Satın Almanın Yeni Çağı: STZ’26 İstanbul’da Gerçekleşti
Türkiye’nin satın alma ve tedarik yönetimi alanındaki çatı kuruluşu TÜSAYDER tarafından düzenlenen XIII. Satın alma ve Tedarik Yönetimi Zirvesi (STZ’26), Wyndham Grand İstanbul Levent’te gerçekleştirildi. “Satın almanın Yeni Çağı” temasıyla düzenlenen zirve; Türkiye’nin en büyük 500 firmasının satın alma yöneticilerini, teknoloji liderlerini ve ekonomistleri bir araya getirdi.
Satın Alma: Şirketlerin Stratejik Komuta Merkezi
Zirvenin açılışında konuşan TÜSAYDER Yönetim Kurulu Eş Başkanı Dr. Mehmet Sarıdoğan, küresel belirsizliklerin satın alma birimlerini operasyonel bir destek birimi olmaktan çıkarıp “stratejik komuta merkezine” dönüştürdüğünü vurguladı. Sarıdoğan; küresel borç stokunun 348 trilyon dolara ulaştığını ve WTO’nun mal ticareti büyüme beklentisini %0,5’e çektiğini hatırlatarak, “Lojistik tıkanıklıklar artık bir nakit akışı sorunudur. Yeni çağın satın alması; daha çevik, entegre ve teknolojik olmak zorundadır” dedi.
Kadın Liderler ve “Demir Leydi” Vizyonu
TÜSAYDER Yönetim Kurulu Eş Başkanı Dr. Sevgi Yılmaz ise satın almayı sürdürülebilirliğin kalbi olarak tanımladı. Kriz dönemlerinde kadın liderlerin manevra kabiliyetinin önemine dikkat çeken Yılmaz, “Cam tavanları kırmak artık bir sosyal sorumluluk değil, stratejik zorunluluktur. Tedarik zincirinin yeni ‘Demir Leydi’leri sektörü dönüştürecek” ifadelerini kullandı. Yılmaz moderatörlüğünde gerçekleşen “Ezber Bozan Kadın Liderler” oturumunda; Emine Erdem, Esra Bezircioğlu, Ayşem Ulusoy ve Damla Alışan liderliğin evrimini ve direnç yönetimini tartıştı.
Mert Başaran: “Nakit Durmak En Büyük Sorun”
Ekonomist Mert Başaran, 2026 perspektifiyle Türkiye yansımasını değerlendirdi. Orta sınıfın eridiğine dikkat çeken Başaran, Türkiye’nin tüketim alışkanlıklarını “Hindistan gibi kazanıp Belçika gibi yaşamak” olarak özetledi. Finansal okuryazarlığın önemine değinen Başaran, “Enflasyonist ortamlarda nakitte durmak kaybettirir. Önce mal alınmalı, borçlanılmalı ve adım adım yatırım yapılmalıdır” tavsiyesinde bulundu.
Teknolojik Devrim: Otonom Satın Alma
Zirvede Mindzie CEO’su James Henderson’ın katılımıyla gerçekleşen oturumda, yapay zekâ ve süreç madenciliği ile “Agentic Procurement” (Otonom Satın Alma) süreçleri canlı örneklerle gösterildi. Zirvenin finalinde ise Ali Ülker, kuşaklar arası satın alma yönetimi, etik duruş ve şeffaflık üzerine ufuk açıcı bir perspektif sundu. Ülker, dijital dönüşümün satın alma süreçlerindeki kritik rolüne dair önemli açıklamalarda bulundu.
TÜSAYDER’den İki Yeni Ölçüm Modeli
Zirvede satın alma profesyonelleri için iki kritik veri seti ilk kez tanıtıldı:
- Kategori Risk Skoru: Emtia, kur ve lojistik risklerinin önceden hesaplanmasını sağlıyor.
- Tedarik Süresi Oynaklığı: Şirketlerin tedarik zinciri aksamalarına karşı proaktif önlemler almasına temel oluşturuyor.
STZ’26’da ortaya konan vizyon, satın almanın artık bir “pazarlık sanatı” değil, bir “veri ve risk yönetimi mühendisliği” olduğunu kanıtlıyor. Dr. Mehmet Sarıdoğan’ın küresel borç stokuna yaptığı vurgu, satın almacıların neden artık “finansçı gibi” düşünmesi gerektiğini açıklıyor. Mert Başaran’ın “Belçika gibi yaşama” eleştirisi ise, şirketlerin de hanehalkları gibi verimsiz harcama döngüsünden çıkıp “maliyet odaklı değil, değer odaklı” bir yapıya geçmesi gerektiğini sert bir şekilde hatırlatıyor. Özellikle tanıtılan “Kategori Risk Skoru”, Türkiye’nin kur dalgalanmalarına açık yapısında satın alma yöneticileri için hayati bir navigasyon aracı olacaktır. 2026’da satın alma birimleri, bir şirketin sadece parasını harcayan değil, o paranın reel değerini koruyan en önemli “savunma hattı” haline gelmiştir.



