlal müdahale hizmetleri gibi katma değerli yeteneklerle sağlanacağını kaydetti.
Son olarak Uluslararası Birim Başkanı Kyle Bryant, tedarik zinciri toplama riskinin sigortacıları siber korumayı genişletmeye ittiğini ifade etti. Jaguar Land Rover (JLR) gibi devlere yapılan saldırıların alt tedarikçiler üzerindeki yıkıcı ekonomik etkisini örnek gösteren Bryant, 2026 yılında sigortacıların müşteri bağımlılığından kaynaklanan iş durmalarına karşı daha açık korumalar sunmaya başlayacağını öngördü.



