14 Temmuz 2026, 14:02:26
Dolar 47,0372
Euro 53,6001
Altın 6.081,43
BİST 14.027,34
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 27°C
Parçalı Bulutlu
İstanbul
27°C
Parçalı Bulutlu
Çar 29°C
Per 29°C
Cum 30°C
Cts 30°C

Orman Yangınları Ve Fırtınalar Yeni Normal Haline Geldi

2 Mayıs 2026 01:41

Swiss Re Institute tarafından hazırlanan son sigma raporu, 2025 yılında Kuzey Amerika’daki doğal afet kaynaklı sigortalı hasarların yaklaşık yüzde 99,9’unun orman yangınları ve şiddetli konvektif fırtınalar (SCS) gibi “ikincil periller” (secondary perils) tarafından yönlendirildiğini ortaya koydu. Swiss Re ABD P&C Reasürans CEO‘su Monica Ningen, bu verilerin risk manzarasının artık “geçici olaylar” olarak değerlendirilemeyecek şekilde değiştiğine dair net bir sinyal olduğunu vurguladı.

Rapor, 2025 yılında ABD’de büyük bir kasırga karaya ulaşmamış olsa bile sigortalı hasarların yüksek seviyelerde kaldığını gösteriyor. Toplam sigortalı hasarlar 90 milyar doları aşarken; sadece orman yangınları 40 milyar dolar, SCS ise 46 milyar dolar hasara yol açtı. Bu iki peril, bölgede bugüne kadar kaydedilen en yüksek yıllık toplam ikincil peril hasarını oluşturdu.

Değişen Risk Faktörleri Ve Maruziyet Artışı

Swiss Re, sigortalı hasar payının yüzde 71 ile alışılmadık derecede yüksek olduğunu, bunun da orman yangını ve fırtınaların yoğun yaşandığı bölgelerdeki yüksek sigorta penetrasyonunu yansıttığını belirtti. Kuzey Amerika’da orman yangını hasarlarının ekonomik büyümeden çok daha hızlı arttığına dikkat çeken rapor, risk faktörlerinin yükseliş eğiliminde olduğunu ifade etti.

Monica Ningen, hasar tabanındaki bu yapısal yükselişi şu sözlerle değerlendirdi:

“Öne çıkan sadece 90 milyar dolarlık hasar değil, orman yangınları ve şiddetli fırtınalar gibi ikincil perillerin artık etkinin ezici çoğunluğunu oluşturmasıdır. Bunlar artık pratik anlamda ‘ikincil’ değildir. Yüksek riskli alanlarda, özellikle de vahşi alan-şehir arayüzünde (wildland-urban interface) daha fazla varlığın yoğunlaştığını görüyoruz. Bu durum, ilk bakışta ekstrem görünmeyen yıllarda bile daha yüksek bir hasar tabanıyla sonuçlanıyor.”

Adaptasyon Ve Ortak Sorumluluk Vurgusu

Ningen, bu yeni tablonun sigortacılar için risk aldıkları yer ve yöntem konusunda daha düşünceli olmaları gerektiğini hatırlattığını belirtti. Adaptasyonun işe yaradığını vurgulayan Ningen, güçlü bina standartları ve daha iyi arazi kullanımı kararları gibi dayanıklılık önlemlerinin hasar maliyetleri üzerinde olumlu etki yarattığını söyledi.

Buna karşın ilerlemenin tüm paydaşların iş birliğine bağlı olduğunu ifade eden Ningen; ev sahiplerinin, işletmelerin, sigortacıların ve hükümetlerin toplulukları daha dayanıklı hale getirme konusunda uyumlu hareket etmesi gerektiğini vurguladı.

Swiss Re’nin 2025 raporu, reasürans piyasası için tarihsel bir paradigma değişimini tescilliyor. “İkincil peril” terimi artık terminolojik bir yanıltma haline gelmiş durumda; zira bu riskler artık hasar frekansını ve şiddetini belirleyen ana unsur. Büyük kasırga (primary peril) olmayan bir yılda 90 milyar dolar hasar çıkması, sigortacılıkta “hasar tabanının” (loss baseline) kalıcı olarak yükseldiğini kanıtlıyor. Özellikle mülk sigortalarında fiyatlama ve underwriting (sigortalama) süreçlerinin, artık sadece büyük felaketlere değil, bu tür “yüksek frekanslı” risklere göre yeniden kalibre edilmesi kaçınılmazdır. Ayrıca, vahşi alan-şehir arayüzündeki varlık birikimi, kentsel planlamanın sigortalanabilirlik sınırlarını zorladığını gösteriyor; bu da sektörün kamu politikaları üzerindeki lobicilik ve yönlendirme rolünü artıracaktır.