QNB Türkiye’den Çocuklar İçin Kuş Gözlemi Etkinliği
QNB Türkiye, WWF Türkiye’nin öncülüğünde gerçekleştirilen Dünya Saati kapsamında düzenlediği etkinlikte çalışanlarının çocuklarını doğayla bir araya getirdi. Uluabat Gölü’nde gerçekleştirilen kuş gözlem etkinliğinde çocuklar, Yaren Leylek’in hikayesi üzerinden doğadaki dengeyi ve iklim değişikliğinin canlılar üzerindeki etkilerini deneyimleyerek keşfetme fırsatı buldu.
Bu deneyim, biyoçeşitliliğin korunmasının ekosistemlerin sürekliliği ve doğal yaşamın dengesi açısından taşıdığı kritik öneme dikkat çekti. Doğa ve Yaban Hayatı Fotoğrafçısı Alper Tüydeş rehberliğinde çocuklara kuş türleri ve bölgenin doğal yaşamı hakkında bilgiler aktarıldı.
Eskikaraağaç Köyü’nde Deneyim Odaklı Farkındalık
19 Nisan’da düzenlenen etkinlikte, kurum çalışanlarının çocukları ve aileleri Uluabat Gölü’ndeki Eskikaraağaç Köyü’nde toplandı. Katılımcılar, her yıl aynı yuvaya dönen Yaren Leylek’in hikayesi üzerinden kuş göçlerini, doğadaki döngüyü ve bu hassas dengenin iklim değişikliğiyle birlikte nasıl etkilendiğini yakından gözlemledi.
Program kapsamında çocuklar kuş gözlemi yaptı, bölgenin simge ismi Adem Amca ile bir araya geldi ve kuşların yaşam alanlarına ilişkin detaylı bilgiler aldı. Etkinlik boyunca çocuklara doğayı yalnızca anlatmak değil, doğayla doğrudan bağ kurabilecekleri bir deneyim alanı sunmak hedeflendi.
Sürdürülebilirlik Yaklaşımı Toplumsal Sorumlulukla Destekleniyor
Yaren Leylek’in yıllardır aynı bölgeye dönüşü, doğadaki sürekliliğin ve dengenin en yalın örneklerinden biri olarak ele alındı. Etkinlik ile kuş göçlerinin doğa için taşıdığı önem ve iklim krizinin bu denge üzerindeki etkilerine ilişkin erken yaşta farkındalık geliştirilmesi amaçlandı.
QNB Türkiye, sürdürülebilirlik yaklaşımını yalnızca finansal çözümlerle değil, farkındalık, eğitim ve katılım boyutlarını bir araya getiren projelerle desteklemeye devam ediyor. Kurumsal sorumluluk odağında geliştirilen bu tür projelerle çevresel bilincin gelecek nesillere aktarılması hedefleniyor.
QNB Türkiye’nin Dünya Saati etkinliklerini bir “kuş gözlem” deneyimine dönüştürmesi, kurumsal sürdürülebilirlik iletişiminin sadece karbon ayak izi raporlamasından ibaret olmadığını göstermektedir. Özellikle Yaren Leylek gibi yerel ve duygusal bir sembolün kullanılması, iklim değişikliği gibi soyut kavramların çocuklar nezdinde somutlaşmasını sağlamaktadır. Uluabat Gölü gibi kritik sulak alanların korunmasına yönelik bu tür farkındalık projeleri, biyoçeşitliliğin sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşımaktadır. Finans sektörünün dev aktörlerinin, çalışanlarının ailelerini de sürece dahil ederek toplumsal bilinci tabana yayma çabası, markanın ESG (Çevresel, Sosyal ve Yönetişimsel) skorlarına da olumlu yansıyacaktır.



