14 Temmuz 2026, 14:10:38
Dolar 47,0372
Euro 53,6001
Altın 6.081,43
BİST 14.027,34
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 27°C
Parçalı Bulutlu
İstanbul
27°C
Parçalı Bulutlu
Çar 29°C
Per 29°C
Cum 30°C
Cts 30°C

Küresel Sel Ve Doğal Afet Riski Büyüyor

4 Haziran 2026 03:09

Swiss Re tarafından yayımlanan yeni bir rapor, doğal afetlere maruz kalan varlıkların artan değerinin ve buna bağlı olarak mutlak koruma açığında yaşanan yükselişin, sigorta teminatının hızla büyüyen risk maruziyetleriyle genel olarak başabaş gitmesine rağmen dirençlilik riskleri oluşturmaya devam ettiğini öne sürmektedir. Rapor; beklenen kayıpları azaltan, fiziksel kırılganlığı düşüren, sigortalanabilirliği destekleyen ve risk transferinin ekonomik yapısını iyileştiren hedef odaklı adaptasyon projelerine olan ihtiyacı vurgulamaktadır.

Dünyanın önde gelen reasürans şirketinin yeni raporuna göre, küresel doğal afet koruma açığı (protection gap) 2024 yılındaki 395 milyar dolarlık seviyesinden, 2025 yılında 424 milyar dolara yükseldi. Yine de ihtiyaç duyulan korumanın sigorta tarafından karşılanma oranı, şirketin %27,3 seviyesindeki dirençlilik endeksi ile 2024 yılına göre genel olarak değişmeden kaldı.

Swiss Re, konuya ilişkin yaptığı açıklamada: “Doğal Afet Sigortası Dirençlilik Endeksimiz, modellenen beklenen kayıplara dayanarak mevcut özel sigorta korumasının ihtiyaç duyulan korumayı ne ölçüde karşıladığını tahmin eden bir sigorta teminatı ölçüsüdür. Koruma açığı prim eşdeğeri cinsinden ölçülmektedir: Halihazırda yazılan sigorta primleri ile beklenen ekonomik kayıpları tamamen kapsamak için gerekli olan primler arasındaki farkı temsil eder. Veri kısıtlılıkları nedeniyle orman yangınlarını hariç tutarak, tüm birincil ve çoğu ikincil afetler (secondary perils) için beklenen kayıpları modelliyoruz” ifadelerine yer verdi.

Swiss Re, dirençlilik endeksinin son on yılda iki yüzde puanı iyileşerek 2015’teki %25,3 seviyesinden yükseldiğini söyledi. Bu süre zarfında, hem ihtiyaç duyulan koruma hem de mevcut koruma artış gösterdi; ikincisi, artan sigorta penetrasyonu nedeniyle biraz daha hızlı bir tempoda yükseldi. Reasürör, “Yine de mutlak terimlerle ifade edildiğinde, korunacak daha fazla varlık olduğu için koruma açığı büyümeye devam ediyor” diye ekledi. Aynı zamanda Swiss Re, sigortalı hasarlardaki uzun vadeli %5 ila %7’lik yıllık reel büyüme trendinin devam etmesi durumunda, küresel sigortalı hasarların 2030 yılına kadar 186 milyar dolara ulaşabileceğini gözlemledi.

Bu görünüm karşısında şirket, dirençliliği güçlendirmenin ve doğal afet koruma açığını daraltmanın, hem daha fazla risk transfer etmek için sigorta kapsamını genişletmeyi hem de beklenen ekonomik kayıpları azaltmayı gerektireceğini vurguladı. Swiss Re, “Hedef odaklı adaptasyon, beklenen kayıpları azaltabilir, sigorta kullanılabilirliği ve sigortalanabilirlik (insurability) koşullarının iyileştirilmesine yardımcı olabilir. Fiziksel kırılganlığı düşürebilir ve katastrofik risklerin zaman içinde sigortalanamaz hale gelmesi riskini azaltmaya yardımcı olabilir. Örneğin, Batı ve Orta Avrupa’da yapılan sigma analizi; barajlar, setler ve arazi kullanım planlaması gibi sel koruma ve adaptasyon önlemlerinin, özellikle Birleşik Krallık, Fransa, İsviçre ve Avusturya gibi ülkelerde sigortalı hasar büyümesini sınırlamaya katkıda bulunduğunu göstermektedir” açıklamasına devam etti. Reasürör şirketi, “Doğal afet maruziyeti artsa bile, doğru adaptasyon önlemleri karışımı, daha net değerlendirme standartları ve risk azaltmayı ödüllendiren piyasa teşvikleri, küresel sigorta teminatı (dirençlilik endeksi) oranlarında daha fazla iyileşmeyi destekleyebilir. Sigorta teminatını risk altındaki bölgelerdeki risk adaptasyon önlemleriyle birleştiren entegre bir yaklaşım, doğal afet koruma açıklarını daraltabilir” diyerek sözlerini tamamladı.

İklim krizine bağlı katastrofik frekansların tırmandığı ve ikincil afetlerin (secondary perils) bilançoları sarstığı 2026 reasürans konjonktüründe, Swiss Re’nin küresel doğal afet koruma açığının 424 milyar dolara ulaştığını ortaya koyan raporu, sigorta dünyası için hayati bir uyarı niteliğindedir. Sigorta penetrasyonundaki artışa rağmen dirençlilik endeksinin %27,3 seviyesinde çakılı kalması ve mutlak koruma açığının büyümesi, ekonomik büyüme ile yaratılan yeni kentsel/sınai varlıkların (exposure birikimi), sigorta sektörünün sermaye ve risk kabul (underwriting) kapasitesinden çok daha hızlı büyüdüğünü kanıtlamaktadır. Sigortalı hasarların 2030 yılına kadar yıllık %5-7 reel büyüme trendiyle 186 milyar dolara ulaşacağı projeksiyonu, reasürörlerin sadece fiyatlama (pricing) ve hasar maliyeti yüklemesi (uncertainty loading) yaparak bu sistemik yükü taşıyamayacağını; setler, altyapı mühendisliği ve arazi planlaması gibi fiziki “risk adaptasyon” yatırımlarının zorunlu olduğunu göstermektedir. Birleşik Krallık ve Fransa gibi ülkelerdeki sel barajı yatırımlarının hasar büyümesini dizginlemesi, sigortalanabilirliğin korunmasında kamusal altyapı projelerinin ne kadar kritik bir underwriting çıpası olduğunu teyit etmektedir. Finansal sürdürülebilirlik açısından, risk azaltımını teşvik eden parametrik modellemelerin ve entegre risk koruma kalkanlarının hayata geçirilmesi, katastrofi risklerinin sigortalanamaz hale gelmesini önleyecek tek rasyonel makroekonomik stratejidir.