Vitrin Süsü Değil, Sigorta Sektörünün Öznesi: 8 Mart
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, modern zamanların içini boşaltmaya çalıştığı o toz pembe bulutların aksine, aslında kanla, ateşle ve büyük bir direnişle yazılmış bir tarihin simgesidir. Bugün piyasanın “kutlama” adı altında sunduğu çiçekli paketler, fabrikalarda yanan, barikatlarda çarpışan ve hayatın her alanında “eşitlik” diye haykıran kadınların büyük emeğinin üzerini örtmek için kullanılmaktadır. 8 Mart; birilerine lütfedilmiş bir tebrik günü değil, yüzyıllardır süregelen bir hak arayışının, sömürüye karşı dik duruşun ve kadın kimliğinin her alanda özgürleşme mücadelesinin adıdır.
Sigorta sektörü gibi dışarıdan bakıldığında soğuk rakamların, karmaşık poliçelerin ve bitmek bilmeyen hasar dosyalarının hüküm sürdüğü bu koca yapı, aslında kadın aklının titizliği, kadın emeğinin sabrı ve kadın vizyonunun zarafetiyle ayakta durmaktadır. Sektörün mutfağında, acente masalarının en ücra köşelerinde, genel müdürlüklerin karar verici koridorlarında dönen o devasa çarkın asıl dişlisi kadınlardır. Risk yönetmek sadece matematiksel formüllere sığınmak değil, aynı zamanda bir öngörü, sağduyu ve yüksek bir empati sanatıdır. İşte tam da bu noktada kadın sigortacılar, sektörü sadece teknik bir ticaret alanı olmaktan çıkarıp ona insani bir dokunuş, güvene dayalı bir ruh katmaktadır.
Ancak bugün geldiğimiz noktada sadece çalışmak, üretmek ve sistemin içinde yer almak artık yeterli değildir. Kadınların sadece “iş gücü” olarak görülmediği, aynı zamanda yönetim kademelerinde temsil edildiği ve o meşhur “cam tavanları” tek tek parçaladığı bir düzene ihtiyacımız var. İşte tam bu stratejik dönemeçte KASIDER’in (Kadın Sigortacılar Derneği) ve bu vizyoner yolculuğun mimarı olan Sema Tüfekçiler’in yürüttüğü mücadelenin hakkını teslim etmek, sektörel bir borçtur. KASIDER, kurulduğu günden bu yana sadece bir meslek örgütü olmanın ötesine geçmiş; sigorta sektöründeki kadınların “biz de buradayız, karar vericiyiz ve geleceği biz inşa ediyoruz” demesinin kurumsallaşmış kalesi haline gelmiştir.
Sema Tüfekçiler liderliğinde ilmek ilmek işlenen bu yapı, kadın sigortacıların mesleki gelişiminden tutun da, aralarındaki dayanışma ağlarının çelikten bir halat gibi güçlenmesine kadar her alanda sektöre derin bir perspektif kazandırmaktadır. Mentorluk programlarıyla daha kariyerinin başında olan genç kadınlara yol açan, “Öğrenci Kardeşim” projeleriyle üniversite sıralarındaki potansiyeli iş dünyasına kazandıran ve cinsiyet adaletini bir retorik olmaktan çıkarıp eyleme döken bu duruş, bugün Türk sigortacılığının en kıymetli hazinelerinden biridir. Sektördeki kadın temsiliyetini sadece sayılarla değil, nitelikli liderlikle büyüten bu vizyon, tabuları yıkmaya devam etmektedir.
Sonuç olarak 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, sigorta dünyasında kadın emeğinin “yardımcı bir unsur” değil, sistemin “kurucu ve asıl gücü” olduğunun tescillendiği gün olmalıdır. Gerçek bir başarı hikayesi, kadınların yönetim kurullarında eşit söz hakkına sahip olduğu, emeğinin kuruşu kuruşuna karşılığını bulduğu ve hiçbir ayrımcılığa maruz kalmadan yükseldiği bir düzenle mümkündür. Sektörün her kademesinde en zorlu riskleri göğüsleyen, güveni yeniden inşa eden, KASIDER çatısı altında bu kutsal mücadeleyi büyüten ve Sema Tüfekçiler gibi vizyoner isimlerin açtığı yolda korkusuzca yürüyen tüm emekçi kadınların günü kutlu olsun. Mücadele de bizim, sektör de bizim, gelecek de bizim.



