Sigorta Devleri Orta Doğu Risklerini Kısıtladı
WTW tarafından paylaşılan verilere göre, Orta Doğu’da süregelen çatışmalar, terör ve siyasi şiddet reasürans ve sigorta yenilemelerini şekillendiren en güçlü kısa vadeli senaryo haline geldi. Piyasa, bu süreçte kendine yeni bir denge noktası buldu.
WTW Terör ve Siyasi Şiddet Küresel Başkanı Fergus Critchley, 1 Nisan yenilemeleri öncesinde yaptığı açıklamada, çatışmaların sürmesi durumunda piyasanın yeni bir çalışma temel hattına ulaştığını belirtti. Critchley, sigortacıların tüm ana branşlarda çözüm sunmaya devam ettiğini ancak geçmişe kıyasla daha düşük risk kabul limitleri, daha sıkı şartlar ve daha yüksek prim oranları uyguladığını ifade etti.
Reasürans Kapasiteleri Nasıl Değişti?
Critchley, 1 Nisan’da yenilenen bazı reasürans ve sigorta programlarında büyük kısıtlamalar beklemediklerini ancak sigortacıların daha küçük limitlerle risk üstlenmesi nedeniyle net risk tutma oranlarının arttığını kaydetti. Bu durumun, 1 Ocak ana yenileme döneminde aşırı zarar (excess-of-loss) yapıları üzerindeki baskıyı sınırlamaya yardımcı olduğu belirtildi.
Haberde yer alan verilere göre, bölge dışındaki kapasite büyük ölçüde korundu. Çatışma öncesi dönemde yaklaşık 3,5 milyar dolar olan savaş riski kapasitesi ve 5 milyar dolar seviyesindeki terör kapasitesi, yalnızca Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesinde maddi bir daralma yaşadı.Teminat Türü Çatışma Öncesi Küresel Kapasite Mevcut Durum (Bölge Dışı) Savaş Riski 3,5 Milyar $ Büyük Ölçüde Korundu Terör Riski 5 Milyar $ Büyük Ölçüde Korundu
Piyasa Olası Bir Değişime Nasıl Tepki Verir?
Olası bir de-eskalsayon (gerilimin azalması) durumunda, sigortacı iştahının hızla toparlanacağı ve mevcut şok fiyatlama ortamının yumuşayacağı öngörüldü. Ancak fiyatların çatışma öncesi seviyelere dönmesi beklenmiyor. Critchley, “Coverage breadth, özellikle tedarik zinciri riskleri gibi dolaylı teminatlar etrafında, sigortacılar temkinli kalmaya devam ettiği için daha yavaş iyileşecek.” şeklinde konuştu.
Çatışmanın coğrafi olarak genişlemesi veya şiddetinin artması durumunda ise piyasada daha sert önlemler gündeme gelebilir. Bu senaryoda yeni underwriting (risk kabul) süreçlerinin durdurulması, onay süreçlerinin zorlaşması ve etkilerin MENA bölgesini aşarak küresel bir hal alması bekleniyor. Ukrayna savaşının başlangıcındaki tepkinin aksine, reasürörler şu ana kadar bölgesel genel istisnalar uygulama niyetinde olmadıklarını gösterdi. Sigortacılar, riskleri geniş kapsamlı antlaşma kısıtlamaları yerine toplu maruziyet kontrolleriyle yönetmeye devam etti.
Hürmüz Boğazı ve Sektörel Stres Testi
Diğer yandan, Howden Re yöneticileri tarafından yapılan değerlendirmeler, gerilimin artmasıyla birlikte Hürmüz Boğazı‘nın olası kapanışının reasürans ve sigorta sektörü için ciddi bir stres testi olacağına işaret etti. Buna rağmen piyasanın sermaye açısından güçlü kalmaya devam etmesi bekleniyor. Sektörün vereceği yanıtın; hedefli fiyatlandırma, daha sıkı şartlar ve özellikle yıl ortası yenilemelerinde program yapılarının daha detaylı incelenmesi şeklinde olacağı öngörüldü.
Küresel reasürans ve sigorta piyasasındaki bu daralma, Türkiye gibi jeopolitik risklere komşu pazarlarda kapasite maliyetlerinin yüksek kalmaya devam edeceğini gösteriyor. Yerli sigortacıların, özellikle Orta Doğu bağlantılı projelerde daha seçici davranmak zorunda kalacağı ve reasürans maliyetlerindeki artışı doğrudan poliçe fiyatlarına yansıtacağı analiz edildi.



