Reasürans Devlerinden Rekor Kârlılık
Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Avrupa’nın en büyük dört reasürörü olan Munich Re, Swiss Re, Hannover Re ve SCOR‘un, küresel reasürans sektöründeki “kötüleşen” görünüme rağmen 2026 yılında bilanço dayanıklılığını korumasını bekliyor. 2025 yılındaki rekor kârlılık ve güçlü sermaye üretimi, bu devlerin makroekonomik dalgalanmalara karşı en büyük güvencesi olarak görülüyor.
2025: Rekorların Yılı
Dört dev reasürör, 2025 yılında ortalama %19,6 özsermaye kârlılığı (RoE) açıklayarak 2023’teki %17,1’lik rekoru geride bıraktı. Elementer (P&C) reasürans branşında bileşik rasyo, 2024’teki %85 seviyesinden %79,8’e gerileyerek operasyonel verimlilikte zirve yaptı. Bu iyileşmede, bütçelenen doğal afet hasarlarının beklentilerin altında kalması ve teknik underwriting performansındaki disiplin etkili oldu.
Büyük Dörtlü: Finansal Performans Karşılaştırması
| Finansal Gösterge | 2024 Gerçekleşen | 2025 Gerçekleşen | 2026 Beklentisi |
| Ortalama Özsermaye Kârlılığı (RoE) | %15,4 | %19,6 | Stabil / Azalış |
| P&C Bileşik Rasyo | %85,0 | %79,8 | %82,0 – %84,0 |
| Sektör Görünümü (Fitch) | Nötr | Kötüleşiyor | Kötüleşiyor |
2026 Riskleri: Fiyat Yumuşaması ve Jeopolitik Gerilim
Fitch, Eylül 2025’te küresel reasürans sektörü görünümünü “nötr”den “kötüleşiyor”a çevirdi. Bu değişikliğin arkasında yatan temel nedenler şunlardır:
- Kapasite Bolluğu: Artan rekabet ve bol kapasite, özellikle mülkiyet branşlarında fiyatların kademeli olarak erimesine yol açıyor.
- Sosyal Enflasyon: Yükselen tazminat maliyetleri ve sıklaşan doğal afet hasarları underwriting marjları üzerinde baskı kuruyor.
- Ortadoğu Çatışması: Jeopolitik gerilimlerin; siyasi şiddet, enerji, havacılık ve denizcilik gibi özel (specialty) branşlarda yönetilebilir ancak dikkat edilmesi gereken kayıplara yol açması bekleniyor.
Fitch, 2026 yılında reasürans devlerinin prim hacmi büyütmek yerine kârlılığı önceliklendireceğini ve fiyatlama disiplininden ödün vermeyen şirketlerin kredi notu açısından ayrışacağını öngörüyor.
Fitch’in reasürans sektörü için “kötüleşen” görünüm notu, Türkiye gibi yüksek enflasyon ve jeopolitik risklerle mücadele eden pazarlar için çift taraflı bir mesaj içeriyor. Bir yandan küresel kapasite bolluğu Türk sigortacılar için reasürans yenilemelerinde (treaty) bir miktar nefes alma alanı yaratabilir; diğer yandan Avrupa devlerinin “hacim yerine kârlılık” stratejisine geçmesi, düşük kârlı veya riskli görülen yerel plasmanlarda seçiciliğin artacağını gösteriyor. Özellikle sosyal enflasyonun tazminat maliyetlerine etkisi, Türkiye’deki trafik ve sorumluluk sigortalarında küresel reasürörlerin daha katı şartlar dayatmasına neden olabilir.



