AXA Türkiye CEO’su Yavuz Ölken’den Sürdürülebilirlik Çağrısı
İstanbul Wyndham Grand Levent’te 22-23 Haziran 2026 tarihlerinde düzenlenen Sigorta Aracıları Zirvesi’nin (SAZ 2026) 23 Haziran açılış konuşmasını yapan AXA Türkiye CEO’su Yavuz Ölken, organizasyonun sektör için önemini vurguladı.
Yavuz Ölken, “Çok açıkçası farklı bir zirvedeyiz. Bu zirve, umuyorum bundan sonra sürdürülebilir olacak. Umuyorum tüm sektör olarak, başta sigorta aracıları ve sigorta şirketleri olarak sahip çıkacağız” dedi. Organizasyona destek veren kurumlara teşekkür eden Ölken, tüm sektör oyuncularının ve şirketlerin bu tür organizasyonları sahiplenmesi gerektiğini ifade etti.
2026 Yılı Sigorta Sektörü İçin Bir Hazırlık Yılıdır
Konuşmasında 2026 yılını sektör açısından bir dönüm noktası olarak değerlendiren Yavuz Ölken, önümüzdeki dönemin zorluklar ve fırsatları beraberinde getirdiğini söyledi. Ölken, “Ben açıkçası bu yılı gerçek bir hazırlık yılı olarak görüyorum. Niçin? 2030 diye bir hedefimiz var. Bir 3-4 yıllık zemini kendinize hazırlayacaksanız önce bir hazırlık yılı geçirmemiz lazım. Çünkü dünden bugüne öğretiler var. 2030’a giderken de belirsizlik çok” diyerek sektörün geleceğe planlı bir şekilde hazırlanması gerektiğine dikkat çekti.
Büyümenin Getirdiği Rehavetle Yüzleşmeliyiz
Son yıllarda sigorta sektörünün bilanço, prim seviyeleri ve komisyon gelirleri anlamında büyüdüğünü ancak bu büyümenin niteliğinin doğru analiz edilmesi gerektiğini belirten Ölken, dürüst bir özeleştiri yaptı. 2025 yılında hiperenflasyon ve finansal gelirlerin etkisiyle sektörde bir rehavet oluştuğunu ifade eden Ölken, “O rehaveti kendi kurumumda da, kendi iş çevremde de, acentelerimde de görüyorsam söylemek durumundayım. Primleri ve komisyonları büyütmediğiniz zaman, maliyetleriniz enflasyonla baş başa geldiğinde finansal gelir de elde edemezsiniz” uyarısında bulundu.
Sektör İçin Fabrika Ayarlarına Dönme Dönemi
AXA Türkiye CEO’su, sigorta sektörünün büyüme stratejilerinde asıl odaklanması gereken noktanın finansal gelirler değil, işin özü olduğunu vurguladı. 2026 yılını “fabrika ayarlarına dönme dönemi” olarak nitelendiren Ölken, bu ayarları şu şekilde sıraladı: “Bizim fabrika ayarlarımız müşteriyi anlamakla başlar. Riski doğru değerlendirmektir, acenteyi ve dağıtım kanalını güçlendirmektir. Bizim için sadeleşmektir. İyi ve kötü riski ayrıştırabilme becerisidir. Doğru, sürdürülebilir fiyatlama ve sürdürülebilir komisyon geliridir.”
Geleceğen Rekabeti Fiyat Değil Müşteriyi Anlama Rekabeti Olacak
Sektör oyuncularına fiyat odaklı rekabetten kaçınmaları yönünde çağrıda bulunan Yavuz Ölken, geleceğin stratejilerine dair ipuçları verdi: “Geleceğin rekabetini fiyat rekabeti üzerine kurguladığımızda oyun kaybeden olacağız. Geleceğin rekabeti bence müşteriyi anlama, acenteyi daha iyi anlama ve riskleri daha iyi anlama rekabeti olacak. Sigortacılığı sezonluk indirimlerden uzaklaştırmak, toplam maliyetimizi düşürerek daha erişilebilir fiyatlara ulaşacağımız bir sektör rekabeti yapmak gerekiyor.”
Yapay Zeka Mükemmel Bir Fırsat Sunuyor
Teknolojik gelişmelerin ve yapay zekanın sigortacılık faaliyetlerindeki rolüne de değinen Ölken, veri yönetiminin önemine dikkat çekti. Yapay zekayı gerçek bir değere dönüştürmek gerektiğini belirten Ölken, “Sigortacılık için mükemmel bir fırsat yapay zeka. Çünkü elimizde müşteri datası, müşterinin geçmişi var; şimdi geleceğini tahmin etmek için yapay zeka bize fırsat veriyor” şeklinde konuştu. Ayrıca son dönemde üzerinde durdukları “empati güvencesi” projesinin, müşteri davranış ekonomisini ve hayallerini anlamada kritik bir eşik olduğunu sözlerine ekledi.
Türkiye’nin Sigortacılıkta Büyüme Hikayesi Devam Ediyor
Yavuz Ölken, küresel bir şirketin yöneticisi olarak Türkiye pazarının uluslararası alandaki potansiyelini ve gücünü şu sözlerle özetledi: “Bugün ben 51 ülkede faaliyet gösteren global bir şirketin Türkiye’deki genel müdürüyüm. Türkiye’nin büyüme hikayesini hala anlatabiliyoruz. Çünkü çok yaratıcı, çok farklı şeyler yapabiliyoruz. Avrupalı meslektaşlarımızın bizden örnek ve ilham aldığını görüyorum. Aracılar açısından da bence bütün aracılar Avrupa‘da konumlansa tozunu attırır.”
Makroekonomik dengelenme süreçlerinin ve finansal gelirlerdeki daralma beklentilerinin bilançoları zorladığı 2026 sigortacılık konjonktüründe, Yavuz Ölken’in teknik kârlılığa ve temel sigortacılık ilkelerine odaklanan “fabrika ayarlarına dönüş” tespiti sektör adına rasyonel bir uyarı niteliğindedir. 2025 yılındaki yüksek enflasyonist ve mali gelir rüzgarının yarattığı kurumsal rehavetin geride bırakılması; fiyat odaklı yıkıcı rekabet yerine, underwriting kalitesi, risk diferansiyasyonu ve veri odaklı yapay zeka modellemelerine geçilmesi hayati bir zorunluluktur. “Empati güvencesi” ve müşteri davranış ekonomisi gibi projelerle dijitalleşmeyi saha tecrübesiyle birleştiren şirketler, artan hasar maliyetleri karşısında hem acente bağını koruyacak hem de uzun vadeli portföy mukavemetini makro düzeyde tahkim edecektir.



