14 Temmuz 2026, 12:06:16
Dolar 47,0390
Euro 53,5927
Altın 6.074,29
BİST 14.092,02
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 27°C
Parçalı Bulutlu
İstanbul
27°C
Parçalı Bulutlu
Çar 29°C
Per 29°C
Cum 30°C
Cts 30°C

İklim Krizi Bir Sağlık Krizidir

22 Mayıs 2026 19:40

Yuvam Dünya Derneği, Türk Hemşireler Derneği (THD) ve bünyesinde yer alan 36 hemşirelikte özel dal derneği, iklim krizinin sağlık üzerindeki etkilerine dikkat çekmek amacıyla ortak bir bildirge yayımladı.

“İklim Krizi Bir Sağlık Krizidir” başlıklı bildirgede; iklim değişikliğinin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda doğrudan halk sağlığını etkileyen çok boyutlu bir kriz olduğu vurgulandı. Bildirgede; sıcak hava dalgaları, hava kirliliği, afetler, bulaşıcı hastalıklar, kronik hastalıkların ağırlaşması ve ruh sağlığı üzerindeki etkilerin sağlık sistemleri üzerinde giderek büyüyen bir baskı oluşturduğu ifade edildi.

Ortak bildirgede hemşirelerin yalnızca klinik bakım süreçlerinde değil; toplum sağlığı, afet hazırlığı, eğitim, savunuculuk, araştırma ve sürdürülebilir sağlık hizmetlerinin dönüşümünde de kritik bir rol üstlendiği belirtildi.

Yuvam Dünya Yönetim Kurulu Başkanı Kıvılcım Pınar Kocabıyık konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: “İklim krizini artık yalnızca çevresel bir mesele olarak konuşamayız. Bugün karşı karşıya olduğumuz tablo; sıcak hava dalgalarından hava kirliliğine, afetlerden ruh sağlığına kadar doğrudan bir halk sağlığı krizidir. Bu nedenle Türk Hemşireler Derneği ve 36 hemşirelikte özel dal derneğinin bu ortak bildirgede bir araya gelmesini son derece kıymetli buluyoruz. Hemşireler, sağlık sisteminin sahadaki en güçlü, en kapsayıcı ve topluma en yakın meslek gruplarından biri. İklim krizinin etkilerini ilk gören, bu etkilerden etkilenen kişilerle en fazla zaman geçiren ve toplumun en kırılgan kesimleriyle birebir çalışan sağlık profesyonelleri onlar. Bu iş birliği yalnızca bir farkındalık çağrısı değil; aynı zamanda sağlık sisteminin iklim krizine karşı daha dirençli hale gelmesi için ortaya konmuş güçlü bir dönüşüm iradesidir.”

Yuvam Dünya İklim Kliniği Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mine Durusu Tanrıöver ise şu değerlendirmede bulundu: “İklim değişikliği, hayatımızı gelecekte etkileyecek uzak bir risk değildir; bugün sağlık sistemimizi doğrudan etkilemektedir. Aşırı hava olaylarına bağlı yaralanma ve ölümler, sıcak ilişkili hastalıklar, yeni bulaşıcı hastalık örüntüleri, kardiyovasküler hastalıklar ve alerjiler, kronik hastalıkların alevlenmeleri, gıda kaynaklı hastalıklar, antibiyotik direncinde artış, ruh sağlığı sorunları, travmalar ve kazalar gibi etkileriyle günlük klinik pratiğimizde karşımıza çıkmaktadır. Sağlık sistemimiz, bu etkiler karşısında hazırlıklı olabilmek için bugünden dönüşmek zorundadır. Hemşireler bu dönüşümün en kritik yapı taşlarından biridir.”

Türk Hemşireler Derneği Genel Başkanı Azize Atlı Özbaş ise açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “İklim değişiklikliği yalnızca çevresel bir sorun değil; insan yaşamını, sağlığını, toplumsal eşitliği ve gelecek kuşakların yaşam hakkını tehdit eden çok boyutlu bir sağlık sorunudur. Hemşireler olarak bizler, iklim krizinin etkilerini sahada birebir gözlemleyen sağlık çalışanlarıyız. Ayrıca biliyoruz ki iklim değişikliği herkesi eşit şekilde etkilememektedir. Yoksullar, çocuklar, yaşlılar, kronik hastalığı olan bireyler ve diğer dezavantajlı gruplar bu krizden çok daha fazla etkilenmektedir. Hemşirelik mesleği yalnızca tedavi hizmetlerinin değil; koruyucu sağlık hizmetlerinin, toplum sağlığının, afet hazırlığının ve sağlıkta dayanıklılığın da temel yapı taşlarından biridir. Bu noktadan hareketle Yuvam Dünya Derneği, Türk Hemşireler Derneği ve 36 hemşirelikte özel dal derneğinin bu ortak bildirgede bir araya gelmesi; sağlık sisteminin geleceği adına son derece değerli bir iş birliği örneğidir.”

Bildirgede; hemşirelik eğitimine iklim ve sağlık konularının entegrasyonu, iklim duyarlı klinik protokollerin geliştirilmesi, sağlık kurumlarında sürdürülebilir uygulamaların yaygınlaştırılması ve erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi gibi ortak taahhütlere de yer verildi.

Yuvam Dünya Derneği, Türk Hemşireler Derneği ve hemşirelikte özel dal dernekleri; iklim krizinin sağlık üzerindeki etkilerine karşı bilim temelli, toplum odaklı ve iş birliğine dayalı çözümlerin geliştirilmesi için ortak çalışmaları sürdürme kararlılığını kamuoyuyla paylaştı.

Küresel iklim değişikliğinin çevresel etkilerinin ötesine geçerek halk sağlığını tehdit eden yapısal bir unsur haline gelmesi, sağlık ekosistemi ve bağlantılı olarak sigorta sektörü için yeni bir risk modellemesi dönemini başlatmaktadır. Yuvam Dünya Derneği ve Türk Hemşireler Derneği öncülüğünde yayımlanan bu bildirge, sağlık sisteminin en operasyonel gücü olan hemşirelerin iklim kaynaklı patolojilere karşı konumlandırılmasını içeren proaktif bir adımdır. Sıcak hava dalgaları, hava kirliliği ve aşırı hava olaylarının tetiklediği kardiyovasküler, solunumsal ve enfeksiyöz hastalık artışları, kamusal sağlık altyapısı üzerinde operasyonel bir yük yaratırken, özel sağlık sigortacılığı ve reasürans piyasalarında da hasar/prim dengelerini doğrudan bozma potansiyeli taşımaktadır. Koruyucu sağlık hizmetlerinin ve klinik protokollerin iklim duyarlı hale getirilmesi taahhüdü, tıp dünyasının bu yeni normale adaptasyonu açısından kritik olduğu kadar, sağlık sigortalarında risk analizi ve aktüeryal fiyatlama süreçlerinin de geleneksel veri setlerinin dışına çıkmasını zorunlu kılmaktadır. Sağlık çalışanlarının sahada üstlendiği bu dirençlilik ve savunuculuk rolü, önümüzdeki süreçte hem kamusal bütçelerin yönetiminde hem de sürdürülebilir özel sağlık çözümlerinin geliştirilmesinde en önemli belirleyici parametrelerden biri olacaktır.