Willis Research Network’ten Kritik Risk Raporu
The Willis Research Network ve Atlantic Council Kıdemli Üyesi Elisabeth Braw tarafından yayımlanan yeni bir rapor, barış ile savaş arasında kalan; belirsiz, reddedilebilir ve stratejik olarak koreografisi yapılmış taktikler olan “gri bölge saldırılarının” işletmeler için maddi bir tehdide dönüştüğü konusunda uyardı.
“Gizli Tehditler, Gerçek Etkiler: Gri Bölge Agresyonu” başlıklı rapor, piyasadaki keskin bir değişimi vurguladı. Beş yıl öncesine kadar yalnızca havacılık ve denizcilik sektörlerinin niş endişeleri olarak görülen bu taktikler, artık tüm ana endüstride piyasaları bozdu ve dayanıklılığı test etti.
Şirketler Bu Belirsiz Tehdide Karşı Ne Yapmalı?
Rapora göre, bu değişken ortamda işletmelerin artık standartlar dahilinde güvende olmadıklarını kabul etmeleri gerekti. Kurumsal savunmayı güçlendirmek ve kârlılığı korumak için yöneticilerin; öngörüde bulunması, uyum sağlaması ve iş birliği yapması gerektiği vurgulandı.
WTW şirketi Willis’in Politik Risk Analitiği Direktörü Sam Wilkin, konuya dair şunları söyledi:
“Toplumlarımız gri bölge saldırılarına karşı ancak en zayıf halkası kadar dirençlidir. Kurumsal sektör bu zayıf halka olmamalıdır. Avrupa’daki son birkaç aylık gri bölge saldırıları bize; stratejik öngörünün, operasyonel hazırlığın ve belirsizliği gidermek için tasarlanmış özel çözümlerin kurumsal risk yönetimi programlarına dahil edilmesi gerektiğini gösterdi.”
Risk Liderleri İçin Kritik Savunma Adımları Nelerdir?
Rapor, risk ve sigorta liderlerinin savunmalarını güçlendirmeleri için birkaç kritik adım öne sürdü:
- Poliçe Metinlerinin Yeniden Değerlendirilmesi: Çatışmaların eski tanımları, gri bölge olaylarının belirsizliğiyle karşılaşıldığında teminatta “boşluklar” bıraktı. Bu nedenle sigorta metinleri, tetikleyiciler ve limitler yeniden gözden geçirildi.
- Tedarik Zinciri ve Jeopolitik Mercek: İşletmelerin tedarik zincirlerine jeopolitik bir perspektifle bakmaları; aksamaları önlemek için çeşitlendirme ve “friendshoring” (dost ülkelerden tedarik) stratejilerine odaklanmaları önerildi.
- Kurumsal Düzeyde Risk Yönetimi: Gri bölge agresyonu, sürekli izleme ve sık senaryo güncellemeleri gerektiren kurumsal düzeyde bir risk olarak ele alındı.
- Belirsizlik Altında Karar Verme: Kriz yönetim ekiplerinin, özellikle aksamanın kaynağı hemen netleşmediğinde belirsizlik altında karar verme konusunda eğitilmesi gerektiği vurgulandı.
Atlantic Council Kıdemli Üyesi Elisabeth Braw, “Bugünün gri bölge taktikleri ekonomilerimizin birbirine bağlanma biçimini istismar etti ve bu da özel sektörü doğrudan ateş hattına koydu. Hasım ülkeler, şirketleri tam da aksama ve belirsizlik yarattığı için hedef aldı. Bu durumun iki belirgin avantajı var: makul reddedilebilirlik ve asgari misilleme riski.” dedi. Braw, gri bölge faaliyetlerini maddi bir iş riski olarak tanımayan kuruluşların geç tepki vereceğini ve bunun iş operasyonları, güven ve dayanıklılık için gerçek sonuçları olacağını belirtti.



